Melih Aşık

Melih Aşık

m.asik@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Meclis’te 134 vekili olan CHP’nin dezenformasyon yasası görüşmelerine 40 vekille katılması, bu arada Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ABD gezisine çıkması eleştirilirken... Kemal Bey tivitırdan şu açıklamayı yaptı:

“…Eleştiriler başım üstüne... Ama  bu oylamalar öncesinde düşündüm taşındım... Ya her zamanki gibi Meclis’e gidip mücadele edecektik ancak saray elindeki sayısal çoğunlukla yasayı geçirecekti. Yani gençlere yeni bir şey söylemeden bu süreç tamamlanacaktı. Ya da gençlerin, yeni bir Türkiye’nin mümkün olduğunu görmelerini sağlayacaktım. Ben ikinci yolu seçtim...”

Haberin Devamı

Akademisyen Dr. Kerem Altıparmak, Kılıçdaroğlu’nun gerekçesine şöyle yanıt vermiş:

“Muhalefet sadece oy kullanmayla ilgili değil ki... Toplumun bu yasa konusunda aydınlatılması, muhalefetin örgütlenmesi gerekirdi. Bakın bir örnek... Yasa diyor ki: 

‘Sosyal ağ sağlayıcı, kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan içerikleri öğrenmesi hâlinde, bu içeriği ve içeriği oluşturana ilişkin bilgileri yetkili kolluk birimleriyle paylaşır. Paylaşmazsa  küresel cirosunun yüzde üçü ceza verilebilir.’

Kimdir ‘yetkili kolluk birimi?’ İl emniyet müdürleri mi, yoksa ilçe müdürleri mi? Yoksa karakol amiri mi? Mal güvenliğinden kasıt ne mesela? 

Muhalefet bu hükümleri tartıştı mı? Salt Meclis’e gidip oy kullanma değil mesele. O zaman hiçbir oylamaya katılmayabilirsiniz. Seçmen de seçimlerde nasılsa sonuç değişmeyecek diye oyunu kullanmayabilir.”

SİNDALAH

Yabancı diplomatların da davet edildiği CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin resepsiyonunda içki ikram edilmemesi ilginç bulundu.

Konuyu yazmıştık.

Dünyada inanca dayalı içki yasağının en koyu olduğu ülke olarak Suudi Arabistan bilinir. Alkol satışı ve içilmesi kesinlikle yasaktır.

Emekli diplomat dostumuzla konuyu konuşurken dedi ki:

- Ancak Suudi Arabistan’ın yabancı temsilciliklerinde düzenlenen davetlerde içki ikram edilir. Ben, Bon ve Viyana’da görev yaparken en pahalı içkileri Suudilerin davetlerinde içmiştim.

Bir başka haberi gazetelerde okuduk.

Suudi Arabistan Sindalah tatil beldesini yeniden düzenlerken önümüzdeki yıl burada alkolü serbest bırakacağı hatta ücretsiz ikram edeceği bildiriliyor. Ne diyelim… Herkes gider Mersin’e...

Haberin Devamı

TEKRAR

Prof. Selçuk Şirin’in “Yol Ayrımındaki Türkiye” adlı kitabını okurken 85. sayfada gözümüze şu başlık ilişiyor:

“Yeni bir Soma faciası kaçınılmaz”

2015 yılında piyasaya çıkan kitapta Prof. Şirin dünyada tüm kömürün yarısını üreten Çin’de madenci ölümlerinin de çok yüksek olduğunu ancak yıllar içinde sayının düşürüldüğünü anlatıyor. 2012 yılında 1 milyon ton kömür için 1 Çinli madenciye karşılık Türkiye’de 25 madencinin can verdiğini anlatıyor. Dinliyoruz:

“Çin’de kazaların azaltılmasında başrolü halkın tepkisi oynuyor. Tepki yükselince kazaların üstünün örtülmesi geleneğine son veriliyor, etkili soruşturma ve cezalandırmaya gidiliyor. İdari ve mülki amirler kendi hatalarını içeren birer özeleştiri raporu yazıyor. Bu bilgilere dayalı önlemler alınıyor. Yeni kazalar önleniyor” demiş yedi yıl önce Prof. Şirin.

ANTİJEN

Prof. Temel Yılmaz, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya merak ettiği soruyu yöneltiyor:

Haberin Devamı

“Türkiye, tüm Avrupa ülkelerinde Kovid’in 15 dakikada tanısını koyan nükleik asit temelli hızlı antijen test kitlerinin eczane satışına, dolayısıyla vatandaşın erişimine izin vermeyen ülke olarak kaldı.

Vatandaş test yaptırmak için ya hastane kapılarında PCR kuyruklarına girecek ya da maliyetin 4-5 katı yüksek paralar ödeyerek özel laboratuvarlara gidecek.

Bütün Amerika, Avrupa bu testi kullanıyor, isteyen vatandaşlarına devlet ücretsiz gönderiyor. Vatandaş evinde kendi testini kendi yapıyor.

Türkiye’nin de içinde olduğu birçok ülke yine ülkeye girişlerinde havaalanı taramalarını bu testlerle yapıyor.

Türkiye’de şirketlere bu testlerin satışı serbest ama vatandaşa satışı yasak.

Bunun nedenini merak ediyorum.”