Ukrayna sorunu ve Türkiye

Le Monde’de yayımlanan şu ifadeyi aynen yansıtıyorum:
“Başta ABD ve Türkiye olmak üzere Ukrayna ile askeri iş birliğindeki önemli artış Moskova için Ukrayna’nın resmi bir NATO üyeliğinden daha ciddi…”

Bu söylem akademisyen ve Russiain Global Affairs dergisinin Genel Yayın Yönetmeni, Kremlin’e çok yakın bir uluslararası ilişkiler uzmanı olan
Fyodor Lukianov’un.

Salı günü sanal ortamda Başkan Biden ile Putin arasındaki görüşmede “savaş beklentisinin hiç değilse bir süre için taca atılması” -görülüyor ki Türkiye için de çok önemlidir.

Fyodor Lukianov’un işaret ettiği “Rusya tarafından Ukrayna’ya silahlı bir müdahale için ABD’nin yanı sıra Türkiye’nin de gerekçe oluşturması” büyük sorunlar üretebilirdi.

Ukrayna sorunu ve Türkiye

DEMOKLES’İN KILICI

Biden ve Putin, Ukrayna krizini ve olası bir Rusya askeri harekâtını iki tarafın heyetleri arasında müzakerelere bıraktılar.

Ama…

Bu “geçici” bir yumuşamadır.

Rusya’nın 2022 başlarında bir “kötü sürpriz” yapma ihtimali “Demokles’in kılıcı” gibi Ukrayna’nın üzerinde asılı tehdit olmayı sürdürecek.

Rusya’nın yedi yıl önce “Kırım’ı tek taraflı ilhak ettiği” gibi bir olasılık gündemden kalkmış değil.

Batı’daki kuşku “Putin’in, Biden ile konuşmak istemesinin ve zirvede çözüm arıyor görüntüsünün, aslında -bakın ben diplomatik çözüm için her şeyi yaptım ama sonuç alamadım- diyebileceği son bir iyi niyet gösterisi” oluşturması.

Washington’a göre, “zirvede hoş sohbetlere ve karşılıklı iltifatlara yer verilmiş.”

İki lider “danışmanların/heyetlerin hassas mesele üzerinde istişareler yürütmesi konusunda” anlaşmışlar.

Moskova’ya göre ise görüşmeden çıkan sonuç “Rusya’nın endişelerinin meşruiyetini tanımak anlamına gelen önemli bir ilk adım.”

Putin, Biden’a şöyle demiş:

“Rus askerleri kendi topraklarındadır. Kimseyi tehdit etmiyorlar. Siz Amerikalılar ise Amerika Birleşik Devletleri’nden binlerce mil uzakta bulunan Rus topraklarındaki askeri birliklerimiz için endişeleniyorsunuz.

Oysa biz yanı başımızda olan güvenlik tehdidi için endişeliyiz.”

Rusya, ABD’den “Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyesi yapılmayacağına dair yazılı teminat” istiyor.

ABD ise “her ikisinin de egemen birer devlet olarak hangi ittifakta yer alabileceklerine kendi özgür iradeleriyle karar verebilecekleri” cevabını veriyor.

Ukrayna sorunu ve Türkiye

ESKİ ÇAMLAR

Kremlin “Eski çamlar bardak oldu” havasında.

İddiası şöyle…

Sovyetler Birliği’nden ayrılan

devletlerin ittifaklarını kendi iradeleriyle seçebilmeleri fikri 30 yıl önce Gorbaçov tarafından kabul edilmişti.

Oysa…

Rusya Avrupa’daki tüm güvenlik mimarisini 30 yıl önce kurulan düzenlemeler üzerine kurmuyor.

-Artık kabul edilemez- kanısında.

NATO’nun eski Sovyetler Birliği devletlerini üye yaparak ardışık genişlemeleri Ukrayna ve Gürcistan adaylıklarıyla kırmızı çizgiye dayanmış bulunuyor.

Gürcistan sorunu 2008’deki savaşla çözülmüş gibi…

Ukrayna hâlâ problem.

NATO üyeliği kabul edilemez.

Ukrayna sorunu ve Türkiye

ARKA KAPI

Batı’nın ve özellikle Avrupalıların Rusya’ya “arka kapı diplomasisi” yaparak fısıldadıkları şey şu:

“Merak etmeyin, bunlar sadece  laf. Gürcistan’a ve Ukrayna’ya hayır diyemeyiz ama ikisinin de NATO’ya katılma şansları yok.”

Ukrayna’nın “adalet, yolsuzluk, özgürlükler konusunda notunun hiç parlak olmadığı, bu haliyle NATO’ya girmesinin imkânsızlığına” da işaret ediliyor.

Oysa…

Rusya’ya göre “2008 Bükreş muhtırasında Gürcistan ve Ukrayna’nın NATO üyesi olacağı” açıkça belirtilmiş.

Üstelik NATO Genel Sekreteri Stoltenberg daha yenilerde “Rusya’nın Ukrayna’nın Batı güvenlik ittifakına katılıp katılmaması konusunda hiçbir söz hakkının olmadığını” açıkladı.

“Ukrayna’nın üyelik için hazır olduğuna karar vermek Kiev’e ve 30 NATO müttefikine kalmış” dedi.

Burada Ukrayna ve Gürcistan askerlerinin Afganistan’da çarpıştıklarına ve bunun NATO üyelikleri için bir tür ısınma turu gibi algılandığına da işaret edeyim.

Ukrayna sorunu ve Türkiye

SİNİRLERİ BOZUK İFADELER

Alandaki gerçeklere de bakalım.

Ukrayna’da ayrılıkçılarla ateşkes sınırında olanlar gerçekten dramatik.

Her ay bir avuç Ukraynalı asker sınırda “keskin nişancı ateşiyle öldürülüyor.”

Eylülde 7, ekimde 2, kasımda 6…

Bombalar da atılıyor.

Buna karşılık Ukraynalı askerlere kesin emir var “katiyen ateşle yanıt vermeyeceksiniz.”

Çünkü…

“Rusya’nın olası bir harekâta girişmesine bahane oluşturmamak” gerekiyor.

………………….

Washington Post’un sızdırdığı bir ABD istihbaratına göre “Rusya 2022 Ocak sonuna kadar Ukrayna’ya girmek üzere 174 bin kişilik bir kuvveti sınıra yığdı.”

Ukrayna istihbaratına göre ise “bu sayı 94 bin.”

Ukrayna sorunu ve Türkiye

BASKINA HAZIRLIK

ABD’den ve İngiltere’den uzmanlar Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne eğitim vermekte.

Bu bağlamda Amerikan Genelkurmay Başkanı Org. Marc A. Milley diğer 29 NATO üyesi Genelkurmay başkanlarıyla bir sanal toplantı yaptı.

Aldıkları istihbaratın “psikolojik etkenlerin de dikkate alınması gerektiği” yolundaydı.

“Psikolojik etken” derken?

Moskova merkezli askeri analist Pavel Felgenhauer “Rusya’yı yöneten Kremlin’deki koltukta 20 yıldan uzun bir süredir oturuyorsanız paranoyak olursunuz” değerlendirmesini yapıyor.

“Sinir bozukluğunu” gösteren ifadelerin “Rusya’nın gelecekteki eylemleri için kendini aklama çabası olabilir” yorumunu da yapıyor.

VE TÜRKİYE

Sonuç…

Rusya’nın Ocak 2022’de Ukrayna’ya girmesi hâlâ dikkate ve ciddiye alınması gereken bir olasılık.

ABD buna silahla değil “Rusya’yı dünya para sisteminden çıkarmak ve ekonomisini çökertmekle” karşılık verebileceğini açıkladı.

Bu durumda Türkiye’nin durumu çok hassas…

Sadece Ukrayna’da değil, Suriye’de ve Rusya’yla ekonomik ilişkilerde de şimdiden belirlenmesi gereken seçenekleri planlanmalı.