Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

Tüm Yazıları

'Budapeşte memorandumu' olarak bilinen anlaşma imzalanıyor.

Ukrayna, elindeki dünyanın üçüncü büyük nükleer cephaneliğinden vazgeçiyor.

Tamamını Rusya’ya veriyor.

Buna karşılık Rusya da “Ukrayna’ya karşı asla tehdit veya güç kullanmayacağını, Ukrayna’nın sınırlarına ve egemenliğine saygı duyacağını taahhüt ediyor. (Yıl 1994)”

……………..

Ve yıl 2022…

Neye tanık oluyoruz?

Rusya kuvvetleri kuzey, güney ve batıdan Ukrayna topraklarına girmiş.

Füzelerle askeri kumanda merkezlerini ve havaalanlarını tahrip etmiş.

Haberin Devamı

Savaş jetleri ve helikopterleriyle bütün stratejik noktalar bombalanmakta.

Başkent Kiev’i batıdan kuşatmış.

Kente paraşütle özel birlikler indirmiş.

Hedef “Cumhurbaşkanı Zelenskiy…”

“Suikast veya tutuklamak…”

Zelenskiy TV’lerden “Putin’i görüşme masasına davet ediyorum” duyurusunu yapıyor.

Kremlin’in cevabı “Bu istek not edildi” oluyor.

Gerçi…

“Kiev’e üst düzey görüşme için heyet gönderebiliriz” açıklaması da yapıldı ama o zamana kadar “Zelenskiy hayatta kalabilecek mi?”

Ya da hala “Başkanlık masasında oturuyor olabilecek mi?”

Batı dünyası liderlerinin kaygısı “Zelenskiy’in hayatını kurtarabilmek…”

……………….

Şu satırlar yazılırken Kiev’de durum buydu.

Satranç tahtası devrildi

SERAP

Hiç kimse çarşamba gecesi başını yastığa koyarken birkaç saat sonra Putin’in “Rus Silahlı Kuvvetleri’ne Ukrayna’ya girmek” emrini vereceğini aklından bile geçirmiyordu.

Serinkanlı, akılcı, deneyimli ve donanımlı olarak tanımladıkları Putin’in, sınıra yığdığı kuvvetlerle, Belarus tatbikatında vitrine çıkardığı -ABD hava savunma sistemlerini delip geçebilecek -yeni hipersonik füzeleriyle, Odesa önüne dizdiği savaş gemileriyle “ustaca satranç hamleleri yaptığı” düşünülüyordu.

En fazla “Donbas bölgesinin idari sınırlarını kapsayacak bir işgal ihtimali” vardı.

Herkes yanıldı.

Putin’in TV konuşmasıyla sabaha karşı “savaş düğmesine” basılmıştı.

Ve…

Duyanların “kulaklarına inanamayacağı” şeyler de söylüyordu Putin.

Rusya’nın “nükleer cephanesinin büyüklüğünü” hatırlatıyordu.

“Herhangi bir potansiyel saldırganın bizi engellemeye kalkışması halinde büyük bir yenilgi ve uğursuz sonuçlarla karşılaşacağına kimsenin şüphesi olmamalıdır. Gerekli tüm kararlar alınmıştır” diyordu.

Haberin Devamı

“Örtülü bir nükleer tehdit” on yıllardır telaffuz edilmemişti.

Başta Rusya vatandaşları olmak üzere herkes şaşkındı.

Oysa…

22 yıldır Rusya’yı yöneten otokrat Putin rasyonel, “hesaplı risk” yönetimini etkili olarak kullanan, sonuç alan bir lider olarak algılanmıştı.

“Maceracı olmayan, istikrarı temsil eden” güvenilir güçtü.

Dünkü New York Times’ta bir haber analizin başlığı şöyleydi:

“Ruslar artık Putin’in yeni bir tarafını görüyor: Onları savaşa sürükleyen tarafını…”

Haberin devamında övgüler var.

 Putin’in 22 yıllık iktidarı boyunca kendi ülkesinde sakin bir kararlılık profili çizdiği…

Dünyanın en büyük ülkesinde riskleri akıllıca yöneterek güven verdiği…

Yoksulluktan devraldığı milletini fert başına 15 bin dolar gelire ulaştırdığı…

Rusya’yı uluslararası saygın bir yere yeniden getirdiği…

…………….

Satranç tahtası devrildi

Perşembe sabahı uyandıklarında bütün bu inançları üzerine büyük bir kuşku gölgesi düşmüştü.

Haberin Devamı

Gerçekten “nükleer tehdidi” bir akılcı lider nasıl telaffuz edebilirdi ki!

Washington Post’ta, New York Times’ta “deli” kelimelerine de yer verilmiş.

Psikolojik tahminler yapılıyor.

Tarihe “Büyük Petro, Katerina, Lenin ve Stalin gibi geçmek istediği” yolunda satırlar olduğuna da işaret edeyim.

“Rusya’yı Çarlık ve sonrasında Sovyetler Birliği’nin büyüklüğüne ulaştırmak istiyor” denilmekte.

“Felaketi tersine çeviren Rusya’yı yeniden haklı ihtişamına kavuşturan büyük Putin mi?”

Psikolojik analiz şöyle noktalanıyor:

Putin’e göre, “imparatorluk tacından haksız yere çalınan en değerli mücevher Ukrayna’nın yeniden yerine konulması” zamanıdır.

Böyle bir “Mesih fantezisi varsa ekonomik yaptırımlarla Putin’i kendine çizdiği yol haritasından geri çevirmek için etkili olmaz.” 

Satranç tahtası devrildi

UKRAYNA TABAKTA

Putin şimdi Kremlin’den açıklamalar yaptırarak “diyaloğa açık olduğunu” bildiriyor.

Herhalde…

“De facto” Ukrayna’yı masasındaki tabağa koyduktan sonra…

………….

Sonuç…

Putin kazandı mı?

Hangi pencereden bakıldığına bağlı.

Örneğin…

“Beyin ölümü” gerçekleşti denilen NATO’yu canlandırdığı, üyelerini birleştirdiği bir gerçek.

Öte yandan, Ukrayna’da “millet bilincini” değil silmek, “daha da güçlendirdiği” bir diğer gerçek.

İşgal edilmek, Rusya’nın emrine girmek istemeyen 43 milyon insanı ve onların 600 bin kilometrekarelik topraklarını el altında tutabileceğini sanmak büyük yanlış.

Karşılaştığı ekonomik yaptırımlar Rusya halkına hayatı zorlaştıracaktır.

Washington Post’a göre, Putin, “Cesur bir satranç hamlesi yapmadı; satranç tahtasını devirdi.”

Satranç tahtası devrildi