Kadınlar sıcak sever! (mi?)

"Yemeğin önce hanımlara servis edilmesi, sizlere haksızlık aslında. Nezaket diye yapılıyor, ama nezaketsizlik de... Bizlere servis bitinceye kadar sizin yemeğiniz soğuyor. Halbuki genelde hanımlar yemeği erkeklere göre daha sıcak yemek isterler. Önce erkeklere, sonra hanımlara servis yapılmalı ki, hanımlar yemeği ağız tadıyla yiyebilsinler. Hatta erkeklere servis de masadaki en kıdemsiz beyden başlayıp, baş erkek konukla son bulmalı..."Dr. Becker gibi ben de o akşam Ulus Sunset Grillde, İstanbulun en leziz suşilerini ısmarladığım için, aslında "Yemeğim soğuyor" diye kafamı takmadığım nadir davetlerden birindeydim. Ancak yemek yeterince sıcak değilse, ne kadar lezzetli olursa olsun tadına varamayanlardan olduğum için, Till Beckerin fikrini havada kaptım ve o günden bu yana hem gittiğim toplantılarda, hem de kendi çevremde "anket çalışmamı(!)" tüm hızıyla sürdürüyorum. Mercedes Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Dr. Till Becker le, geçenlerde Almanların ağırlıkta olduğu bir akşam yemeğinde yan yana düştük. Önce masamızdaki hanımların yemeği geldi, ardından beylere servis yapılırken Dr. Becker, her zamanki hoş sohbet haliyle günlük hayatımızın çok içinden olduğu halde, o zamana kadar hiç düşünmediğim bir konuya dikkatimi çekti: İlk küçük soruşturmayı, Milliyet Akdeniz in yayın hayatına başlaması nedeniyle geçen hafta sonu Antalyaya birlikte gittiğimiz küçük grubumuza uyguladım. Ama sonuç, umduğum gibi çıkmadı. İlk hayal kırıklığını, Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Üyesi ve Reklam Grup Başkanı Ayşe Sözeri Cemal den eşinin yemeği de kahveyi de kendisinden daha sıcak yeyip - içtiğini öğrendiğimde yaşadım. Cumhuriyet Gazetesinde uzun yıllar Genel Yayın Yönetmenim olan, şimdi de Milliyette birlikte çalıştığımız Hasan Cemal - Ayşe Sözeri Cemal çiftini istisna zannederek şimdiki Genel Yayın Yönetmenim Mehmet Y. Yılmaz a yöneldim. Meğer o da yemeği de kahve - çayı da mümkün olduğu kadar sıcak içmeyi sevenlerdenmiş. Hatta "Kahvenin iyisi, ağzını 2 kere yakanıdır" deyip örnek de verdi: İtalyada ünlü bir kafede espresso içip de ağzı yananlara kafenin yöneticisi diyormuş ki: "Önce espresso fincanını ağzınıza değdirdiğinizde dudağınız yanmalı. Ardından da kahveyi yudumladığınızda ağzınız ve boğazınız yanmalı ki, kahvenin tadına varasınız." Anlayacağınız Işıl - Mehmet Yılmaz çiftinde de durum Cemal çiftinden farklı değil. Yemeği kim sıcak sever? Doğan Gazetecilik Reklam Grup Başkanı Viki Habif de, yemeği eşinin daha sıcak yediğini söyleyince Till Beckerin ortaya atıp benim de derhal benimseyiverdiğim "Kadınlar yemeği daha sıcak sever" fikri bir anda geçersiz hale geldi. Hatta Viki "Meralciğim, buradan çıkan sonuç senin erkekler gibi davrandığın" diye takılmayı ihmal etmedi. Sıcak yemek yiyemediğini bildiğim gazetemiz yazarlarından Osman Ulagay espriyi "Biz Meralle Avrupalıyız!" diye devam ettirirken Ayşe Cemal Ulagaya ince ayar yaptı: "Alman olduğunuzu söylemen lazım." Doğru ya! Till Becker Almandı, ben de 8 yıl Alman eğitimi görmüştüm... İstanbula döndükten sonra hafta boyunca soruşturmama devam ettim. Neyse ki Antalyadaki ilk anket çalışmam kadar başarısız değildi. 20li yaşlardan 80li yaşlara kadar geniş yelpazede titizlikle sürdürdüğüm soruşturmada ne "Kadınlar yemeği daha sıcak sever" ne de "Erkekler yemeği daha sıcak yer" diye net bir sonuç çıktı. Anlayacağınız yemeğin sıcaklığı konusunda, kadınlarla erkekler arasında biri Marstan diğeri Venüsten durumu yok!Siz de çevrenizde soruşturun. Hatta önceden bir tahmin yapmayı da ihmal etmeyin. Bayağı eğlenceli oluyor, sürpriz sonuçlar çıkabiliyor. mtamer@milliyet.com.tr Almanlara özgü mü?