Anılar... Anılar... Teoman Erel

17 Temmuz 2021

Temmuz ayı ayrılıklar ayıdır bir bakıma. Güzel dostların ayrılışı nedense bu aylara rastlar. Misal mi?

Cağaloğlu Milliyet yılları... 90’lar... Kadim dostum, sütun komşum Teoman Erel Ankara’dan gelmiş. Akşamı zor ediyoruz. Gazetenin yurt haberleri şefi Ankaralı Erdal Çetin’i de yanımıza alıyoruz. Güneş batmadan Kumkapı’nın yolunu tutuyoruz. Orası eskiden kendi halinde bir Ermeni balıkçı köyüydü. 50’lerde bir yıl orada Ermeni komşularla yan yana yaşadık. Güzel zamanlardı. Giderek balıkçı kahvelerinin yerini özenti meyhaneler aldı. Balıkçılar başka semtlere dağıldı.

***

Sandal Restoran’a oturduk üçümüz birlikte. Rakılar geliyor, mezeler diziliyor, Ankara muhabbeti başlıyor. Ne çok şey var konuşacak. Ankara’nın Babıali’si sayılan Rüzgârlı Sokak’tan geçmişiz birlikte. Rotatiflerin ninnisini dinlemişiz. Kâğıt bobinlerin tozunu yutmuşuz. Teoman’la televizyonda birlikte programlar yapmış, siyasetçileri ifrit etmiş, deli dolu günler geçirmişiz. Geçen günleri hatırlıyor, kahkahaları basıyoruz. O arada esmer çalgıcılar gelip gidiyor, sevdiğimiz şarkılar çalınıyor:

- Gel gitme kadın kalmasın gözüm yollarda...

Teoman gece 11.00 uçağına bilet almış. Sohbet öyle koyulaştı ki... Saat 10’u geçiyor, Teoman hâlâ masada. İstemeye istemeye kaldırdık, taksiye bindirip Yeşilköy’e yolcu ettik. Biz de Erdal’la birer duble yolluk alıp kalktık. O zamanlar gazetenin bana verdiği özel araç var. Eski bir Murat araba. Şoförümüz Zekai. Erdal’la birlikte Kadıköy’e doğru yol alıyoruz. O sıralarda (sebebini şimdi anımsamıyorum) sokağa çıkma yasağı başlıyor. Yollar boş. Tam Boğaz Köprüsü’ne girdik, aklıma parlak bir fikir geldi. Zekai’ye, “Şurada bir dakika dur” dedim. “Köprü üstünde durmak yasak abi” dedi. “Boş ver, sen dur” dedim. Zaten gelip giden araç yok. Köprüye sabotaj ihbarı da var anımsadığım kadarıyla. Yanımda uyuklayan Erdal’a teklifte bulundum:

- Saat 11.30... Teoman’ın uçağı kalktı kalkıyor. Buradan Yeşilköy tarafına bakarsak Teoman’ın uçağının kırmızı ışığını havada yakalarız.

Erdal da bulut gibi. Fikri beğendi. Arabadan indik. Elimizi alnımıza siper yaparak köprü üstünden Yeşilköy tarafını tarassut ediyoruz.  Ankara’ya doğru havalanacak uçağın kırmızı ışığını havada yakalayacağız. Amaç bu!

Yazının devamı...