Takviye zorunluluğu!

22 Temmuz 2018

Galatasaray, PSV Eindhoven’dan sonra Valencia’ya da yenildi. Elbette sonuçların bir önemli yok ama yine de geleceğe ışık tutabilecek önemli mesajlar alındı.

Her iki takımın ortak özelliği Avrupa’nın başaltı ekipleri arasında yeralmasıydı. Birinci kategorideki takımları düşününce ister istemez insanın canı şimdiden sıkılıyor. Muslera, Serdar, Nagatomo gibi kilit isimlerin yokluğu bu anlamda etkili olmuş olabilir ama yine de çekilen röntgenin sonuçları en azından Avrupa için pek iyi görünmüyor.

Valencia karşısında yenilen goller Galatasaray savunmasının gözden geçirilmesi gerektiğini gösterdi. Donk belki zorunlu olarak bu bölgeye çekilmişti ama Maicon bir fikir verdi kendisiyle ilgili. Brezilyalı oyuncu ağır ve bu zaafiyet Devler Ligi’nde ağır bedeller ödetebilir. Savunmanın sırıtmasında Carole etkisini ayrıca belirtmek gerekir.

Sarı-kırmızılılar en kötü halinde bile pozisyon buluyor. Üstelik Gomis’in fiziksel ve psikolojik olumsuz tablosuna rağmen. Valencia karşısında Rodrigues yakaladığı pozisyonlarda doğru kararı verebilse sonuç farklı olabilirdi. İkinci yarıda İspanyollar yine kolay bir gol buldular. Galatasaray’da Onyekuru kumaşının iyi olduğunu girer girmez gösterdi. Nijeryalı çok iş yapar bu ligde.

Özetle bu maçın ardından elbette bir planlama yapılacak. En az 1 hızlı stoper, Ndiaye ya da o ayarda bir 8 numara ve Gomis’e alternatif olabilecek 1 golcü mutlaka alınmalı.

Yazının devamı...

Belhanda çare olur

9 Şubat 2018

Bir kupa rövanşından ziyade Galatasaray’ın röntgenini çeken bir maça dönüştü. Galatasaray’ın artıları, eksileri nedir ne değildir adeta gösterdi bizlere. Muhtemelen Fofana’nın golü sonrası Sivas maçından sonra Fatih Terim’i eleştiren, sosyal medya yoluyla mesaj gönderenler yeni bir organizasyonun içine girişecekti. Ancak hevesleri kursaklarında kaldı!
Bizans entrikalarını bırakıp maçtan çıkacak mesajlara geçelim.. Fatih Terim’in felsefesinin işaretleri ile dolu bir maç oldu. Oysa yenilmiş erken bir gol vardı. Ama buna hemen karşılık verildi. ‘Türk Pique’ Serdar Aziz ile. İkinci yarı ise sadece Terim’in değil, tribünlerin de görmek istediği takım vardı sahada. Öyle ki maç bitmesine rağmen hâlâ gitmeyen taraftarlar vardı tribünde. Yeni transfer Nagatomo bu devre iyi bir oyun sergiledi. İleri geri koştu ve Gomis’in golünde ortayı yaptı. Bu Japon’a üstelik izin verilmişti yeni doğan çocuğu için. Futbolcu böyle kazanılıyor demek. Feghouli-Belhanda-Gomis üçgeni bundan sonra kolay kolay bozulmaz gibi. Bu yapı rakip takımlar için büyük tehdit oluşturur. Özellikle Belhanda böyle oynarsa bir çok derde çare olur. Faslı orta sahada çok çalıştı. Terim’e başka pozisyonlarda da oynayabileceği mesajını verdi. Gomis 2 golle moral bulurken, Feghouli de çok etkiliydi.
Sonuç olarak G.Saray sınırlı kadrosu ile iki kulvarda mücadele ediyor. O niye oynuyor bu niye oynuyor deme lüksünüz yok.

Yazının devamı...

Terim’in transferleri

2 Şubat 2018

Fatih Hoca’nın seçtiği kadroyu görünce aslında herkes aynı şeyi düşündü.. “Terim kupayı değil ligi önemsiyor...” Sivas gibi zorlu bir deplasman öncesi bu öngörü normaldi de.. Terim neredeyse bütün aslarını kenarda tutup ötekilere şans verdi. Bu tercihlere ve Eray İşcan faktörüne rağmen 2-2’lik beraberlik ve daha da önemlisi sergilenen futbol gayet iyiydi. Galatasaray ilk bölümde 1-2 tehlike kalesinde gördü. Eray’ın ıskası ve Linnes’in kendi kalesine attığı gol eksilerdi. Ancak 2 penaltısı verilmedi. Yasin’le net bir fırsatı kaçırdı. Sinan’ın da direğe çarpan topu vardı. Olmayan şey goldü ve onlarda ikinci yarının başında geldi.
Terim ilk günden beri eldeki futbolcuların performansını yukarı çıkarmanın kendisinin önceliği olduğunu söylüyordu. Yani silinmiş, gözden çıkarılan, sağlık için spor yapanların..Dün de gördük 273 gün sonra forma giyen Hakan Balta’nın bile verebileceği şeyler var. Selçuk her maç üzerine koyarak gidiyor. Donk küllerinden adeta doğuyor. Belhanda klasından pasajlar sundu. Sinan Gümüş ise en büyük kazanım şimdilik. Terim Türk Futbolu’na Sinan’ı kazandıracak gibi.
Fatih Terim’in transferleri kulübeden çıkıyor. Ne olursa olsun böylesine ciddi bir rakip karşısında Galatasaray avantajla dönüyor. Atiker Konyaspor’un ihtiyacının ne olduğunu Jahovic gösterdi. 4-6-0 sisteminden vazgeçip yeni transferini oyuna sokan Mehmet Özdilek bunun karşılığını alıverdi. Makedon golcü Eto’o ile beraber belli ki çok iş yapacak.

Yazının devamı...

15-16'yı bulmak lazım!

29 Kasım 2017

Galatasaray yedek kulübesinin neredeyse tamamının değişmesi gerektiğini gösteren bir maç oldu. Bakmayın son bölümde atılan gollere ve gelen farka. Bu tamamen zayıf rakibin oyundan düşmesinden kaynaklandı. Bir takımın içi ile dışı ancak bu kadar birbiriyle ters orantılı olabilir. Zaten Galatasaray ile Beşiktaş ve Başakşehir hatta Fenerbahçe arasındaki fark da burada.

Galatasaray’da olmayan kadro derinliği rakiplerinde var. Oysa Tudor da söylemişti şampiyon olmak için oynayabilecek 15-16 futbolcuya ihtiyacınız olduğunu. Bu yüzden Galatasaray mutlaka devre arasında kadro derinliği sağlamak için birkaç takviye yapmalı. Aksi takdirde Maicon, Fernando, Mariano, Gomis, Belhanda gibi isimlerin uzun maratonda yokluğunda yeri kolay kolay doldurulamaz. Bu da Tudor’u takımın kimyasını bozabilecek arayışlara itebilir.

Yabancı sınırlamasından söz edenler dün gece izledikleri Tarık Çamdal için 4 milyon 750 bin euro verildiğini anımsıyor mu acaba? Sinan Gümüş ilk yarı dökülürken geriye gittiği izlenimi verdi. İkinci yarı toparlayıp golle birlikte 3 asist yapması gelecek için moral olmuştur. Ancak kafasındaki problemleri çözüp yeni bir sayfa açmalı.

Yasin’in formu, Linnes’in çalışkanlığı, Selçuk’un ciddiyeti olumlu gözüken taraflardı. Ancak hakemin iyi niyetiyle atılmayan Yasin kırmızı kart görse idi eğer bu yazının kurgusu ve başlıgı o zaman farklı olacaktı! Çünkü Beşiktaş maçında gereksiz yere takımını yalnız bırakacaktı. İlk maçında kalesinde gol gören Carrasso’ya fazla iş düşmediği için pek fikir sahibi olamadık.

Yazının devamı...