Sıra gerçekten de artık ‘SİZDE!’

Pandeminin zor şartları altında İzmir kulüplerimiz bu sezon adeta şaha kalktı. Göztepe Süper Lig’de ustalık dönemini ligi orta sıralarda tamamlayarak perçinledi.

Orada şimdilik, şehrin dinamiklerinin sessiz kalarak Başkan Mehmet Sepil’i yalnız bırakmasının harici bir sorun yok!

18 yıldır Süper Lig hasreti çeken Altay, Mustafa Denizli önderliğinde kendini özlem duyduğu Süper Lig’e attı.

Altınordu, genç ve yerli kadrosuyla Play Off finali ve bütün sezon vermiş olduğu harika mücadeleyle alkışı sonuna kadar hak etti.

Bütün maddi ve manevi yükün altına tek başına giren Cihan Aktaş başkanlığındaki Bucaspor 1928, kendini 2. Lig’e atma başarısı gösterdi. Burada Cihan Aktaş’ı gerçekten takdir etmek gerekiyor. Borç batağındaki bir kulübün başına geçmek ve onu şampiyonlukla taçlandırmak büyük başarı.

Adeta ateşten gömlek giydi Aktaş. Umut ediyorum ki bundan sonraki hedeflerine adım adım yaklaşacaktır.

Şairin dediği, “Yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe” Adeta ikiye ayrıldık...

Yıllardır transfer yasağıyla boğuşan Karşıyaka ve 11 yıldır amatör ligde yapayalnız kaderine terkedilen, İzmirimizin adını taşıyan tek kulüp unvanını elinde barındıran İzmirspor...

16 Mart 2021 tarihli köşe yazımda, “İzmirspor için haydi göreve!” başlıklı bir yazı kaleme aldım ve “Cumhuriyet’le yaşıt tarihi, bırakın bu satırlara, cilt cilt kitaplara sığmayacak İzmirspor ve semtin aşıkları üvey evlat muamelesi görmek istemiyor” diye buradan onların sesi, çığlığı olabilmek için, İzmir’e, İzmirspor sevdalılarına seslendim...

Tabii ki bu yazım sonrası gerek o camianın büyükleri ve geçmiş yönetimde görev almış isimleri gerekse medyadaki duayen yazarlarımızın tepkisi aynıydı.

“İzmirspor’da hiçbir şey değişmez!”

Evet, bu düzen hep bozuktu; hep derin bir eşitsizlik, yolsuzluk vardı. Bu gidişe bir dur denmezse gelecek daha da karanlık olacak.

Öyleyse bugün değilse ne zaman?

Her şey değişir. Bazen zamanla, bazen bir insanla.

Çok değil yazdığım yazıdan birkaç gün sonra Fırat Özefe isminde bir babayiğit çıktı ortaya. “Bu kulübü ayağa kaldıracağız. Gerekli girişimleri yaptık, hazırlıklara başladık” dedi. Ancak Türkiye Futbol Federasyonu’nun Bölgesel Amatör Lig’in oynanmaması kararı sonrası yine bir bilinmezliğe girdi amatörler.

Ardından geçen hafta Federasyon yine sıkılaştırılmış takvimle BAL’ın 9 Haziran’da başlayacağını söyledi. Lige katılıp katılmama karanını ise kulüplerin kendi tercihine bıraktı.

266 takımın katılımıyla oynanacak BAL sezonu için, bu sezon lige katılamayacağını belirten 158 kulübün haklarının saklı tutulmasına karar verildi ve lige katılacağını belirten 108 kulübün oynayacağı 3 ve 4 takımlı 32 grubun kura ve fikstür çekimi yapıldı.

91 yıllık koca çınar İzmirspor, bu 108 kulübün arasında yerini aldı. Önümüzdeki hafta lig başlıyor. İzmir’in koca çınarı İzmirspor 3’lü gruba düştü. Grupta Çiğli Belediyespor, Aliağa FK bulunmakta.

Yani belediye destekli kulüpler...

Burada altını ısrarla çizmemiz gereken nokta, yalnızca İzmirspor’a gönül verenlerin, taraftarı olup Eşrefpaşa sokaklarında forması ile atkısı ile gezenlerin değil tüm İzmir’in ve bu kente ait hisseden dinamiklerin, yönetenlerin sıkılaştırılmış ligde İzmirspor’a sahip çıkması en büyük temennim.

Umarım bağıra çağıra yardım nidaları atan bu camiaya o beklenen yardım eli uzanır. İzmir’in ismini taşıyan ve de İzmir’i İzmir yapan etkenlerden bir tanesi olan İzmirspor bir başına kuytu köşede kalmamalı, kalmasın lütfen...

İşin özü; profesyonel liglerde peş peşe gelen başarısız dönemlerin ardından senelerdir amatör kümede profesyonel liglere dönmenin hayaliyle yanıp tutuşan ‘’Şimşekler’’ şimdi yeniden eski günlere dönebilmek adına ve İzmir futbolunun bu sezon göstermiş olduğu başarılarından dolayı  “SIRA BİZDE” sloganıyla yola çıkıyor. İzmir sevdalısı bir gazeteci olarak her platformda İzmir kulüplerinin başarısı için buradan hep destek çağrısında bulunuyorum. Karşılığını alıyorlar, almıyorlar tartışılır.

Ancak İzmirspor için şimdi sözde değil özde olup elimizi taşın altına koyarak daha fazla kenetlenme vakti.

Haydi İzmirspor, “SIRA SİZDE”

Ülke futboluna örnek olsun!

Altınordu futbol takımı ligde örnek davranışları ile bugüne kadar hep dikkat çekmişti.

Her maç sonrası soyunma odalarını temizliyor ve stattan öyle ayrılıyorlardı.

Bu güzel davranış finalde yenildikleri Altay taraftarına da örnek oldu.

Altay taraftarı final maçı sonrası stat temizlik şirketine çağrıda bulunarak, “Taraftarlarımızın kullandığı alanı biz temizleyelim” dediler.

İstek kabul edilince taraftarlar kendi oturdukları tribünleri tepeden tırnağa temizledi. İşte İzmirli farkını yine ortaya koydu. Yürekten alkışlıyorum sizleri. Bu davranış tüm ülke futboluna örnek olsun!