Hamdi Türkmen

Hamdi Türkmen

hamdi-turkmen@hotmail.com

Tüm Yazıları

ŞİKAYETÇİ olan bir -iki kişi olsa; ne yapayım kardeşim, çağır bir firmayı ilaçlattır apartmanını diyeceğim.
Ama arayıp da dert yananların sayısı o kadar çok ki...
Telefonda, sinirden ağlayan bir ses...
Yabancı da değil.
Yazılarıyla, kişiliğiyle, kimseye boyun eğmezliğiyle, ünüyle, cana yakınlığı ve dost sevdalısı yapısıyla, İzmir’in yetiştirdiği çok değerli ve önemli gazeteci - tv programcısı ve sunucusu kimliğiyle Şenay Düdek hüngür hüngür ağlıyor.
“Ne oldu ?” demeye kalmadan;
“Bıktım Hamdim, bıktım... Bin pişmanım bu İzmir’e geri döndüğüme, böyle bir rezalet olur mu; evimizde oturamaz hale geldik. Sineklerden, ne rahatımız kaldı, ne de huzurumuz.
Ve, kimsenin umurunda değil.
Yazıklar olsun bu kentin belediye başkanlarına, yazıklar olsun!..
Yemin ederim, bir daha bunlara oy vermeyeceğim. Vermemeleri için de bütün arkadaşlarımı ikna edeceğim!..”
Dinledim... Dinledim... Dinledim...
Söyleyecek söz bulamadım.
Son 48 saatte düşen anormal yağış nedeniyle evini, apartmanını su bassa, ya da aracıyla yolda sular içinde mahsur kalsa ve şikayetçi olsa amenna...
Doğal afet, suların çekilmesini beklemekten başka çare yok, diyeceğim.
Ama gelmişiz Ekim’in sonlarına ve Şenay Düdek başta olmak üzere Alsancak ve özellikle Birinci Kordon ile Mustafa Kemal Sahil Bulvarı, Güzelyalı, Halkapınar, Bayraklı sahili ve Karşıyaka’dan her gün onlarca “sinek” şikayeti alıyorum.
Sivrisinek değil...
Karasinek de değil...
Hani o kanatlı uçan karıncalar var ya; onların biraz daha büyüğü, at sineği gibi yapışıyorlar.
İnsanın yüzüne, kollarına, bacaklarına, giysilerine, duvarlara, camlara, balkon demirlerine, tutunabildikleri her yere...
Filmlerdeki çekirge istilası gibi...
Üç -beş kovuyorsun; onlarcası, yüzlercesi geliyor.
* * *
Şenay Düdek’e, “niye yazmıyorsun?” diye sordum.
“Anlamıyorlar ki? Aldırmıyorlar ki? İlgilenmiyorlar ki?” dedi.
Tuhaf!..
“Peki ne yapıyorlar?”
İki -üç işçi ellerinde pompalı cihazlarla gelip, oraya-buraya ilaç sıkıp gidiyorlarmış.
Koskoca Büyükşehir Belediyesi...
Çevre Sağlığı ve bağlı müdürlüklerde yüzlerce kişi çalışıyor ve bunca insan sinekle başa çıkılamıyor...
Alkışlıyor ve tebrik ediyorum hepsini(!)

Haberin Devamı

Muhbir değil, tanığımBÜYÜKŞEHİR’DEKİ “Zirve Kayması” nda, Başkan Kocaoğlu’nun, Genel Sekreteri Ersu Hızır’ı görevden alarak başlattığı “kadro operasyonu”na neden olan bir muhbir ve itirafcıdan söz etmiştim.
O Kişi aradı.
“Ben muhbir- itirafçı değil, tanığım” dedi.
Açılan soruşturma nedeniyle Büyükşehir Belediye Müfettişleri’ne tanık olarak ifade verdiğini söyleyen O Kişi’nin sözleri şöyle:
“O yemek yendi. Ama nedense bugün herkes yenmediğini söylüyor.
O gece yemekte benimle birlikte olan gazeteci, Genel Sekreter Ersu Hızır, Genel Sekreter Yardımcısı Ferda Eser ve restoranın sahibi, böyle bir yemek yok diyorlar.
Şaşıyorum. Kocaoğlu ile görüşmem, Hızır görevden alındıktan 5 gün sonra gerçekleşti. Bir linç girişimiyle karşı karşıyayım.
Tehditler alıyorum. Ve çok üzülüyorum.”
Bu iş daha çok, ama çok kişinin başını ağrıtacak. Çünkü bir de belediyede üst düzey bürokratlar arasında ihbarcılar(!) var.
Aziz Bey’i etkileyen de zaten bunlar...