Bu iş sadece BAE ile olur mu?

İsyancı sözde Mareşal Halife Hafter, Türkiye ve Rusya’nın gözünün içine baka baka, masada evet dediği anlaşmaya imza atmadan ve ev sahiplerine veda bile etmeden, Moskova’dan adeta “kaçtı.” İsyancı ise de, Hafter geçen 10 ay içinde 16 milyar dolar zengin olmuş bir isyancıdır. Libya’da mevcut her aşirete 1 milyon dolar verse, hem dünyanın en çok taraftarı olan isyancısı olur, hem de cebinde çok para kalır.

Ama ne bu paralar ne Birleşik Arap Emirliği (BAE) ile İsrail’den gelen silah desteği ve hatta arkası kesilmiş bile olsa Rus paralı asker şirketi Wagner’in sağladığı emekli Rus harekâtçılar, bu zata böyle bir hamlede hem Türkiye’yi hem Rusya’yı karşısına alma cesareti veremez. Dolayısıyla, amiyane tabiriyle “bunu bir azdıran olmalı.”

AB ülkelerinden sadece Fransa’nın Libya’nın Türkiye ile yaptığı deniz iş birliği anlaşmasından çekilmesinde çıkarı olabilir ve nitekim sadece Fransa’nın, Hafter’i Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile anlaşmamaya teşvik ettiği biliniyor. Hafter kazanacak olursa Libya bu anlaşmadan çekilecek ve Türkiye yeniden KKTC’nin kıta sahanlığına ve Antalya körfezine hapsedilmek istenecek. Ne var ki Almanya, İtalya ve İngiltere’nin Türkiye ve Rusya’yı açıkça karşısına alması kolay değil.

ABD’ye gelirsek, petrol şirketlerinin arama-çıkarma işinden para kazanmasını ister ama bu parayı Türkiye ve Libya üzerinden de kazanabilirler. Bu cihetten bakınca ABD’nin bakanlıkları ve Beyaz Saray’ı ile Hafter’den yana bir komplo içinde olması da kolay görünmüyor. Fakat ABD sadece bakanlıklar ve Beyaz Saray’dan ibaret değil. ABD’nin içinde çıkar grupları, devlet-içinde-devletçikler ve koca bir İsrail var. İsrail için, tam BAE’yi ve onun üzerinden Mısır’ı, Suudi Arabistan’ı hizaya getirmiş, Filistin’e ait karasularının, kıta sahanlığının ve münhasır ekonomik bölgenin üzerine yatarak, AB’ye gaz boru hatları rüyaları görmeye başlamışken, bir Hafter’i ikna etmek zor olmasa gerek.

Hafter Kaddafi hayatta iken yakayı ele vermiş olsaydı çoktan iskeleti bile toprak olmuş olacak iken, bugün CIA’nın McLean’deki lojmanlarında ağırlanmış seçme isyancı liderlerinden birisi olmuş ise, bunu elbette bir hesap adamı olmasına borçlu. Ancak bu hesap bu kez yanlış çıkabilir. Bir hareketle hem Rusya’yı hem Türkiye’yi karşına aldığın zaman, bu fazla akıllı bir hesap sayılmaz.

Türkiye ve Rusya şimdi, ateşkes anlaşması iki tarafça imzalanmış olsa idi ne yapılacak idi ise bunları adım adım gerçekleştirerek, Hafter’i desteklediği izlenimini veren bütün aşiretleri UMH tarafına çekecektir. Bu aşiretlere, Hafter ve ordusunun el koyduğu petrol gelirinin tümüyle kendi ceplerine ve milli kasaya gireceği garantisini vermek kâfidir. Türkiye’nin UMH’ye söz verdiği güvenlikten altyapıya kadar her türlü desteğin gerçekleştiğini de göstermek gerekir.

Türkiye’nin Libya’da emperyalist amaçlarla bulunmadığına belki Türkiyeli bazı gazeteciler ve siyasetçiler inanmaz ama Libya halkı inanır. Bu inanç ile Türkiye-Libya iş birliği her türlü şer cephesini yenecektir.