BRÜKSEL KRİZİNİN PERDE ARKASI..

Adına; Kılıçdaroğlu Swoboda çekişmesi mi dersiniz..
Atışması mı, restleşmesi mi..
Ne derseniz deyin ama bi gariplik olduğu belliydi..
Saçma sapan bi durumdu..
Bir ülkenin ana muhalefet partisi lideri, kendi ülkesinin başbakanı hakkında birtakım sözler sarf ediyor..
Ağır diyelim..
Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı lafını geri al diye tepki gösteriyor..
Acayip değil mi? Sanki sözün muhatabı!..
Bu acayip durum nedeniyle biraz bekledim.. İşin içinde bit yeniği vardı..
Vardı da neydi?
*
Krizin veya skandalın üzerine atlayan çok oldu.. Yine CHP’yi dövmeye kalktı diyecekler ama vallahi billahi dayanamadık, baksanıza Sosyalist Grup Başkanı bile dayanamamış mealinde çok yazı okudum..
Hatta Swoboda makarna kömür almadığı için yandaş olmadığına göre CHP kendine çeki düzen versin diyen de çıktı..
Swoboda’nın CHP karşıtlığı kömür kadar basit, makarna kadar hafif değilmiş.. Arada koskoca Siemens varmış..
Nasıl mı varmış?
Şöyle.. Siemens’in bazı ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de rüşvet dağıtarak iş yaptığı ortaya çıkmıştı..
Siemens yalanlamadı.. Kabul etti..
Üzerine gidilmediği için rüşveti kim verdi kim aldı ortaya çıkmadı.. Çıkmadı ama Siemens suçunu kabul edip tazminat bile ödedi..
Bize değil tabii..
ABD’ye!..
Şöyle.. ABD‘de ve Almanya’da açılan soruşturmalar nedeniyle uzlaşmaya gitti.. 1.3 milyar dolar ceza ödedi..
Yunanistan bile tazminat aldı..
*
O tarihte Türkiye’deki rüşvet meselesinin üzerine giden kişi Kılıçdaroğlu’ydu..
Tamam da Swoboda’nın bu işle ne ilgisi var diyeceksiniz?
CHP’nin iddiasına göre; eşi, Türkiye’nin de dahil olduğu bölgenin sorumlu yönetim kurulu üyesiymiş..
Husumet buradan kaynaklanıyormuş..
*
Swoboda bu konuda da yazılı açıklama yapar herhalde!.

Dershaneler için okulları kapattık!

Bir yıldan fazla oluyor.. Başbakan dershaneleri kapatacaklarını açıklamıştı..
İlk bakışta doğru yaklaşımdı.. Türkiye dershane imparatorluğuna dönmüştü.. Okulun yerini almıştı..
El atılması gerekliydi ama kapısına kilit vurmak da hayatın gerçeği ile uyuşmuyordu.. Beni takip edenler bilir..
Çocukların dershanelere mahkum edilmesinden en çok şikayet edenlerden biriyimdir.. Üç yıllık SBS maratonu nedeniyle dershaneye gitme on yaşına kadar indirildi..
Reform şarttı.. Şarttı da kapattım demekle de olmazdı!..
Olmadı zaten..
Milli Eğitim Bakanı dün açıkladı.. Lise son sınıfa giden öğrencilere 45 gün izin verdiklerini ilan etti..
Bu ne demek?
Üniversiteye girmek istiyorsanız okulu bırakın dershaneye gidin demek!..
Başka anlamı var mı?
Allah için, dershaneler için okulları kapattık demem yanlış mı?

Yatırım güzel de ya İstanbul?

Üçüncü havaalanı için dün imzalar atıldı.. Görkemli laflar edildi.. Ulaştırma Bakanı ‘bir çukur verdik 90 milyar lira alıyoruz’ dedi..
Doğru..
Görkemli olacak.. Dünyanın en büyük havaalanlarından biri olacak..
Yapı maliyeti 10 milyar euro’yu bulacakmış..
Hatta diyorlar ki; 3. havaalanı ile havamız arttı..
İyi de İstanbul ne olacak? Yollar kaldıracak mı?
İnsanlar havaalanına nasıl gidip gelecek? İstanbul’a gelen yabancılar niye geliyor.. Tarihi kültürel dokusunu görmek için..
Nereye gidiyorlar, nerede kalıyorlar?
Tarihi yarımadada.. Taksim’de.. Boğaz’da..
İstanbul’a gelen, uydu kentleri görmek için gelmiyor.. İstanbul’u görmek için geliyor..
Peki, kaldıkları yerden 3. havaalanına nasıl gidilecek? Hangi yollarla? Giden kaç saatte gidecek, neyle gidecek?.
Metro yapılıyor mu? Hızlı tren olacak mı?
Yoo..*
Yeşilköy kapatılacakmış!.. Suyu mu çıktı.. Kapasitesini arttır.. Metro imkanı var, hızlı tren imkanı var, tüp geçitle denize ulaşma imkanı var..
Kentin içinde olan sayılı havalimanlarından biri..
Görüşüm şudur.. İstanbul çok çekecek çok..