Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

Tüm Yazıları

Rusya Başkanı Putin’i “Freudien yöntemle çözme girişimi…”

Freud’un psikanaliz yöntemiyle Putin’in derinliklerine dalıyor, onu etkilemiş olabilecek travma izlerini araştırıyorlar.

Örneğin…

ABD eski başkanlarından Barack Obama’nın “küçümseyen söylemi…”

Obama, Putin’e “Rusya’nın artık büyük erkekler kulübünün bir parçası olmadığını” söylemiş. (*)

Putin için bu söylem “küçümsemenin” ötesinde “hakaret…”

Dahası, Putin’in inancına göre “Rusya’nın statüsü, Rusların kaderinden çok önce gelir” kanısı yaygın.

Gerçekten…

Haberin Devamı

O yıllarda “Rusya ekonomisinin toplam büyüklüğü nedir ki!..

New York eyaletinin ulusal geliri kadar” yorumları yapılmaktaydı.

Putin “önce Gürcistan, ardından Kırım ve Donbas hamleleriyle ilerledi ve nihayet Ukrayna hamlesiyle şah diyor.”

Yıllar sonra “Rusya’yı yeniden ABD’nin stratejik kaygılarının merkezine” yerleştiriyor.

Dahası…

AB’yi muhatap almayarak bu defa kendisi “küçümseyen” konumunda.

Putin’de ‘Obama travması’

PUTİN AKILCIDIR

Bu psikanaliz gene de geleceği göstermiyor.

Yani…

“Ukrayna’yı işgal edecek mi?” sorusu hâlâ belirsiz.

Putin’in “askeri-taktik” söylemiyle işaret ettiği “atılacak son adım” hâlâ tanımsız.

Putin’in “büyük Rusya” tutkusu bilinmeyen şey değildir.

“Sovyetler Birliği’nin dağılışını” müthiş bir acı olarak hissettiğini zaman zaman dile getirmiştir.

Obama’nın söylemi canını çok acıtmış olabilir.

Hatta “travma” olarak iz bırakmış olması da çok mümkün.

Ama…

Putin’in “akılcı yanının ağır bastığı ve duygusal gelgitlerinin üstüne çıkabildiği” yolundaki inancımı zaman zaman bu köşede yazdım.

Ve…

Şu söylemin hâlâ gerçekliğini sürdürdüğü kanısındayım.

Putin’de ‘Obama travması’

“Putin, işgal etmek istiyor idiyse bunu neden yapmadı?”

 ABD ve NATO “Rusya Ukrayna’yı işgal ederse askeri müdahalede bulunmayız” tavrını defalarca vurguladı.

Rusya ABD ve Batı’nın olası yaptırımlarına karşı Kırım zamanındaki kadar ekonomik güçlük içinde değil.

600 milyar dolar net rezerviyle yaptırımlara dayanabilir.

Avrupa’yı -yarı yarıya- ısıtan doğal gazın vanası elinde.

Swift ağı dışı bırakılmak gibi diğer yaptırımlar hem zor hem de Çin’le geliştirdiği -henüz zayıf da olsa- seçenekleri var.

Haberin Devamı

Amerika’nın Afganistan’dan apar topar ayrılışının dünyada yeni bir dönem açtığının farkında.

SOĞUK YENEN YEMEK

Putin kadim savaş bilgesi Sun Tzu’nun öğelerini uyguluyor.

“Savaşmadan göz korkutarak, yıldırarak sonuç almak…”

Daha önce “her Rus’un ruh terkibinde hem azizlik, hem delilik olduğu” söylemini yansıtmıştım.

Ama…

“Delilik ile deli gibi yapmak” arasındaki ince farka da dikkati çekmiştim.

20 yılı aşkın Rusya yöneticiliği boyunca Putin hiç delilik yapmadı.

Fakat…

“İntikamın” değilse bile “rövanşın” soğuk yenen yemek olduğunun örneklerine imza attı.

GERÇEK DELİYİ TANIMAK

Atatürk ile ilgili bir anekdot sunuyorum.

Atatürk “deliyi” bakın nasıl tanımış.

 Yıl 1935…

Atatürk, o tarihlerde tedavi etmekte olduğum kız kardeşi Makbule Atadan’ı ziyarete gelmişti.

Putin’de ‘Obama travması’

Benden hasta hakkından bilgi aldıktan sonra, “Hitler hakkında ne düşündüğümü” sordu.

Ben de “kendisinin seçimlerle iktidara geldiğini” filan söylemeye başlayınca susturdu ve devam etti:

“Bakın Herr Professor, dünya tarihi, Hitler gibi kendisini bütün zamanların en güçlü devlet adamı ve komutanı sanan megalomanlarla doludur.

Haberin Devamı

O da göreceksiniz, kendi ülkesini ve de dünyayı büyük bir felakete sürükleyecektir.

Ve tarih de onu öyle anacaktır.

Devlet adamı deneyimi olmayanlara devlet idaresini teslim etmek büyük hatadır.”

Putin’de ‘Obama travması’

…………….

Bu anı Prof. Dr. Rudolf Nissen’in kitabından bir alıntı. (“Helle Blaetter, Dunkle Blaetter”, 400 sayfalık anı kitabı…)

Prof. Nissen kitabında bu anıyla ilgili satırlarını şöyle sürdürüyor:

“Atatürk’ün dedikleri kısa zaman sonra gerçek oldu. O büyük insan İstiklal Savaşı’nı kazandıktan sonra üniformasını sırtından çıkardı ve bir daha hiç giymedi.

Osmanlı’dan bir enkaz halinde devraldığı ülkesini kısa zamanda medeni bir dünya devleti haline getirdi.”

EINSTEIN’I AMELİYAT ETTİ

Dr. Nissen, Münih’te bir Yahudi ailenin çocuğu olarak 1896 yılında dünyaya gelmişti.

Tıp okudu, genç yaşta ünü Almanya dışına taşmış bir cerrahtı.

Ancak ülkesinde huzuru yoktu.

Naziler iktidardaydı ve bir Yahudi olarak tehdit altındaydı.

Aynı yıllarda genç Türkiye Cumhuriyeti çağdaşlaşma savaşı veriyordu. Üniversite reformunu 1933 yılında gerçekleştirmişti.

Yeni kurulan üniversiteye öncü bilim adamları gerekiyordu.

Dr. Nissen, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün daveti üzerine bir grup Yahudi Alman profesörle birlikte İstanbul’a geldi.

Henüz 37 yaşındaydı…

Ordinaryüs Profesör olarak İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Cerrahpaşa’daki 1. Cerrahi klinik direktörlüğüne getirildi.

Türkiye’de kaldığı sürece Türk tıbbına akademik ve idari anlamda büyük katkılar sağladı.

Ayrıldıktan sonra da ilişkisini hiç kesmedi.

Geride Türkçe ve Almanca yazılmış dört cerrahi kitabı, Türkçe yazılmış 62 bilimsel makale ve yetiştirdiği onlarca öğrenci, asistan ve cerrah bıraktı.

Dr. Nissen, 1939-1952 yılları arasında ABD’de çalıştı.

O sırada büyük dahi Einstein’ın aort anevrizma ameliyatını yaptı.

Bir bakıma hayatını kurtardı denebilir. (Balon yapan atar damarın patlaması halinde birkaç dakika içinde kan boşalır.)

Putin’de ‘Obama travması’

…………….

(*) Alain Frachon… Le Monde başyazarı.

18 Şubat Cuma.