CHP’den Kahire’ye onarım seferi

Genel Başkan Yardımcısı Loğoğlu ve milletvekili Korutürk’ten oluşan CHP heyeti, Mursi’nin devrilmesinden sonra krize giren Türkiye-Mısır ilişkilerinin normalleşmesine katkıda bulunmak amacıyla gittikleri Kahire’de ‘Türkiye AKP’den ibaret değil’ mesajını verdiler
CHP’den Kahire’ye onarım seferi
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Kahire’ye gelen CHP’li Loğoğlu ve Korutürk dün Mısır Dışişleri Bakanı Nebil Fehmi tarafından kabul edildiler.

Kahire
Mısır’da Müslüman Kardeşler’in 3 Temmuz’da bir askeri müdahale neticesinde devrilmesi ve sonrasındaki direnişin kanlı biçimde bastırılmasına AKP iktidarı ve kamuoyunun gösterdiği şiddeti yüksek tepki, bu ülkede de karşı tepkiyi yaratmakta gecikmedi ve katlanan rahatsızlıklar iki ülke arasındaki ilişkilerde çok boyutlu bir krize neden oldu.
Kriz böyle devam ederse, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri, turizm aktivitelerini, kültürel münasebetleri ve Türk özel sektörünün Mısır’daki yatırımlarını son derece olumsuz etkileyecektir.
Sadece bu da değil; Ortadoğu’nun bu çok önemli iki ülkesinin aralarındaki siyasi işbirliğinin bu kriz yüzünden sonlandığını, güvenlik alanındaki ortak menfaatlerin de bu krizden ciddi zarar göreceğini tespit etmek gerekiyor.

Büyük tepki var
O halde gelinen noktada şu soruyu sormak gerekli:
AKP ve genel olarak Türk İslamcı kamuoyunun, Mısır’da seçimle iş başına gelmiş kendilerine kardeş olan bir siyasi gücün müdahaleyle alaşağı edilmesine itirazlarını sürdürmelerinin tek yolu, Türkiye ve Mısır arasındaki bu krizin ilelebet sürmesi midir?
Bize göre cevap “hayır.” Mısır’da olup bitene, Mısır halkının çok önemli bir kısmını Türkiye’den ve kendilerinden nefret ettirmeden tepki gösterip, bu arada Mısır’la bir dirsek teması mesafesini de korumanın yaratıcı yolları mutlaka vardır.
Pazartesi akşamından beri Kahire’deyiz ve burada konuştuğumuz Türk ve Mısırlı istisnasız herkes, AKP politikası nedeniyle Türkiye’ye karşı büyük bir tepki olduğunu söylüyor. Ve buradaki “askeri vesayet” de kontrol altına aldığı medya kanalıyla bu tepkiyi alevlendirmekle meşgul. AKP’nin gibi bu rejimin de medyası var ve AKP medyası karşısında onların elleri armut toplamıyor.

Katkıda bulunma çabası
Mamafih yukarıdaki soruya AKP ve çevresi “Evet, illa kriz!” cevabını veriyorsa, durum vahim demektir. İşte o zaman Türkiye’nin Mısır halkına ve siyasetine ulaşmak ve ilişkileri yumuşatmak için başka yollar denemesi gerekecektir.
İşte her ikisi de emekli büyükelçi olan CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu ve CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk’ün Pazartesi akşamı başlayan üç günlük Kahire ziyaretlerini bu bağlamda değerlendiriyorum: Yeni yollar açma ve ilişkileri onarmaya katkıda bulunma çabası.
CHP’den gelen davet üzerine, heyetin temaslarını izlemek amacıyla Loğoğlu ve Korutürk’le birlikte Kahire’ye geldik.
CHP heyeti Kahire’deki ilk görüşmesini dün sabah adaşları Cumhuriyet Halk Partisi ile yaptı. Mısır CHP’si kurulmasının üzerinden henüz bir yıl geçmiş, laik ve merkez sağda yer alan bir parti. Mısır’daki 70 küsur partiden biri... Başkanları Hazım Omar, kendilerine isim ararken Türkiye’deki CHP’den esinlendiklerini söylüyor.
Loğoğlu, Mısır CHP’si heyetiyle görüşmede ve sonrasında düzenlenen ortak basın toplantısında CHP’nin neden Kahire’ye geldiğini şöyle ifade etti:
“Türk hükümetinden bağımsız olarak, Türkiye halkının Mısır’la dostluk ve dayanışma duyguları içinde olduğunu söylemek için buradayız. Türkiye ve Mısır birçok menfaati paylaşıyor ve bunların başında ekonomik ve ticari ilişkiler geliyor. Biz Mısır halkının tümü için buradayız; Mısır halkına tavsiyelerde bulunmak için gelmedik. Bu bölgenin istikrara ihtiyacı var, dış müdahaleye değil.”
Korutürk de “AKP hükümetinin (Mısır’a) aldığı tavrın bütün siyaset sınıfının aldığı tavır olmadığını göstermek için buradayız” dedi.

‘Politika değişecek’
Ardından parti binasında düzenlenen basın toplantısında Loğoğlu şöyle konuştu: “İlişkilerin önünü açmak için geldik; Türkiye’ye döndüğümüzde bunları kamuoyu ve hükümetle paylaşacağız. CHP 2015’te iktidara gelecektir, o zaman Türkiye’nin hem Mısır’la hem de bölgeyle ilişkileri çok daha iyi olacaktır. Türkiye’de kimsenin Mısır’da şu veya bu tarafı destekleme lüksü olamaz.”
Korutürk ise Loğoğlu’nun sözlerine şu ilaveyi yaptı:
“CHP iktidara geldiğinde bu Ortadoğu politikası değişecek ve eşitlik, işbirliği ve dayanışma temelinde yeniden biçimlenecek”.
Loğoğlu ve Korutürk dün Mısır Dışişleri Bakanı Nebil Fehmi tarafından kabul edildiler. Bir saat süren görüşmenin ardından açıklama yapılmadı. Görüşmede ikili ilişkilerin kriz durumundan çıkarılması ve tıkanıklığın açılması hususunda nelerin yapılabileceğinin ele alındığı öğrenildi.
CHP heyeti dün Avrupa İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hatem Seif El-Nassr’ın onurlarına verdiği öğle yemeğine katıldı. Yemekte Mısır’ın Ankara Büyükelçisi Abdurrahman Salahaddin de bulundu.
Loğoğlu ve Korutürk’ün bugün Müslüman Kardeşler’den İrşat Kurulu Üyesi ve eski Yerel Yönetimler Bakanı Muhammed Ali Beşir ile Planlama ve Uluslararası İlişkiler Bakanı Amr Darrag ile bir araya gelmesi bekleniyor.

CHP’den Kahire’ye onarım seferi

TÜRKİYE’YE DÖNMEYEN MISIR BÜYÜKELÇİSİ SALAHADDİN:
Ankara’dan iyi niyet jesti bekliyoruz


Mısır’daki askeri müdahale ve sonrasında Kahire’nin Adeviye Meydanı’ndaki direnişin kanlı biçimde bastırılması üzerine, Kahire’deki Türkiye Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı “istişarelerde bulunmak üzere” Dışişleri Bakanlığı tarafından Ankara’ya çağrılmıştı. Botsalı 5 Eylül’de Kahire’ye geri döndü ama mütekabiliyet esasına göre Botsalı’nın ardından Kahire’ye istişareler için çağırılan Mısır’ın Ankara Büyükelçisi Abdurrahman Salahaddin halen Mısır başkentinde. Kendisiyle dün Kahire’de söyleştik:

Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Botsalı burada. Siz deden Ankara’da değilsiniz?
bunun iki anlamı vardır. Birincisi istişare gereğinin doğmuş olmasıdır; ikincisi de büyükelçinin görev yaptığı başkent hakkındaki bir memnuniyetsizliğin ifadesidir. Büyükelçisini ilk çağıran ülke Türkiye olmuştur. Türkiye ile olan ilişkilerimizin ne kadar önemli olduğunu söylemeliyim; hala da çok önemlidir. Ama sokaktaki Mısırlılarla konuştuğunuz zaman Türkiye hakkında çok olumsuz bir imajın oluştuğunu göreceksiniz.

Neden?
Türkiye’nin 2013’te, 2011’in Ocak ayında yaptığının tam tersini yapması yüzünden. Ocak 2011’de Türkiye, Mısır devrimini selamlayan ilk ülkeler arasındaydı. O zaman Mısır ordusu devrimden yana olmuştu ama Türkiye o dönemde bunun bir darbe olup olmadığını tartışmadı bile. Eylül 2011’de Erdoğan Mısır’ı ziyaret etti ve Mısır ordusunu devrimde oynadığı rol münasebetiyle selamladı. Mısır halkı bu kez de Müslüman Kardeşler’e karşı ayaklandı. Mısır halkı bugün Türkiye’nin sadece Müslüman Kardeşler’den yana tutum aldığını düşünüyor.

Ordunun bahsettiğiniz aynı rolü 2011’de bir diktatöre, 2013’te ise seçilmiş bir cumhurbaşkanına karşı oynaması arasında hiç bir fark yok mu?
2011’de halk sokağa indi ve özgür seçim istedi. 2013’te de halk sokağa indi ama bu kez seçilmiş cumhurbaşkanından halkın sesini dinlemesini, hükümeti değiştirmesini, halkın rızasını almadan yaptığı anayasayı değiştirmesini istedi. Hepsi bir tek şeyi istedi: Mursi’nin istifasını değil, erken seçimi. Mursi olumlu bakmadı çünkü popülarite ve meşruiyetini kaybettiğini biliyor ve kaybedeceğini görüyordu. 2011 ve 2013 birbirinin benzeri iki olaydı. Aradaki tek fark 2013’te Müslüman Kardeşler’in olmasıdır. Türkiye bütün Mısır halkının dostu olduğunu göstermelidir. Şu an Mısırlılar Türkiye’den gelen açıklamalar nedeniyle mutsuzdurlar. Bu açıklamalar yüzünden Türk mallarını boykot etme talepleri var. İş dünyası boykot baskısı altında. İlk defa böyle bir durum görüyorum.

Ankara’ya önümüzdeki günlerde dönmeyi umuyor musunuz?
Ankara’ya dönmek için çalışıyorum. Gerçi büyükelçiler hükümetlerinin hizmetkarlarıdır. Ve hükümet Türkiye’ye karşı halkın büyük baskısı altında.

Türkiye’den bir iyi niyet jesti mi bekliyorsunuz dönmek için?
Tabii ki hükümet Ankara’dan bir iyi niyet jesti bekliyor. Bu çok yardımcı olurdu.

DİĞER YENİ YAZILAR