Tarihin akışını değiştirebilecek bu büyük olayı, önce
Cumhurbaşkanı Demirel ile
Çankaya Köşkü'nde konuşuyoruz.
Tarihi anların tanığı olabilen, talihli gazetecileriz.
Örneğin...
Bir görevli, masaya, üzerinde
Cumhurbaşkanlığı forsu olan beyaz bir karton gömlek içinde, özel bilgi sunuyor.
"Yunanistan'da, içişleri, dışişleri ve kamu işlerinden sorumlu bakanların, Başbakan Simitis'in isteği üzerine istifa ettiler."Cumhurbaşkanı Demirel, Apo ve
Yunanistan konulu rolü gibi sorularımıza, önüne konulan bu özel notu okuyarak cevap vermekle yetiniyor.
Sonra da,
"Ayrıca yoruma gerek yok. Herşey apaçık görünmüyor mu?" diyor.
Başka bir doküman daha...
Adeta,
"tarihle söyleşi" niteliğinde.
Tarihi belge
"........ Suriye, bu eylemlerinden derhal vazgeçmediği takdirde, Türkiye, doğacak bütün sonuçlarıyla merşu müdafaaya başvurma ve can ve mal kaybından doğan zararların tazminini her şart altında talep etme hakkını saklı tutmaktadır........"Mesaj açık:
"Suriye, Apo'yu ve PKK'yı ülkesinden çıkarıp, her türlü ilgisini derhal kesmediği takdirde, Türkiye, meşru savunma hakkını kullanarak, silahlı müdahalede bulunacaktır.
Bir savaş halinin tazminat hakkı saklıdır."
Demirel, düğmeye, mesajdan
5 gün önce "1 Ekim 1998'de, Meclis'i açış konuşmasıyla bastığını" söylüyor.
O konuşmada şöyle diyordu:
"Hasmane tutumundan vazgeçmeyen Suriye'ye karşı mukabelede bulunma hakkımızı saklı tuttuğumuzu..."
Demirel, ilginç bir bilgi daha veriyor.
"Harekat, Temmuz 1998'de MGK'da planlanmıştı."
Sağduyu
Cumhurbaşkanı Demirel ile önce toplantı masasında başlayan söyleşi, yemekte sürüyor.
Ayakları yere basan ve sağduyulu bir konuşma yapıyor.
İlkeleri şöyle sıralıyor...
"1- İç kamuoyuna ve bütün dünyaya, adil ve çağdaş bir yargılamanın örneğini vermeliyiz.Önyargıları değiştirebilmemiz için bu süreç bir şans olabilir.
Hukuk devletinin de gereği budur."
Bu doğru bir yaklaşım.
Ankara, şimdiden yabancı gazeteci kaynıyor.
"2- Öcalan'ın yakalanıp yargılanışını, dağdaki PKK'lıları dağdan indirmek politikası izlemelidir.Başbakan Ecevit ile Pişmanlık Yasası'nın çıkması için Meclis'i toplantıya çağırma imkanını araştıracağım."
Demirel, aklın yolunu gösteriyor.
"İntikam duyguları ile değil, bağrımıza taş basarak, sağduyu ile hareket etmek gerek.3- Önemli olan Türkiye'nin bütünlüğüdür.
Bu harekat, siyasi amaçlarla kullanılmamalı.
Tam tersine, Türkiye'yi bütünleştirecek bir tutumu benimsemeliyiz.
Yargılanacak olan, PKK ve onun başıdır.
Bunu, bir Türk - Kürt sorunu haline getirmek, vahim bir yanlışlık olur.
4- Milli Güvenlik Kurulu'nda benimsediğimiz, Güneydoğu'yu kalkındırma planına hız vermeliyiz.
Kültürel bazı yaklaşımlar, zamansızdır.
5- Bütünleştirmeye değil, ayrılıkçılığa hizmet verebilir.
Çünkü, dil, bir milleti bütünleştiren unsurlardandır."
Kelimeler farklı da olsa da, mesaj bunlar.
Karaoğlan 2
Daha sonra emektar
Başbakanlık' söyleştiğimiz
Bülent Ecevit'ten izlenimlerim ise şöyle...
Olayı, bir
övünme vitrinine koymuyor.
Bir önceki
55. Hükümet ile birlikte, devletin bütün güvenlik kurumları arasında çok iyi bir uyum sağlandığını ve operasyonun bu nedenle başarılı gerçekleştiğini söylüyor.
Ancak...
Demirel'in söylediği,
"Meclis'i, Pişmanlık Yasası çıkarmak için toplamak" önerisinin imkan dışı olduğuna işaret ediyor.
Hüsamettin Özkan nabız tutmuş, hiçbir parti buna yanaşmıyor.
Meclis, bu maddeyle toplanabilir ama çoğu listelerdeki yeri nedeniyle kırgın olan milletvekilleri, seçimi iptal kararı alabilirler.
Hayret...
Türkiye'de kanın akmasını belki durdurabilecek bir yanda, bir yasanın çıkması seçeneği... Öte yanda, seçim hesaplarına dayalı sığ parti kaygıları.İşte siyasetin iki yüzü.
Buna karşın...
Ecevit, siyasi parti liderlerinin, yeni toplanacak
Meclis'in gündemine ilk madde olarak
Pişmanlık Yasası'nı koymaları için bir ortak açıklama yaptırma çabasında.
Ayrıca...
O da, henüz kültürel alanda duyarlık eşiğinin aşılmadığı görüşünde.
Ecevit'e göre,
PKK ile mücadele konusunda,
Türkiye'ye en büyük yardımı
ABD veriyor.
Onu
İngiltere izlemekte.
Elbette herşeyin bir karşılığı var.
K. Irak'taki
Kürt yönetimi oluşumunun bir karşılığı olarak,
Türkiye'de
PKK'nın çökmesi,
Apo'nun tükenişi için katkılar,
Türkiye'yi rahatlatma amacına dönük.
Ecevit, Türkiye'de adil bir yargı ve insan hakları konusunda bir tanıtım kampanyası için
İsmail Cem'i görevlenirdi.
Bu da çok önemli ve gerekli.
Ecevit, Kıbrıs Harekatı'nda
Yunan Cuntasını devirmişti.
Şimdi,
Simitis hükümeti, Apo depremiyle sallanmakta.
Karaoğlan, bir kez daha vurdu.
Her ikisinde de,
Yunanistan, terörle yatağa girmişti.
1994'te darbeci terörist
Samson, şimdi bir
Yunan büyükelçinin evinde saklanan
Öcalan...
Türkiye ile uğraşmak tekin değil.
Yazara E-Posta: gcivaoglu@milliyet.com.tr