Amca'dan tavsiye mektubu yaramıyor

Amca'dan tavsiye mektubu yaramıyor


Pazar günü evde ayaklarımı uzatmış gazeteleri karıştırken Milliyet'te ne görsem beğenirsiniz:
"Kulak Baba'ya uzandı"
İşte bunu bekliyordum!
Beyaz Enerji Operasyonu çerçevesinde 1 hafta kadar gözaltında tutulan Barmek Holding'in sahibi Hüseyin Arabul, 13 Kasım 2000 günü saat 15.41'de Amcamız tarafından telefonla arınıyor: "Haydar Bey yarın öğleden sonra sizi kabul edecek!" Bu sözleri duyan Arabul telaşla, "Sayın Cumhurbaşkanım yarın öğleden sonraya nasıl yetişebilirim ki..." diyecek oluyor. "Yetişeceksin, şöyle yetişeceksin. Sabahleyin İstanbul'dan Azerbaycan uçağı varmış. O uçağa... Osman Bey de zaten o uçakla gidiyor. Osman Bey'le beraber gideceksiniz" buyuruyor Amcamız ve devam ediyor:
"Osman Bey sizi kendisi götürecek şeye..."
Arabul: Haydar Bey'e...
Demirel: Evet, benim mektubumu da götüreceksiniz. Ben söyledim ona, dedim benim mektubumu da getiriyor..."
Sahi Amcamız, Kartal Cezaevi'ndeki yeğeni Yahya Murat Demirel için de Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'e "Ehil bankacıdır, yardımlarınızı esirgemeyin" yollu bir mektup yazmamış mıydı!
Görüşmenin gerçekleştiği tarihe dikkatle bakacak olursanız, Amcamızın artık Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturmadığını da fark edersiniz. Ancak Arabul da, polis tutanakları da Amcamızdan Cumhurbaşkanı diye söz ediyor. Koltuklar kaybedilse de, hitapların eski unvanlarda sürmesi doğal.

Hala mektup yazıyor
Demek ki Amcamız, Cumhurbaşkanlığı koltuğundan indirildiği halde Azeri dostu Haydar Aliyev'e tavsiye mektupları yazmaya devam ediyor. Bu biiiiir!
İkincisi ise Amcamızın birilerine tavsiye mektubu yazması pek hayra alamet değil galiba... Baksanıza yeğen Demirel 7.5 aydır cezaevinde. Arabul ise tavsiye mektubunu aldıktan 2 ay sonra ocakta Beyaz Enerji Operasyonu çerçevesinde ANAP'lı eski Bakan Birsel Sönmez'le birlikte gözaltına alındı. (Sönmez hala tutuklu)
Ankara büromuzdaki muhabir arkadaşlarımız Gökçer Tahincioğlu ve Ersan Atar'ın ellerine sağlık. Mükemmel gazetecilik yapmışlar. Zaten dünkü Hürriyet de haberi aynen almış ve Süleyman Demirel'e de cevap hakkını kullandırmış.
Bu arada Demirel'in son dönemde hangi halet - i ruhiye içinde olduğunu merak ediyorsanız Hürriyet okumanız gerek. Zira kendisi ne zaman birilerine bir şeyleri izah etme gereğini duysa, yazdığı mektupların bir kopyasını da Hürriyet'e yolluyor. Hürriyet de köşe yazısı gibi yayımlıyor.
Keşke Demirel, yakınları için yazdığı tavsiye mektuplarının bir kopyasını da Hürriyet'e yollasa... Ne esaslı olur değil mi?
Şimdi gelelim Demirel'in bu telekulak olayına ilişkin tepkisine...

Cılkı çıkan ne?
"Cılkı çıktı" demiş Amcamız, ama Arabul'un gerek kayınbirader Ali Şener'in, gerekse kendisinin çok yakını olduğuna hiç değinmemiş. Beyaz Enerji Operasyonu çerçevesinde tutuklu bulunan ANAP'lı eski Bakan Birsel Sönmez ile Arabul'un kendi memleketi Niğde'de büyük bir tekstil yatırımı bulunduğunu da es geçmiş. Emek Elektrik'in sahibi, şaibeli Angora Evleri'nin müteahhidi olduğundan da söz etmemiş.

Demirel'in yanıtı
Ama Arabul'un Milli Enerji Konseyi Başkanı, ayrıca Dünya Enerji Konseyi Başkan Yardımcısı olduğunu hatırlatmış. Kendisinin de 50 yıldan beri enerji teşkilatlarıyla ilgili olduğunu ekledikten sonra tam Demirel'ce konuşmuş:
"Arabul'la her zaman telefonda konuşurum. O benim enerji teşkilatlarıyla ilgili münasebetlerimi ayarlar. Bu telefon konuşması dosyada olsa ne olacak, olmasa ne olacak? Veyahut da ne olacak ki! Telefon bir ülkede kanun dışı işleri yapmanın bir aleti değildir. Açık, aleni ve insanların günlük hayatının bir parçasıdır. İnsanların bir anlamda mahremiyetine de dahildir. Ama günlük hayatın parçasıdır. Denildiği gibi işin cılkı çıktı, mesele budur."