Şap bize vız gelir!

Şap bize vız gelir!


İngiltere'de büyükbaş hayvanlarda ortaya çıkan şap hastalığı, günlerdir Avrupa basınının manşetlerinde. At yarışları yasaklanıyor. Futbol maçları yasaklanıyor. Başta Fransa pek çok Avrupa ülkesi İngiltere'den et ithalini yasaklıyor. Hatta sırf bu nedenle İngiltere'de mayıs başında yapılacak seçimlerin ertelenmesi bile söz konusu.
Şap görülen hayvanlar derhal yakılarak öldürülüyor. Hayvanların İngiltere'nin bir yerinden diğerine nakli yasaklanıyor. Hükümet çiftçinin zararını karşılamak üzere 200 milyon dolarlık kaynağı derhal devreye sokuyor.
Bizdeyse şap yıllardır var. Herhalde artık kanıksadığımızdan olsa gerek, şaplı hayvanlarımızla gül gibi geçinip gidiyoruz.
Hatta deli dana tehlikesinin arttığı son aylarda "Bizim hayvanlarımızda deli dana hastalığı söz konusu olamaz. Sadece şap vardır. Onun zararı da hayvanın kendisinedir" türünden iç ferahlatıcı açıklamalar yaparak kendimizi avutuyoruz.
Oysa Avrupa ülkeleri Türkiye'yi yıllardan beri şap hastalıklı bölgeler içinde saydıkları için bizden her türlü et ve sucuk - salam gibi et ürünleri ithalini yasaklamış bulunuyor.
Şapın insan sağlığına etkilerine ilişkin araştırmalar ise sanırım henüz yeni. Süt ve süt ürünlerinden insana geçebileceği ve bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Telefondaki ses kendini "DSP İstanbul milletvekili Erol Al" diye takdim etti. Meslektaş olduğumuzu söyledi.
Ve ardından da "Genel Başkanımız Sayın Bülent Ecevit'in Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in hükümetten özür dilemesini isteyen bir basın açıklaması olmamıştır. Özür meselesi, olaylı MGK'nın ardından toplanan Bakanlar Kurulu'nu takiben yapılan basın açıklamasında yer almaktadır. Ve Bakanlar Kurulu'ndaki arkadaşlarımızdan öğrendiğimize göre bu basın açıklamasını Başbakan Yardımcısı Sayın Mesut Yılmaz kaleme almış" dedi.
Çünkü ben aynı günkü köşemde asıl özür dilemesi gerekenin Ecevit olduğunu yazmıştım. Erol Al'a teşekkür ettim. "Olaylı MGK'da tansiyonu yükselten Hüsamettin Özkan ve Mesut Yılmaz'dı" söylentilerini de daha fazla ciddiye almaya başladım.

"21 Şubat akşamı (yani kara çarşamba günü M.T.) bizlere hiçbir şey sorma ihtiyacı duymadılar. Ancak siciline bakma ihtiyacı dahi duymadıkları birilerine danıştılar."
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Hüsamettin Kavi, önceki gün yapılan İSO aylık Meclis toplantısında Başbakan Ecevit ve yardımcılarını böyle eleştirmiş.
Dövizin dalgalanma kararının çıktığı gecenin öncesinde Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın isteği üzerine Başbakanlığa giderek engin deneyimlerini! aktaran kimler var sizce? Ben şahsen ANAP hükümetlerinin ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Güneş Taner'den başkasını anımsamıyorum.
Yıllardır iş aleminin göbeğinde olan Kavi eğer birisinin sicilinden kuşku duyuyorsa, bu kuşkuyu başta hükümetimiz, hepimizin ciddiye alması gerekir.

*Düzeltme - Önceki günkü yazımda, son krizin ardından Türkiye'nin 2001 yılı GSMH'sinin Standard & Poors tarafından 160 milyar dolar olarak tahmin edildiğini yazmıştım. Oysa bu tahmini yapan Goldman Sachs'tır. Özür dilerim.