ABD'de de halk yerli mala teşvik ediliyor

ABD'de de halk yerli mala teşvik ediliyor


Türk malı imajı - 2


       Sınırların kalkmakta olduğu bir dünyada "Yerli malı kullanalım" kampanyası da nereden çıktı diyenleriniz olabilir. Hatta "Yerli malı yurdun malı, her Türk onu kullanmalı" sloganıyla büyüdüğümüz yıllarla bugünün koşullarının çok farklı da olduğu hatırlatılabilir.
       Ancak Amerika bile daha 5 yıl önce, gerek Amerikan vatandaşlarının, gerekse kamunun satın almalarında Amerikan mallarına öncelik verilmesi yönünde bir kampanya başlatmışsa biz neden başlatmayalım? Zaten Sanayi Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu da İstanbul Sanayi Odası Başkanı Hüsamettin Kavi de körü körüne Türk malı kullanın demiyorlar. "Eğer aynı kalitedeyse Türk malını tercih edin, Türk insanına istihdam yaratın, uzun vadede toplumsal refahın artmasına katkıda bulunun" diyorlar. Böylelikle teknolojimizin gelişeceğini ve güçlü Türk markalarının yaratılmasının yolunun açılacağını da hatırlatıyorlar.
       İSO'daki toplantıda ABD'deki uygulama da önümüze kondu. Aslında Amerika'da savunma sanayii dışındaki devlet alımlarında yerli malı kullanılmasına ilişkin bir yasa taa 1933'ten beri varmış. Ancak aradan geçen dönemde sulandırılmış olmalı ki, 1995'te büyük bir kampanyayla yeniden kamuoyunun gündemine getirilmiş. Hatta halkı yerli malı kullanmaya teşvik etmek amacıyla Buy American adlı bir vakıf da kurulmuş.
       Bu vakfın internetteki sitesine girdiğinizde karşınıza çıkan karikatürde de görebileceğiniz gibi çalışanlar, "İşim Meksika'ya, Singapur'a, Çin'e, Endonezya'ya gitti" diye yakınıyor, gitmemesi için de Amerikan malı kullanmaya çağrılıyor.
       Dünya Ticaret Örgütü'nün son verilerine göre ABD'nin geçen yılki ihracatı 695 milyar dolarken ithalatı 1 trilyon 60 milyar doları bulmuş. Yani ABD, 365 milyar dolar gibi dev bir dış ticaret açığına sahip. Bu rakamlara bakarak ABD'deki kampanyanın tutmadığını düşünebilirsiniz. Ama ben de size hemen ABD'de işsizliğin tarihindeki en düşük düzeye, yüzde 4'lere düştüğünü ve neredeyse tam istihdamın söz konusu olduğunu hatırlatırım.

Yerli malı kampanyası kimlerden başlamalı?

       Yerli malı kullanımını teşvik etmeye dönük bir kampanyanın hedef kitlesi kimler olacak?
       Hak - İş Başkanı Sami Uslu atıyor bu soruyu ortaya.
       İşe sokaktaki vatandaştan başlamak çok zor. Zira ülkemizde bu çapta bir kampanyayı yürütebilecek güçte tüketici örgütleri yok.
       Türk - İş Başkanı Bayram Meral ise Türkiye'deki gelir uçurumuna işaret ederek, DPT'nin verilerine göre 17 milyon kişinin yoksulluk sınırında yaşadığını anımsatıyor. "Tüketemeyenlerin tüketenlere gıptayla baktığı bir Türkiye'den" söz ediyor ve "Elbette lüks ithal mallarını kullananlar bunlar değil" diyor. Meral, gelir dağılımında en üstteki yüzde 20'lik grubun milli gelirden yüzde 55 pay aldığına da dikkat çekiyor.
       Hak - İş Başkanı, "Yıllarca kalitesiz yerli otomobilleri Mercedes fiyatına sattıktan sonra tüketiciyi nasıl ikna edeceksiniz?" diye soruyor. "Türk sanayii resmi rakamlara göre 640 bin, gayrı resmi rakamlara göre 1 milyon kaçak yabancı işçi çalıştırırken, yerli malı kullanımı için sendikalardan destek istenmesi çelişki değil mi?" diye sormaya devam ediyor. "Bu kampanyanın başarıya ulaşması için sokaktaki adamın duyarlılığı kadar, devletin, hükümetin ve yerli sanayiinin de duyarlılığının şart" olduğuna işaret ediyor.
       Ve anlaşılıyor ki bu kampanyaya sokaktaki adamdan başlamanın bir anlamı yok. Çünkü 65 milyon nüfusun zaten yüzde 80'i, lüks ithal malının yanına bile yaklaşabilecek durumda değil. Dolayısıyla bugün Türk mallarının kalitesi genelde belli bir düzeye eriştiyse, bunu başta devlet adamlarımız olmak üzere toplumda rol modeli olabilecek kişi ve kurumların halka anlatmaları gerek.
       Örneğin TBMM'nin mobilyalarının ve mermerlerinin ithal edilmiş olmasının yanlışlığı bile halka anlatılabilir. Kamuoyu, bu tür özeleştirilere sanırım çok sıcak bakar.
       İthal otoların toplam satıştaki payı yüzde 55'e ulaştıysa, bu gelişmede tüketiciyi suçlamak ya da gümrük kapılarını tıkamak yerine yerli otomobillerde de aynı kalitede düzeyini tutturmak ve bunu halka anlatmak gerekir. Rahmetli Vehbi Koç, hep yerli arabaya binerdi. Eğer Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç da kendi üretimleri Tofaş ya da Ford otomobillere sürekli biner, hatta televizyonda reklam programına çıkarak bunu toplum önünde ilan ederse, eminim aynı otomobillerden satın alacak tüketicilerin sayıları da hızla artacaktır. Tabii öncelikle o tüketici grubuna hitap edecek otomobilin üretilmesi gerekir.
       Rahmetli Şemsi Denizer'in, hem de bir sendika başkanı olarak Jaguar otomobil satın alabildiği bir ülkede, toplumu yerli malı kullanmaya ikna etmek için epey ter dökmek gerek.
       Ama bir yerden de başlanması lazım. Mesela devletten...

     DEVAMI YARIN


Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr