Folkart Arena...

KARŞIYAKA maçını geçen pazar televizyondan izledim.
Ne kadar kahrolduğumu bir bilseniz.
Alsancak Stadı, çepeçevre reklam panoları bomboş!...
Bir tek Kemal Zorlu’nun Ege Yıldız reklamı...
O da “çürük diş” gibi sırıtan boş panoların içinde kalan tek-tük “sağlam diş” gibiydi.
Herhalde çok pahalı olmalı diye düşündüm, yine meraktan ertesi gün Altay Kulübü Başkanı Ahmet Taşpınar’a sordum.
Meğer 10 metrelik reklam panosunun koskoca bir yıllık kirası 10 bin liraymış...
Boştu, diye sorunca, söylemediğini bırakmadı.
Günlerdir İzmir’de başvurmadığı firma, kuruluş, kapısını çalmadığı marka kalmamış.
“Dilenci gibi tek tek dolaştım” dedi.
Sonuç: Sıfıra sıfır; elde var sıfır!...
* * *
Daha da üzüldüm.
Neyimize len bizim Süper Lig? demediysem nah böyle olayım (!)
İzmir futbolda küme düşmüşmüş.
Milletin şöyle stadı, böyle takımı varmış...
Geçin hepsini beyler, geçin...
Süper Lig’e çıkmak için mücadele eden Altay gibi anlı-şanlı geçmişi olan İzmir’in bu köklü kulübüne 10 bin lira gelir sağlayacak bir reklam panosu için para vermeyen İzmir’in neyine ki futbol?
Neyine ki Süper Lig?
Her şeyde olduğu gibi, yine kendimiz pişirir, kendimiz yeriz...
Birinci-ikinci-üçüncü, hatta amatör liglerde, iddiasız, ezik, oradan buradan devşirme futbolcularla çift kale maç yaparız o kadar..
İzmir’e çok bile çooooooookkkkkkk!...
* * *
Ama dün, dünyalar benim oldu...
Koskoca İzmir’in...
İzmirli sanayici ve işadamlarının...
Uluslararası marka olmuş, İzmir’den trilyonlar kazananların yapamadığını...
2006’da sessiz-sedasız İstanbul’dan İzmir’e gelen, dört yılda İzmir’e 400 milyon (400 trilyon) lira yatırım yapan gencecik bir işadamı, Folkart’ın sahibi Mesut Sancak, tek başına yaptı.
Kendi adıma değil ama, İzmir adına utanmadım desem yalan olur.
Mesut Sancak, Altay’ın hem stat sponsoru oldu, hem de takımın formasına bir yıllık reklam vererek hepimizi utandırdı.
Alsancak Stadı’nın 2010-2011 futbol sezonunda adı artık, “Folkart Arena” oldu.
Altay da sahalara bir sezon boyunca göğsünde “Folkart” reklamıyla çıkacak.
Helal olsun sana Mesut Sancak...
Bu kentte, dört yılda tüm İzmirlilerden daha çok İzmirli oldun...
Beş kuruş verip, yüz kuruşluk konuşanların yanında, yüz kuruş verip, bir kuruşluk dahi konuşmayan, tüm sosyal ve kültürel projelere destek vererek Folkart’ı İzmir’in yüz akı bir markası haline dönüştürdün.
Tek dileğim, İzmir’de Mesut Sancak gibi girişimci, yatırımcı, kazandığını, doğduğu değil, karnının doyduğu kentte harcayan ve onunla paylaşan işadamlarımızın sayısının kısa sürede artmasıdır.
Çünkü Mesut Sancak gibi insanlar her kentte lazım.
Hem de bir tane değil, mümkün olduğunca çok sayıda lazım...