Bu statta engel yok, sevgi var!

25 Şubat 2020

Göztepe ile Gaziantep, Gürsel Aksel Stadı’nda ikinci randevusuna çıktı. Pozisyonu bol, heyecanı yüksek müthiş maçın ilk yarısında gol sesi çıkmadı ama taraftarlar hop oturup hop kalktı. İkinci yarıda da aynı heyecan devam etti. Havada gol kokusu vardı ama ortada gol yoktu. Beklenen gol, bitime sadece 18 dakika kala Jerome’den geldi. Ancak Jerome’nin attığı golün sevinci kursaklarda kaldı. Hem de yine bitime dakikalar kala 90+2’de yenen golle Göztepeliler yıkıldı.
Göztepe bu, her şeyi yaşatıyor insana. Sonuç olarak ligin en iyi futbol oynayan, en tehlikeli ekibi Gaziantep FK’yı elinden kaçırdı. İlhan Palut’lu Göztepe, savaşan kimliğiyle taraftarını kazanmayı alıştırdı. Kazanamasa da kaybetmeyeceklerini biliyoruz artık. Daha önlerinde 12 maç var. 7’si ‘Göztepe Gürsel Aksel cehennemi’ 5’i ise deplasmanda. Ben Göztepe’nin böylesine coşkulu taraftarıyla daha fazla inanç ve kenetlenme ile Avrupa hayalini gerçekleştirebileceğine inananlardanım.

Taraftar olmak; “Sporcunun veya sporcuların temsil ettikleri renklere, kulübe veya bayrağa bağlı kimse” olarak tanımlanır sözlüklerde. Oysa taraftar olmak bir aileye katılmaktır aslında. Birlikte omuz omuza yollara düşmek, sesin kısılana kadar marşlar söylemektir. Sadece maçlarda değil, her zaman sana destek olan birilerinin var olduğunu bilmektir. Şampiyonluk için yılmadan sabretmek, sabrın sonunda selameti coşkuyla kutlamak, kaybetsen de vazgeçmemektir. Göztepe’nin muhteşem taraftarı üzerine düşenin fazlasını yapıyor ve takımına itici güç olmaya devam ediyor.

Aralarında öyle bir taraftar var ki tribünlerin maskotu, sevgilisi, kısacası vazgeçilmezi. Aşığı olduğu sarı kırmızılı renkleri gönül gözüyle yürekten seviyor. Bütün taraftarların tanıdığı, takımın içeride ve dışarıda bütün maçlarına giden Zeki Sergen Hasçetin’den bahsediyorum. Sergen ikiz doğdu. Dokuz-on aylıkken ikizi hareket etmeye başladığında o hareket edemedi. Doktorlar ‘Gözleri az görüyor, zekada problem var. Fakat yıllar geçtikçe zekası açılabilir’ dedi. Öyle de oldu. Zekası eskiye göre açıldı ama gözleri hala çok az görüyor. Birçok şeyi seçemiyor. İçerideki maç bittiğinde Sergen’de deplasman telaşı başlıyor. ‘Gidecek miyiz?’ diye devamlı soruyor. Deplasman otobüsünün vazgeçilmezi Sergen.
Herkes Sergen’e sahip çıkıyor. Hatta kucaklarında uyutuyorlar. Yolculuk yapmak Sergen’in çok hoşuna gidiyor. Otobüsü coşturmak da en sevdiği şey. Sergen, bir tek polisden korkuyor. Tribüne girene kadar asabi oluyor. Yıllar önce bir maçta çıkan kavgada polisler ayırmak için araya girdiğinde biraz zor kullanılmış, o korku içine yerleşmiş...


Yazının devamı...

Bu şehir takımına sahip çıkıyor

18 Şubat 2020

Bergama her yönü ile örnek bir kent. İyi yönetilen bir şehir olarak da çok iyi. Tarihi ve kültürel dokusuyla gezilecek ve görülecek bir kent. Her hafta sayısız turisti ağırlıyor.

Pergamon ya da bugünkü adıyla Bergama; tarihine, kültürüne, sanata ve tıbba yaptığı katkılara, dünyaca ünlü halılarına, Hristiyanlık tarihindeki önemine ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde olmasına rağmen, hak ettiği yerde olamayan bir kent...

Futbolda da aynı şekilde. Kentin tek bir takımı var, Bergama Belediyespor. Ancak maddi imkansızlıklardan dolayı geçtiğimiz sezon TFF 3. Lig’den Bölgesel Amatör Lig’e gerileyen bir takım... 

Geçtiğimiz hafta, Aliağa’da yıllarca İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan, halk tarafından çok sevilen Bergama’ya da İlçe Emniyet Müdürü olarak atanan Metin Kartal ve Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu’nun davetlisi olarak ilçeye gittim.

Hem gezdik hem de eski dostlarla hasret giderdik.

“Gönül ne kahve ister ne kahvehane’’ demişler... Bir şehir, kalabalıklarla değil, sohbeti güzel insanlarla oturunca güzelleşiyor... Bir şehir tek başına çay içerken de güzel tabii ama çay bardaklarının, kahve fincanlarının sayısı artıkça da bambaşka güzel..

***

Tabiki İzmir’den kalkıp Bergama’ya gitme nedenim sadece dostları görmek değildi. TFF 3. Lig’de geçen sezon küme düşmenin acısını yaşayan Bergama Belediyespor’un bu sezon Bölgesel Amatör Lig’de yapmış olduğu muhteşem çıkışa tanıklık etmek istedim.

Yazının devamı...

Haydi İzmir, ışık göründü!

11 Şubat 2020

Nüfusu 5 milyona yaklaşan Türkiye’nin incisi İzmir’de, futbola gönül vermiş yüzbinlerce tutkulu taraftar var. ‘Karşıyaka-Göztepe’ gibi ünü yurt dışına taşan büyük bir rekabetin yaşandığı İzmirimizi, futbolun ülkemizdeki zirvesi olan ‘Süper Lig’de sadece Göztepe temsil ediyor.
Oysaki, İzmir ve Türk Futbolu’nun çınarları sayılan yüzyıllık geçmişe sahip olan İzmir’in birçok kulübü, futbolun ülkemizdeki zirvesi olan ligde yıllarca yer aldı.
İzmirli takımlar içinde; Altay, Göztepe, Karşıyaka, Altınordu ve İzmirspor ile bir sezon da olsa Bucaspor Süper Lig’de mücadele etttiler. Uzun yıllar sonra İzmir futbolunda bir başkaldırı, isyan ve de yükseliş başladı. 14 yıl aranın ardından şu anda Süper Lig’e yükselen Göztepe, 3. sezonunda adından sıkça söz ettiriyor. Hele ki yeni stadı Gürsel Aksel Spor ve Sağlıklı Yaşam Merkezi’ne kavuşmuşken Göztepe’nin yeni destanlar yazacağını düşünüyorum.
Türkiye’de Profesyonel Futbol Ligi’nin kurulduğu 1959’da 4 takımla (Altay, Göztepe, İzmirspor, Karşıyaka) temsil edilen İzmir, daha sonra Altınordu’nun da katılımıyla ilk yıllarda zaman zaman 5 takımla şimdi ki ‘Süper Lig’in ayarındaki futbol liginde mücadele etti, taraftarlarına heyecan yaşattı.
O günleri yeniden yaşamamız için bana göre ‘Tünelin ucundaki ışık göründü’. İzmir futbolunu ayağa kaldırmak için kulüplerimiz güçbirliği yaptılar. Ezeli rakipler ebedi dostluğu benimseyerek rekabeti sahada yaşayıp sahada bırakmayı tercih ediyorlar.
Bunun en güzel örneğini de Göztepe’nin evine kavuştuğu Gürsel Aksel Spor ve Sağlıklı Yaşam Merkezi’nin açılış maçında hep birlikte gördük. Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Turgay Büyükkarcı, Altay Başkanı Özgür Ekmekçioğlu, Altınordu Başkanı Seyit Mehmet Özkan, Bucaspor Başkanı Cihan Aktaş hepsi oradaydı. Yıllardır hep bunun olması gerektiğinin altını çiziyorum.
“Biz birlikte güçlüyüz” sloganının hayata geçmesi çok değerli. Burada bu birlikteliği sağlayan tüm kulüp başkanlarını tebrik ediyorum. Ancak bu kadarı da yetmez. İzmirliyim diyen, İzmir’in ekmeğini yiyen, suyunu içen, havasını koklayan kurum ve kuruluşların da İzmir kulüplerini daha da ileriye taşımak için ellerini taşın altına koyması gerekiyor.

Altay, Karşıyaka, Buca geliyor...

Yazının devamı...

Biz İzmiriz, birlikte güçlüyüz

21 Ocak 2020

İzmir futbolunun birleştirici gücü, İzmir Spor Kulüpleri Birliği Vakfı (İZVAK) ile İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener’in de destekleriyle, geçen cuma günü İZTO Teras 1885 Restaurant’ta, kentin spor medyası için düzenlenen kahvaltıda buluştuk.

İZVAK Yönetim Kurulu Başkanı      Ali Erten, Yönetim Kurulu üyeleri ve spor camiasının duayen isimlerinin de katıldığı toplantıda; üye kulüplerin talep, ihtiyaç ve çıkarları doğrultusunda, yerel ve merkezi yönetimlerle, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliğinin geliştirmesi konuşuldu.

Bu konuların ayrıntısında süreçleri takip etmeyi, hızlandırmayı, çözmeyi, konularla ilgili fikir ve proje geliştirmeyi; spor kulüplerini, Valilik, Belediye ve İzmirli sporseverlerle bir araya gelerek bugüne kadar yaptıkları ve yapacakları projeler hakkında           bilgilendirmekti.

***

İzmir futbol tarihi, zamanında çok önemli sınavlara tanıklık etti. Kökleri derinlere uzanan, mazisi parlak başarılara sahne olan İzmir futbolu, son yıllarda can çekişiyordu.

Kenti yönetenlerin çoğunun futbola karşı olan ilgisizliği, ezeli rekabet, fanatizm, kulüplerin sağlıksız yapıları, devlet politikası ve maddi imkânsızlıklar, altyapı eksiklikleri ve stat özlemiyle yanıp tutuşan kulüpler...

***

Ne var ki İZVAK ne işe yarar diyenlere başta İZVAK Başkanı Ali Erten ve Yönetim Kurulu bugüne kadar yaptıkları büyük işlerle tokat gibi bir cevap verdi ve de vermeye devam ediyor.

Yazının devamı...

İzmir’in zafer haftası

24 Aralık 2019

Göztepe cumartesi akşamı sadece Galatasaray’ı değil, Serkan Tokat’ı da yenmek zorundaydı ve öylede oldu. Göztepe’nin Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçta hakem Serkan Tokat Göztepe’nin 90 dakika boyunca 6 faul’üne 4 sarı kartla cevap verirken, Devre arasına girerken Göztepe lehine iki penaltılık pozisyonunu es geçti. VAR’a hiç ihtiyaç duymadı bile. Maçı 6 dakika uzatması bile Galatasaray’ın Şanlı Göztepe’ye boyun eğmesine engel olamadı. 

***

Göztepe en uzun gecede muhteşem taraftarıyla birlikte özellikle İlhan Palut’un yönetiminde muhteşem bir gece yaşattı futbolseverlere. Aynı zamanda da Göztepe, Bornova Stadı’na da görkemli bir galibiyet ile veda etti.Göztepe’nin, 14 yıl aradan sonra Süper Lig’e yükselmesinde Bornova Stadı’nın büyük rolü var bunu es geçemeyiz. İzmir’in statsızlık özlemini bir nebze dindiren Bornova Stadı’nın ambiyansında Süper Lig’de harika işlere imza attı sarı kırmızılılara Bornova Stadı hep uğur getirdi.

***

İzmir’de futbol oynayacak Stat bulamayıp şehir şehir gezilen dönemde Bornova Stadı’nı büyük emeklerle kazandıran Bornova’nın eski Belediye Başkanı Olgun Atila’ya elbette teşekkür borçluyuz. Umut ediyorum ki bütün belediye başkanlarımız İzmir sporunun marka değerini daha da arttıracak yep yeni projelere imza atarlar. Bir çift sözüm de İzmir’in ekmeğini yiyen, havasından suyundan yararlanıp bu kentte parasına para katan İşadamlarına. İzmir’in bir çok köklü kulübü var destek bekleyen, elbette para sizin paranız buna karışacak değilim ancak İstanbul takımlarına sponsorluk desteğinizin bir bölümünü de İzmir kulüplerini daha da güçlü hale getirebilmek adına onlara da ayırabilirsiniz. 

***

Uzun lafın kısası bu zafer muhteşem oldu. Bornova’ya harika veda. Yeni zaferler ve destanlar için Gürsel Aksel Spor ve Sağlıklı Yaşam Merkezi’ni sabırsızlıkla bekliyoruz. Yolun açık olsun Şanlı Göztepe.

Menemenspor destanı

Yazının devamı...