Köye gidiş rehberi

Köye gidiş rehberi

Karantina ve hastalık korkusunun insanları yeni arayışlara ittiği bir süreci yaşıyoruz. Normale dönüşle birlikte çapayı, küreği bırakıp, “Kırsal bana göre değilmiş” diyenler olacaktır. Ama köye gitmeyi kafaya koyduysanız bu yazı tam size göre

Koronavirüs salgını köye dönüş eğilimini başlattı. Şehirden kaçıp, kırda yeni bir yaşam kurmanın yolunu arayanların sayısı her geçen gün artıyor. Bu kervana katılanlar arasında ünlü isimler de var. Salgın süreci biraz daha uzasa Muğla’nın köyleri Cihangir’e dönecek gibi. Tabii bu geçici bir heves de olabilir.

Önce sizi Melih Aşanlı’yla tanıştırayım: Köyde yaşam kurmanın, kırsala adapte olmanın, ekip biçip yiyip içmenin yollarını o anlatacak çünkü. Aşanlı, 10 yıl önce köye göçmüş. Eşi Kübra’yla birlikte Kadıköy’den Bayramiç’in bir köyüne taşınmışlar. İkisi de tasarımcı. Bayramiç’te 8 dönümlük alanda kendi tasarladıkları bir çiftlikte yaşıyorlar. Bir yandan tarımla uğraşıyorlar, diğer yandan doğal yaşam, sürdürülebilir tarım ve geleneksel mimari eğitimleri veriyorlar. Kırsala göçmeyi planlayan 1000’e yakın aile bu eğitimlere katılmış. Gidenleri, yapamayıp geri dönenleri, dönse de “Çok şey öğrendim” diyenleri gayet iyi tanıyorlar yani.

Yavaş hayat

O yüzden “kırsalı”, “İnsanın kendi yolculuğu” olarak tanımlıyor Melih Aşanlı: “Büyükşehirde yaşamayı başaran bir insan aslında kırsalda çok rahat edebilir. Ama bu, kırsaldan ne beklediğinize bağlı. Şehirdeki alışkanlıklarınızı buraya taşırsanız zorlanırsınız. Gökyüzünün altında çalışıyorsunuz burada. Pazartesi, cuma yok. Tarım, sabah 8 akşam 5 değil; 365 gün 24 saat! Ama bu çok çalışacağınız anlamına gelmiyor. Bazen sabah 5’te başlarsınız işiniz sabah 9’da biter. Ertesi güne kadar hiçbir işiniz olmaz. Bazen 20 gün yoğun çalışır, sonraki 20 gün çay içer, kitap okursunuz. Ya da fırtına çıkar, dolu yağar saate bakmaz sokağa dökülürsünüz. O yüzden mental ve fiziksel olarak kırsala hazır olmak gerekiyor, köye yerleşmeden önce. Ağır işler, bol yalnızlıklar, uzun sessizlikler var burada çünkü. 3 liralık bir conta için 60 kilometre yol gitmeler, 2 saatlik bir iş için 1 hafta usta beklemeler var. Şehirdeki hızı ararsanız mutsuz olursunuz. Hayat burada oldukça yavaş akar.”

Köye gidiş rehberi

Dönmek de bir deneyim

Peki, her yönüyle kendini hazır hissedenler ilk adımı nasıl atmalı? Aşanlı’ya göre, ortalama 6-10 dönüm büyüklüğündeki bir arazi, bir ailenin kendine yetecek yaşam kurması için ideal. İyi bir bilgi, iş gücü ve yönetimle böyle bir araziden gelir elde edilebileceğini söylüyor Melih Aşanlı. Özellikle bilgi kırsalda paradan bile önemliymiş: “Yanlış bir bitki en az 1 yıl kaybettiriyor. Toprağa, tarıma, köye dair bilginiz yoksa ya bir bilenle yol alacaksınız ya oturup bu açığı şehirde kitaplarla, eğitimlerle tamamlamaya çalışacaksınız. En doğrusu bulunduğunuz bölgenin işini yapmak. Orada insanlar hayvancılıkla uğraşıyorsa hayvancılık, meyvecilik varsa meyvecilik yapabilirsiniz. Gıda üretimine yönelebilir, kullanılmayan arazileri işleyebilirsiniz. Kuru tarım da bir seçenek ya da ormanda arıcılık! O kadar çok alternatif var ki! Sadece toplayıcılık yapıp, bölgeden topladıklarınızı satarak da hayatınızı sürdürürsünüz. 3 kuruş parayla gelip kendini köye kabul ettirip burada hayat kuranları da gördük, ekonomik olarak rahat olsa da köylüyle iletişim kuramadığı için dönenleri de. Kırsal iyi bir macera, güzel bir yolculuk. Belki de son şans. Benim gördüğüm; mutsuz olup dönen yok. Dönerken de soru işareti kalmamış bir şekilde ‘Ben şehir insanıymışım’ diyerek gidiyorlar. Bu da önemli bir deneyim, başarısızlık değil. Zaten herkesin kırsala gelmesine de gerek yok. Tek doğru yaşam biçimi kırsal değil. Bu da bir dayatma. Ekolojik yaşam şehirde de kurulabilir.”

Köye gidiş rehberi

Köye gidiş rehberi