Oyak'ın, Fon'daki bankalarla ilgisi

Oyak'ın, Fon'daki bankalarla ilgisi


       Fondaki 10 bankayı kim alır? İş çevrelerinin son günlerde en önemli gündem maddelerinden biri de bu. Çünkü her geçen gün büyüyen zararların, ekonomik programa olumsuz etkisinden kaygılılar.
       Oyak'ın adı, Fon'dan bankalarla ilgilenebilecek grup olarak öne çıkıyor. Belki tüm grubun başına Coşkun Ulusoy gibi deneyimli bir finansçının (Ziraat Bankası, Koç Finans) getirilmiş olması bu tahmini canlı tutuyor. Fransa'nın en büyük bankası Credit Agricole'ün Türkiye'ye gelmek için Arthur Andersen'in kapısını çalması da cabası.
       Credit Agricole, işi bilen bir yerli ortak olmadan Fon'dan banka almaz. Oyak Grubu'nun, fevkalade başarılı ve karlı Renault ortaklığından dolayı Fransızların nezdinde çok gözde olduğu da sır değil. Ayrıca Fransızlar, devleti, orduyu da sever. Hem adı, hem de çapı açısından Türkbank güçlü bir aday olabilir.
       Uzmanlar, Sabancı ve Doğuş gibi yeterli şube ağı olan banka sahibi büyük grupların fondaki bankalarla gönüllü olarak ilgilenmelerinin sinerjisini göremiyorlar. "İş Bankası, Sabancı ya da Garanti, ancak hükümet ricacı olursa, kamu görevi olarak fondan banka alır" diyorlar.
       Banka ağını büyütmek isteyen Koç Grubu'nun ise Fon'dan banka alabileceği, ancak bu tür alışverişlerde sinekten yağ çıkartma alışkanlığında olduklarından, Fon'la anlaşmalarının kolay olmadığı kaydediliyor.

Çağrı

       Türkiye'de İnternet başlıklı 3 günlük konferans, bugün Lütfü Kırdar Kongre Sarayı'nda başlıyor. Saat 16.00'da İnternet Kullanıcıları Forumu'nu ben yöneteceğim.
       Beklerim.

Yoldaki dev ekranı kim kaldıracak?

     Kimseden izin almadan ekranı dikip TV yayınına başlayan Doğuş Grubu'na bağlı bir şirket, trafik kazalarına da davetiye çıkartıyor
       Otomobille Levent'ten Beşiktaş'a inerken de, Barbaros Bulvarı'ndan Levent'e giderken de tam Zincirlikuyu kavşağında karşınıza çıkan dev bir ekran öylesine gözünüzü alıyor ki, kaza yapmanız işten bile değil. Zaten dün Fatih Altaylı Hürriyet'te yazdı: Otomobiline arkadan hafif çarpan sürücü, "Kusura bakmayın, Mordillo'yu izliyordum" demiş.
       Rengarenk görüntülerin hızla değiştiği dev ekrandan gözünüzü almanız mümkün değil. Hava durumu, cnbc - e'nin logosu, Mordillo'nun maceraları, Murat Demirel, Hayyam Garipoğlu gibi elleri kelepçeli bankacıların maceraları, 2 polisin ortasında bitkin reklamcı Nail Keçili...
       Görüntüler hızla akıyor. Allahtan sabah ve akşam saatleri trafik akışı o denli hızlı değil. Ama gözü takılan sürücüler yine de önündeki arabaya dokunduruveriyor. Ardından da öfkeyle soluğu köşemizde alıyorlar.
       Ayrıca kızım da, şoförüm de, arkadaşlarım da birbirlerinden habersiz, o ekranın trafik kazasına çanak tuttuğuna özellikle dikkatimi çektiler ve hatta "Trafikte Ortak Akıl Platformu TRAP olarak bunu kaldırtmak için ne bekliyorsunuz" diye sitem bile ettiler.
       Altaylı yazısını "O ekranın oraya nasıl konduğunu merak ediyorum" diye bitirmiş. Biz 2 gündür araştırıyorduk, anlatalım.
       Ekranı yerleştiren Doğuş Grubu şirketlerinden Doğuş Optik ve Elektronik. Hatta Etiler'e giderken anayolun üzerine Akmerkez'in tam karşısına da bir tane koymuşlar, ancak o henüz çalışmıyor. Genel Müdür Bülent Okandar, asistanlarıma önce "tüm izinlerin alındığını" söylemişti. Ancak konuyu hem ana arter olduğu için Büyükşehir Belediyesi'nden, hem Karayolları'ndan, hem de Beşiktaş Belediyesi'nden biraz kurcalayınca, göz alan yayınların gerekli izinler alınmadan başladığı ortaya çıktı.
       Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı Rafet Bozdoğan'a göre bu tür bir ekranı yerleştirmek için Büyükşehir'de 2 ayrı merciin devreye girmesi gerek: Kentsel Tasarım Müdürlüğü ve Gelirler Müdürlüğü. İlki ekranın söz konusu mevkiye konulmasının uygun olup olmadığına karar veriyor. İkincisi de uygunsa belediyenin belirlediği işgaliye parasını tahsil ediyor. "Zincirlikuyu'daki ekran için bunların hiçbiri yapılmamış. Doğuş Elektronik beş kuruş para ödemeden, gerekli yerlerden izin vs almadan ekranı konuşlandırıvermiş" diyen Bozdoğan, vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine ekranın kaldırılması için harekete geçtiklerini belirtti.
       Bu durumda yeniden genel müdür Okandar'ı aradık. Ve ekranı koydukları alanın Garanti Bankası'nın arazisinde yer aldığı için Büyükşehir'e bildirme gereği duymadıklarını, ancak Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu'nun konuyu bildiğini öğrendik. (İstanbul trafiğinin aktığı bir ana arterde Büyükşehir'den izin alınmasına gerek görülmemesine hala şaşıyorum!)
       Okandar ardından da, "Bu ekranlardan Newyork, Tokyo, Londra gibi metropollerin hepsinde var. Trafiğin yavaş aktığı yerlere konur. Zararlı olsa oralara konulmazdı" demez mi! Zaten her fırsatta ABD'yle, AB ülkeleriyle bu tür karşılaştırmalar yapanlara bayılıyorum vallahi!
       Orada sürücüler durduk yerde kaldırıma çıkıp, önüne geleni biçiyor mu? Sanki trafikte her sorunumuzu çözdük de, bir ekranımız kusur kalmıştı! Önce trafik altyapısını ve sürücü bilincini Newyork, Tokyo düzeyine getirsinler, sonra bu tür ekranlı reklam panolarını düşünürüz.
       Son durağımız Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu'ydu: "Doğuş Elektronik reklam levhası diye başvurmuştu. Elektronik ekranlı reklam panosu olduğunu biz de sonradan gördük. Gereken yapılacak" dedi.



Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr