Damardan popülizm ya da GPnin yükselişi!

3 Kasımda seçim sandığından farklı bir sonuç çıkabilir mi?Bu ihtimal var tabii.Tarhan Erdem de yanılabilir.Ama bugün için araştırmalar, Genç Parti oylarının yükseldiğine işaret ediyor. Aylara göre bu parti - kararsızlar dağıtılmadan önce - şöyle bir gelişme içinde olmuş:Temmuz: Yüzde 2,3...Ağustos: Yüzde 5,1...Eylül: Yüzde 8,8...Ekim ayının ilk haftasında ise Genç Parti yüzde 10un birkaç puan üzerinde gözüküyor. Bu durum, 3 Kasımda seçim sandığından üç partili, yani sırasıyla AKP, CHP ve GPden oluşan bir parlamentonun çıkması ve AKPnin tek başına seçimi kazanması ihtimalini güçlendiriyor.Bir başka deyişle:Eskilerin sahneden silinişi...Tarhan Erdemle dün GP konusunda sohbet ederken birkaç hususu not ettim:(1) 3 Kasım seçimlerinde 32 milyon geçerli oyun 11 - 12 milyonunun "Bu sefer de şu partiyi deneyelim" diyenlerden oluşması bekleniyor. Bunun yarısına yakın bölümünün GPye gitmesi yakın ihtimal...(2) Bu seçimlerde ilk kez oy kullanacak yeni seçmenlerin yüzde 20 - 22sinin GPyi, yüzde 30 - 35inin AKPyi tercih etmesi bekleniyor. GPnin kendi oy ortalaması göz önünde tutulduğunda bu oran çok yüksek...(3) Özellikle büyük kentlerin yoksul, işsiz ve eğitimsiz gençleri arasında büyük ölçüde tercih edilen parti, Uzanın GPsi... Buna karşılık kırsal bölgelerin yoksul, eğitimsiz gençleri daha çok AKPyi tercih ediyor.(4) GPnin büyük kentlerde en çok MHPnin, daha sonra DYP ile ANAPın seçmen tabanından oy aldığı dikkati çekiyor.Sabancı Üniversitesinden siyaset bilimcisi Doç. Ali Çarkoğlu, gazetemizde Derya Sazakla yaptığı söyleşide Genç Parti olgusunu şöyle değerlendirmiş:"Halkın beklentileri 15 yıldır karşılanamıyor. Krizler ve depremler geldi. 3 Kasımda ilk defa oy kullanacak seçmen sürekli kriz ortamında yaşıyor. Bu krizlerin genç insanlara söylediği şu: Ankarada bir hükümet var ama hiçbir şey yapma becerisine sahip değil. Üstelik bu adamlar nalıncı keseri gibi hep kendilerine yontuyorlar. Bunları dikkate aldığımızda gerek Tayyip Erdoğanın yükselişi, gerek Cem Uzan olayı bir muamma olmaktan çıkıyor."Doç. Çarkoğlu, geçen pazartesi günü gazetemizde yayımlanan değerlendirmesine şöyle devam ediyor:"Genç Parti mesajlarının hepsinde, Türk halkının o yabancılaşmış, toplum için değersiz, izole edilmiş, ahlaki normları takip ederek bir şey elde edeceğine olan inancı sıfırlanmış kesimine damardan popülizm veriliyor. İnandırıcılığı var mı yok mu, ikinci planda kalıyor. Aylardır televizyonda tekrarlanan mesajlar insanlarda yer ediyor. Bu kitleye ayin benzeri kampanyayla yemin ettirir gibi Ankaraya öfkesini seslendirirseniz, Seçimde bir defa da bu partiye verelim derler... Genç Parti fenomeni Türkiyeye has bir durum değil. Amerikada Clinton karşısında aday olan Ross Perot 100 milyon doların üzerinde para harcayarak yüzde 19 dolayında oy almıştı. Cem Uzan nasıl Ankarayı karşısına aldıysa, o da Washingtona meydan okumuştu."Bir siyaset bilimcinin değerlendirmesi...Siyaset kurumu son on - on beş yılda sorun biriktirmek yerine sorun çözseydi, halkın dertlerine deva olabilseydi, bugün siyaset sahnemizde AKP ile GP olur muydu? Eskiler bugün sahneden silinme tehlikesinin eşiğinde ölüm kalım kavgası verirler miydi?Ve bizler de yine aynı soruyla, yani seçim sandığında istikrar yakalanacak mı sorusuyla kıvranır mıydık?Ne yazık! h.cemal@milliyet.com.tr Cem Uzanın Genç Partisi... Evet, bir yükseliş eğrisi çiziyor seçim araştırmalarında. Dürüstlüğünden ve uzmanlığından en ufak bir kuşku duymadığım Tarhan Erdemden aldığım bilgiler öyle...