REFORMARE... REFORMATIO...

Gündemin üst sıralarında “reformlar” var.

Hukuk reformu...

Ekonomide reform...

...................

“Reform” kelimesinin kökeni Latince...

“Reformare” ve “reformatio” kelimelerinden türemiş.

“Yeniden şekillendirme” anlamına geliyor.

PROTESTO ÜRÜNÜ 

Tarihte ilk kez 16. yüzyıl Katolik Kilisesi’ne karşı protestolar sonrası, “Hıristiyanlığın yeni formlar kazanması” için kullanılmış.

Avrupa’da Hıristiyanlık önceleri tek mezhepli Roma’daki Papalığa bağlıydı.

Ancak...

Kilisede yüzyıllar içinde bozulmalar, çürümeler olmuştu.

Kilise, parayı bastırana bir kâğıt veriyordu.

Bu kâğıt “doğrudan cennete gitme” vizesiydi.

Katolik Kilisesi’ne bağlı “engizisyon” adlı dini mahkemeler parayla adalet dağıtıyor, dehşet saçıyordu.

Diğer dinlerden olanları dışlıyor çok ağır cezalar veriyordu.

.......................

Bu arada Almanya’da matbaaların devreye girmesiyle din kitapları tercüme edildi.

Alman halkı dini kitapları okuyarak anlam bilincine vardı.

Sonunda üniversitede din bilimi

okutan Martin Luther “tüccar kilisenin”

bu uygulamalarına karşı çıkıp 95 maddeden oluşan bir bildiriyi Wittenberg Kilisesi’nin kapısına astı.

Luther bu bildirisinde “Tanrı ile kul arasına kimsenin giremeyeceğini, öbür dünyada esenliğe kavuşmak için imanın yeterli olduğunu, parayla satın alınan kâğıtlarla kimsenin günahlarından arınamayacağını” ilan etmişti.

Papa 10. Leo, Martin Luther’i aforoz etti.

Martin Luther ise halkın önünde “bu aforoz kâğıdını”  yırtıp attı.

Bu protestolar nedeniyle oluşan yeni mezhebin adı “Protestan” oldu.

Protestan Kilisesi’ni Anglican Presbyterian ve diğer mezhepler izledi.

Hıristiyanlık “yeniden formlar” kazanmıştı.

Yani...

“Reform...”

REFORMARE... REFORMATIO...

RÖNESANSSIZ OLMAZ

Ancak reform sadece dine dayandırılamaz.

Sanatta ve yaşamın diğer alanlarında “yeniden doğuş” anlamına gelen “Rönesans” ile birlikte ve paralel gelişme göstermiştir.

Zamanla yenilenmenin, yaşamın ve devletin bütün alanlarında “yeni yapılanmanın” karşılığında kullanılır

oldu reform.

2020 REFORMLARI

AK Parti iktidarı 2020 Türkiye’sinde hukuk ve ekonomi alanlarında reformlar için adımlar attı.

Bu adımları “siyasi pazarlama” sözcükleri olarak görmek yanıltıcı olur.

Çünkü...

“Reformlar” kendini dayatan, kaçınılmaz, ötelenemez  “zorunluk”

haline gelmiştir.

“Vitrin süslemesi” değil, Türkiye dokularının her hücresinde hissedilmesi, küresel gözlerin de algılaması gereken bir zorunluk.

Çünkü...

Türkiye ekonomisi, Kovid-19 pandemisinin de ağır tahribatıyla çok

zor bir sürece girmiş bulunmakta.

Kendi tasarrufları yetersiz.

Yabancı sermaye girişine büyük

ihtiyaç var.

Yabancı sermaye nasıl gelir?

Önceliği “güven duymasıdır.”

Ekonominin yapısı, bürokrasi, yasalar, yabancı sermaye için “çekicilik” sunmalıdır.

Bunun ötesinde, devlet politikalarında devamlılık, istikrar, dış politikalarında öngörülebilirlik...

Ayrıca...

Çağdaş ve güvenilir hukuk yapısı.

Yasalar kadar uygulamalar da önemli.

ÖNEMLİ BAŞLIKLAR

Ocak ayından itibaren bir dizi kanunların parlamentoya gelmesi bekleniyor.

Bu yasalar içinde “hâkim teminatı”

çok önemli.

Hâkimlerin “coğrafi teminata”

sahip olmaları, bütün çağdaş demokrasilerde esastır.

Hâkimler görevlerini yaparken “kendilerini güvende hissetmeliler.”

Verecekleri kararın sürgünle sonuçlanmayacağından emin olmalılar.

“İnsan hakları” eksenli uygulamalar da önemlidir.

Düşünce ve ifade özgürlüklerinin üzerindeki hapis kaygısı, hürriyetin aydınlığını kara bulutlar gibi engellememeli.

AYM (Anayasa Mahkemesi) ve

AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) kararlarına mahkemelerin uyması esastır.

Zaman zaman karşılaştığımız bir düğüme işaret edeyim...

Anayasa Mahkemesi’nin “hukuk ihlali ve yeniden yargılama” kararını ilgili mahkeme dikkate almaz, uygulamazsa

ne olur?

Bu konunun daha net ve kesin yasal düzenlemeye kavuşturulması gerekir.

.....................

Devletin işleyişinde “denge ve denetleme” altın kuralının geçerli olması...

Şeffaflık...

Bunlar da olmazsa olmazlardır.

Ve sadece yasalarda, devlet yapılanmasında reformlar tek başına

yeterli değildir.

Zihniyette de reform gerekiyor.

İşte en zoru bu.

......................

Her şeye rağmen “başlamak”

çok önemli.

Ama...

“Türk gibi başla, Alman gibi bitir” söylemini de artık tedavülden kaldırmalıyız.

ADALET YILANI EZER

Adaletin sembolü olan kadın figürü iki şekilde kabul edilir. Bunların birincisi, Yunan mitolojisindeki Adalet Tanrıçası Themis’dir.

Diğeri de Roma mitolojisindeki Adalet Tanrıçası Justitia’dır.

Bu iki tanrıça da adaletin sembolü olarak kullanılmaktadır.

Birbirlerine benzemektedir.

İki tanrıçadan Themis’in “gözleri kapalıdır.”

Justitia’nın ise “gözleri bağlıdır.”

Adalet tanrıçalarının kapalı ya da bağlı olmasının nedeni “tarafsızlığı” simgelemek içindir.

Adaleti dağıttığı kişileri görmeyerek “tarafsız”  kalabilir ve etkilenmemiş olur.

REFORMARE... REFORMATIO...

........................

Heykellerin ellerindeki “Kılıç” adaletin verdiği cezaların caydırıcılığını ve gücünü, “Terazi” adaleti ve bunun dengeli bir şekilde dağıtılmasını simgeler.

“Kadın” ve “Bakire” olması bağımsızlığı ifade eder.

.........................

Themis’in elindeki ya da ayağındaki “Kitap” kanunları, adaletin kanunlara uygun olarak dağıtımını sembolize eder.

Heykelin bir ayağının altındaki yılan, toplumdaki kötülükleri ayaklarının altına aldığını simgeler.