İstanbul’dan bir kupa daha kalktı

Pandemi dolayısıyla 1,5 yılı aşkın süredir hepimizin evlerine kapandığı zorlu günlerde İzmir kulüplerinin bu sezon yaşattığı heyecan ve gurur hepimizin yüreğine su serpti.
TFF 1. Lig bu sezon adeta alev alev yandı. Adana Demirspor ve Giresunspor, Süper Lig’e kendilerini atmayı başardılar. Ardından İzmir’in iki güzide kulübü Altay ve Altınordu, Play Off finalinde hiç içimize sinmese de İstanbul’da karşı karşıya geldiler. Final İzmir’e yakışırdı!
Altay, Mustafa Denizli’nin önderliğinde yeni bir sayfa açtı. En az Altay kadar gerek futbolculuk yıllarında gerekse kenar çizgide bu tip maçlara çıktı Türk futbolunun da yaşayan efsanesi Altay’ın Büyük Mustafa’sı. Denizli kendine yakışan bir adım atarak, bünyesinden yetiştiği Altay’ın Süper Lig’e çıkışına şahitlik edip, elinden tuttu ve eşiği atlattı.
Mustafa Hoca maça başlarken, tecrübeli golcüsü Portekizli Marco’yu yanında oturttu ilk yarıda. Yormadı, koşturmadı usta golcüyü. 36 yaşındaki Marco, Erhan’la birlikte ikinci yarı başlarken oyuna katıldı. İkisi de golü nasıl atacaklarını biliyorlardı sanki. Ve dakika 89. Erhan’ın asistiyle Marco aradan uzattığı sağ ayak ucuyla Erhan’ın koruduğu kaleye attı golü. Denizli, maç öncesi şemayı çizmişti bir nevi: “Maçın bir başlangıç 11’i olacak, bir de bitiş 11’i. Başlangıçta Marco’yu düşünmedim hiç ama maçın gidişatının nasıl olacağını görüp onu değerlendireceğiz.” Bu sezonun belki de altın niteliğindeki tek ama bitirici golü yetmişti bu hasreti dindirmeye.
Mustafa Denizli, Süper Lig’de çok şampiyonluk gördü. Ömrünü adadığı Büyük Altay 18 yıl sonra yeniden Süper Lig’de. Altay kulübünün başkanı ve yönetimini, çok değerli hocası Mustafa Denizli ve teknik ekibini, tüm sezon boyunca Altay’ın başarısı için ter döken futbolcuları ve tabiki değerli taraftarlarını canı gönülden kutlarım. Önümüzdeki sezon için Göztepe’nin yanına Altay’ı da uğurluyoruz. Süper Lig için son 90 dakikanın ardından sevincimizi koyduk bir kenara. İş geldi önümüzdeki sezon için yapılacak plana.
Bunu da Başkan Özgür Ekmekçioğlu açıklıyor şu satırlarla: “Süper Lig’de kalıcı, ayakları yere sağlam basan, yetiştirici kimliğini ön plana çıkaran bir Altay izleteceğiz. Üst düzey transferlerdense hedeflediğimiz planlamalar daha gerçekçi olacak.”
Okurken sizler de heyecanlandınız, değil mi? Eğer ki kafada kurulan bu plan hayata entegre edilirse, Altay layık olduğu yere demir atacaktır. Türk sporunda bir döneme damgasını vuran ve 2012’de Seyit Mehmet Özkan’ın kulübün başına geçmesiyle “futbolcu fabrikası”na dönüşen Altınordu, bugün ülkenin en önemli kulüpleri arasında. 10 yıllık rotasında henüz Süper Lig hedefini gerçekleştiremeyen Altınordu, bu sezon Süper Lig kapısına kadar geldi. Tamamı yerli oyunculardan kurulu kırmızı lacivertliler bu sezon olmasa dahi önümüzdeki sezon kendini Süper Lig’e atacaktır. Öz kaynak sistemiyle Türk gençlerine fırsat verip onların neler yapabileceğini bizlere gösteren Altınordu’yu ve Hüseyin Eroğlu’nu verdikleri onurlu ve gururlu mücadeleden dolayı gönülden tebrik ediyorum. Yolları açık olsun genç Şeytanların.