Boğuşma sürecek, sağlam sinir lazım!

Tarih, Türkiyenin hakkıdır!AB umarız bu mesajı almıştır.Tayyip Erdoğan şöyle dedi:"Biz görevimizi yaptık, yapıyoruz. Demokratikleşme sürecini hızlandırmak ve zenginleştirmek için iktidarla muhalefet işbirliği yapacak. Şimdi sıra ABde! Tarih almak hakkımız. Türkiye kırk yıldır oyalanıyor. Ama artık tahammülümüz kalmadı."Şunlar da Baykalın sözleri:"Türkiyenin takvim isteme hakkı doğmuştur. Bu bakımdan geçen parlamentonun da hakkını yemeyelim. Türkiyenin önünü açan bir atılım yaptı çünkü. Biz hakkımızı istiyoruz. AB eğer saygınlığının, inandırıcılığının, tutarlılığının devamını istiyorsa, müzakere tarihi vermelidir."Mesaj çok açık.İki lider söz veriyor, AB yolunda eksiklerin giderilmesi, demokratikleşmenin hızlanması ve zenginleşmesi için. İşbirliği yapacaklarını söylüyorlar. İktidar lideri yalnız muhalefetle değil, sivil toplum kuruluşlarıyla da diyalog kanalları örülerek bu işin yapılacağını belirtiyor.Bu arada, Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayırla AB Genel Sekreterliği, daha önce Kopenhag kriterleri konusunda açıklanmış olan ve ABnin Türkiye eleştirilerini kapsayan 9 maddelik planı detaylandırıp Bakanlar Kuruluna sunmak için çalışıyorlar.Hedefleri, 12 Aralıktan önce bu paketin TBMMye sunulması. Başbakan Gülün deyişiyle AByi 12 Aralık öncesinde şok etmeye yönelik bir hamle hazırlanıyor.TBMMye gelecek olan paket herhalde orada rafa kalkmayacak. Çünkü eskinin güçsüz, çok parçalı koalisyon hükümetleri yok artık.Tek parti hükümeti var.Üstelik, iktidar - muhalefet işbirliğiyle böyle bir demokratikleşme paketinin çok daha büyük bir mutabakat ve hızla Meclisten geçmesi gündemde artık...Evet, geriye Kıbrıs kalıyor.Sayın Denktaşın ABden tarih konusunda 12 Aralıka beş kala tarihi bir yanlış yapacağına ihtimal vermiyorum.Sayın Denktaşın, belki de Cumhuriyet tarihinde Lozandan sonra en kritik kavşakta olan Türkiyeye zarar verecek herhangi bir davranış içinde olmayacak kadar tarih bilincine sahip olduğuna inanmak istiyorum.Dünyaya hala soğuk savaş gözlükleriyle bakan, dünyayı hala dost - düşman diye siyah - beyaz gören ve savaşın bittiğinden habersiz Japon askerleri gibi şaşkın bazı eski tüfeklerden etkilenmeyecek kadar uyanıktır diye düşünüyorum Sayın Denktaş hakkında...Kıbrısla Türkiyenin kaderi iç içe!Çelik gibi sinir yapısını gerektiren kıran kırana bir pazarlık sürüyor. Kofi Annan planı genel olarak olumlu. Rahatsız edici yanları elbette var. Ancak, ilkeler dizisini imzalayıp bu planla masaya oturmaktır doğru olan...Tabii bunu yapmak üzereyken, tarih konusuna da bakılacak hiç kuşkusuz. Nasıl bir tarih sorusunun karşılığı aranacak. Tabii AB de tarih kartını kullanıp 12 Aralıka kadar bizi sağmaya, taviz koparmaya çalışacak. Atina da aba altından veto kartını sallayacak.Büyük pazarlık!Sağlam sinir ve kararlılık lazım.Sayın Denktaşla Ankaradaki devlet büyükleri herhalde bilincindeler, Türkiyenin Lozandan sonra en kritik tarihsel kavşakta bulunduğunu... h.cemal@milliyet.com.tr İktidar ve muhalefet liderleri Tayyip Erdoğanla Deniz Baykal 3 Kasım sonrasında ikinci kez kamuoyunun karşısına birlikte çıkıp Avrupa Birliğine aynı mesajı bir defa daha vurgulayarak gönderdiler: