Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

Tüm Yazıları

Siyasette “Meral Akşener depreminin”  hasarı ve sonrasındaysa “getirisi” neler oldu ya da olabilecek?

Bazı karşılaştırmalar yapalım.

16 Aralık 1811 ile 11 Nisan 1812’nin sonları arasında bir dizi şiddetli deprem ABD’nin Mississippi Vadisi’ni salladı.

Kasabalar yıkıldı.

Ve en şaşırtıcı olan da şu ki -tabiat kanunlarına aykırı olarak- “Mississippi Nehribir süre geriye doğru aktı.”

………………..

2011 yılında Japonya’da gerçekleşen deprem dünyanın dönüş hızını artırmış ve 1 günü 1.8 mikro saniye kısaltmıştır.

………………..

Haberin Devamı

Geçtiğimiz yıl Nepal’de meydana gelen deprem, dünyanın en yüksek dağı olan Everest’in 2.5 cm kısalmasına sebep olmuştur.

…………………

Yeni yapılan çalışmalar, “depremlerin suyu altına çevirecek” güce sahip olduğu göstermektedir.

………………….

ONEDIO başka ilginç deprem anekdotları veriyor.

Siyasette deprem

SİYASET NEHRİ

Akşener depremi “siyaset nehrini -Mississippi örneğinde olduğu gibi- tersine” akıttı mı?

Nepal depreminden sonra Everest’in 2.5 cm kısalması gibi “Akşener’in masayı devirmesiyle Millet İttifakı’nın oylarında azalma ve 6’lı masaya dönüşüyle yükselme” oldu mu?

“Depremlerin suyu altına çevirecek güce sahip olduğu” iddiasına bakarak “Millet İttifakı’nda, Akşener’in gidişiyle oylar çöpe dönüştü mü, geri gelmesiyle de yeniden oy değerini kazandı” mı?

………………….

Bunların cevapları için belki de kamuoyu araştırmalarıyla oranlar halinde ortaya çıkar.

Ama…

İlk ve önemli gösterge “5’li masanın yeniden 6’lı masaya dönüşmesiyle” birlikte “borsanın dün yüzde 3 değer kazanmasıdır.”

Bunun “muhalefet kesimindeki psikolojiyi yansıttığı” söylenebilir.

İki yıla yakın sürede tuğla tuğla, taş taş örülerek gerçekleştirilen yapının, Akşener tarafından geçen hafta sonu  şiddetle sarsılması, Millet İttifakı tabanında ciddi moral sarsıntısına neden olmuştur.

Meral Akşener de genellikle paylaşılan bir değerlendirmeyle “kendi ayağına sıkmıştır, bir günde 17 bin partilinin istifa etmesi bunun göstergesidir. İYİ Parti’nin genel seçim şansını da düşürdüğü bizzat partililer tarafından dile getirilmektedir.”

Şu satırlar yazılırken “Saadet Partisi binasının önüne biriken kalabalık, Millet İttifakı’nda psikolojinin yeniden yükselişe geçmekte olduğunu yansıtıyor” denebilir.

Haberin Devamı

Siyasette deprem

İÇERİDE DRAM

Akşener hafta sonu açıklamasını yapmadan önce son toplantıda yaşananlarla ilgili ilginç anekdotlar dinliyorum.

Akşener, Kılıçdaroğlu’na, “Sizin seçilemeyeceğinizi Belediye Başkanınız bile söyledi bana” demiş…

Ali Babacan’a, “Sizin yaptığınız özelleştirmelerle ekonomi bu hale geldi” eleştirisini yöneltmiş.

Demokrat Parti Başkanı Gültekin Uysal “Siz zaten oylarınızla hesapta bile yoksunuz” söylemiyle payını almış.

Sadece Karamollaoğlu’na dokunmamış.

Akşener sinirini yatıştırmak için 20 dakika kadar masadan kalkıp koridorlara çıkmış.

…………………

Bütün bunlar sadece iddia ve sızıntı.

Gerçek olmayabilir.

Ama gerçekse böyle bir gerginlik ve Akşener’in yaptığı açıklamalardan sonra 6’lı masanın yeniden kurulması için “Mississippi Nehri gibi siyasetin de bir süre tersine akması ve ardından yeniden doğal akışına girmesi” önemli olay.

FORMÜLLER

Yazının belirli saatte verilmesi zorunluğu nedeniyle “6’lı masanın yeniden kurulmasını” amaçlayan formüllerle ilgili -olası açıklamaları- yorumlayamıyorum.

Haberin Devamı

Yani…

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı’nın tek Cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilmesi…

Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın yetkili ve icracı Cumhurbaşkanı yardımcılıklarının, 6 liderin ittifakıyla kabul edilmesi.

Diğer 5 liderin Cumhurbaşkanı yardımcıları olarak mı yoksa önemli bakanlıklarda yer alacak olmalarının mı benimseneceği?..

………………..

Herhalde -büyük bir sürpriz olmazsa-bu koşullar ortak irade olarak açıklanır.

Siyasette deprem

DEREYİ GÖRMEDEN

Ekrem İmamoğlu’nun ve Mansur Yavaş’ın “Cumhurbaşkanı yardımcılıklarına seçimle gelmeyecekleri” için görevlerinden istifa etmelerine gerek yok.

Kılıçdaroğlu’nun kazanması halinde atamayla göreve başlayabilirler.

Belki…

İstanbul ve Ankara belediyelerini de kendilerine bağlayacakları “idare hukuku” düzenlemesi de yapılabilir.

Ama…

Bunların hepsi “dereyi görmeden paçaları sıvamak” gibidir.

Buna karşılık, seçim kampanyası boyunca Mansur Yavaş’ın ve Ekrem İmamoğlu’nun Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında ve kürsüde görünmelerinin
“artı” katkısı olabilir.

……………………

9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in “Siyasette 24 saat bile uzun süredir” söylemi bir kez daha doğrulanmakta.

Buna gene Demirel’in “Dünün güneşiyle bugünün çamaşırı kurutulmaz” vecizesini de ekleyelim. Önümüzdeki süreçte daha başka sürprizler de gündeme gelebilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “seçimlerin 14 Mayıs’ta olacağı” açıklamasıyla, Millet İttifakı takvimini sıkıştırmış, “ortak Cumhurbaşkanı adayı”                     kararını öne aldırmıştı.

Cebindeki diğer hamleler nelerdir henüz bilmiyoruz.

…………………..

Son söz…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “sakin kalmak, sert açıklamalardan kaçınmak, partisinin kurmaylarına da bu özenli duruşu telkin etmekle” sağduyulu davranışının altını çizmek gerek.

Siyaset züccaciye dükkânı gibidir.

Züccaciye dükkânında kırıp dökerek özensiz dolaşılmaz.