Yaşlı geyiğe yasal mermi!

Kütahya’da öldürülen kızıl geyiğin “yasal av” sayılmasının ardında, sürüdeki yaşlı erkek kızıl geyiklerin popülasyondan çıkarılma hedefi yatıyor. Bolu İdare Mahkemesi kararında ise “nesli tükenme tehlikesi altındaki kızıl geyiklerin öldürülmesinin paraya çevrilmesi kamu düzenine aykırıdır” deniliyor

Kütahya’da avlanan kızıl geyiğin görüntüsü, bu haftanın en dramatik fotoğrafıydı. Gözleri açık, yerde cansız yatıyordu ve onu öldüren Güzelbağ’ın eski belediye başkanı Mehmet Kula, eserinin (!) önünde “zafer pozu” (!) vermişti.

Aslında öldürdüğü kızıl geyik, nesli tehlike altında olan hayvan türleri arasındaydı. Ama olsun, onun attığı kurşun yasaldı! İhaleye girmiş, bölgedeki kızıl geyiklerden birini öldürme hakkını satın almıştı ya! O yüzden hayvanın boynuzlarını tutarak poz vermekte beis görmedi. O fotoğrafı da gururla Facebook hesabından paylaştı. Ancak bir canı av uğruna sona erdirmenin haksız gururu çok da fazla taşınamazdı. Tepkiler üzerine, “Avım yasaldı” deyip, hemen kaldırdı o fotoğrafı. Tabii o fotoğraf aslında bu yılın ikinci zafer (!) pozuymuş.

Bir kızıl geyik daha kısa süre önce yine Mehmet Kula gibi bir avcının silahından çıkan kurşunla öldürülmüş o sahada. Bunu anlatan da Mehmet Kula’ya arazide kılavuzluk eden Ramazan Altıntaş. Telefonla ulaşıp, ava dair sorular yönelttiğimde anlattı ilk cinayette de yer göstericinin kendisi olduğunu. Tabii bundan para da kazanıyor. Ne kadar aldığını sordum. “Orası avcıyla ikimizin arasında” diye yanıtladı. Sırada bir geyik daha varmış. Ama onun avlanma ihalesini yabancı bir turizm firması aldığı için, yurt dışından avcıların pandemi sürecinde gelip gelemeyeceği henüz net değilmiş. Eğer gelirlerse muhtemelen olay yerinde bu kez Ramazan Altıntaş olmayacak; zira bir sonraki konuşmamızda tepkilerden o da nasibini almış haldeydi: “Günlerdir telefonum susmadı. Bitti av mav! Yeter av falan yok. Bıraktım!”

Yaşlı geyiğe yasal mermi

Avcılar durmuyor

O bıraksa da avcıların duracağı yok. Çünkü onlara göre yaptıkları yasal. “Yasal av” söyleminin ardında da; kızıl geyik sürüsündeki yaşlı erkek bireylerin popülasyondan çıkarılma hedefi yatıyor. Yaşlıların öldürülerek yok edilmesine neden olarak ise dölleme yeteneklerini kaybetmeleri ve genç erkek bireylerin üremelerine engel olmaları gösteriliyor. Bu nedenle 7 yaşın üzerindeki erkek geyikler av kotasına yazılıyor. Dişiler ve daha gençlerin avı ise yasak. Kült bir filmin yaban hayatı versiyonu gibi yani: “İhtiyarlara yer yok!”

Kamu düzenine aykırı

Oysa birkaç yüz kilometre uzakta verilen mahkeme kararında; “Kendi yurdunda ve tabiatında kimseye zarar vermeden, ekolojik dengenin unsuru olan nesli tükenme tehlikesi altındaki kızıl geyiklerin öldürülmesinin paraya çevrilmesi kamu düzenine aykırıdır” deniliyor. Bu ifadeler, Bolu İdare Mahkemesi’nin kararından. O karar sayesinde bugün Bolu’daki 16 kızıl geyik özgürce dağlarda dolaşabiliyor. Keza Eskişehir ve Bursa’da da öyle… Hayvanseverlerin açtığı davalar olmasa şimdiye kadar 100’e yakın kızıl geyik, “yasal av” sayılacaktı. Eskişehir’deki davayı açan Avukat Gülçin Yapıcı, sınır komşusu Kütahya’daki cinayeti engelleyememenin üzüntüsü içindeydi; konuştuğumuzda, şöyle yakınıyordu: “Tespit edebildiğimiz av ihalelerini dava açarak durdurmaya çalışıyoruz. Duysaydık bunu da iptal ettirirdik. O hayvanı kurtarırdık. Dava açtıklarımız için de hâlâ kaygılıyız. Mihalıççık’a İspanyolların geldiğini söylediler. Gittik av kıyafetli yabancıları gördük. Durumu da valiliğe bildirdik.”

Av yeri ekoturizme açılmış

Diğer taraftan, tepki çeken avın gerçekleştiği yerin “Türkmenbaba Yaban Hayatı Geliştirme Sahası” olması da ayrı bir ironi! Çünkü alan, yaklaşık bir ay önce valinin de katıldığı törenle ekoturizme açılmış. Hatta törende Kütahya Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin, bizzat, “Bölgenin ekoturizme açılmasıyla konuklarımız sahadaki kızıl geyikleri de görebilecekler” demiş.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! İyisi mi, kurumlar da artık net bir karara varsın. Vuracak mıyız sevecek miyiz? Deklanşöre mi basacağız tetiğe mi? Ekoturizm mi av turizmi mi?