Çifte kazanç

24 Ocak 2013

Fenerbahçe hem üç puana ulaştı hem de Salih ve Beykan gibi gençleri takıma kazandırma adına önemli adımlar attı.

Büyük hedef Ziraat Türkiye Kupası’nı kazanıp, hem bu kupanın sahibi olmak hem de Avrupa Kupaları’na en kısa yoldan ulaşmak olsa da, bu maçların daha farklı yararları olduğunu belirtmek gerekir.
Öncelikle ilerleyen lig haftalarında oynama devamlılığı içinde olmayan ya da sakatlıktan çıkan oyuncuların tekrar formlarını ve maç ritmlerini yakalamaları açısından bu maçlar çok önemli. Diğer yandan futbol kültürümüz günlük başarıları öne çıkarıyor. Sabır, hoşgörü ne mümkün... Üstüne üstlük yabancı sayısının fazlalığı gibi birçok sebepten dolayı genç oyuncular takımlarında yer bulamıyor ve oynamadan da gelişemiyorlar. İşte bu yüzden kupa maçları, genç oyuncuların oynamaları ve şans bulmalarında büyük rol oynuyor. Özellikle Aykut ve Ertuğrul hocayı kutlamak gerekiyor. Salih, Beykan, Okan, Musa, Batuhan gibi gençleri hiç çekinmeden sahaya çıkarıp oynamalarını ve gelişmelerini sağlıyorlar.
Her iki takım da dengeli, kontrollü ve oyun disiplininden kopmadan oynadılar. Bu maç Bursaspor açısından kupada yoluna devam edebilmesi için çok önemliydi. Özellikle 1-0 yenik duruma

Yazının Devamı

Vazgeçilmezler!

17 Ocak 2013

Lig öncesi oynanan kupa maçları, takımların lige hazırlanması, oyuncuların maç ritmlerini yakalamaları açısından da çok önemli

Avrupa Kupaları’nda yer alabilmenin en kısa yolunun Ziraat Türkiye Kupası’ndan geçtiğinin bilincinde olan takımlar büyük bir iddia ile bu maçları oynuyorlar. Bursaspor da bu hedef doğrultusunda Fenerbahçe’ye karşı ideal on birine yakın kadro ile sahaya çıktı. Buna karşılık Fenerbahçe kupa maçlarında her zaman olduğu gibi çokça alternatif oyuncularıyla sahada yer aldı.
Süper Lig maçları öncesi oynanan bu iki Ziraat Türkiye Kupası maçlarının, takımların lige hazırlanması, oyuncuların tekrar maç ritmlerini yakalamaları açısından da çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Açıkça görünen şu ki, Yobo, Cristian, Meireles ve Sow bu takım için vazgeçilmez oyuncular... Yobo savunma dengesi ve uyumu açısından çok önemli bir yer tutuyor. Orta sahada ise Aykut hocanın da temel oyun anlayışı doğrultusunda güvenli pas oyununu uygulayabilmek, top hakimiyetini yüksek bir yüzde ile takımın elinde tutabilmek ve oyuna dinamizm katabilmek için Meireles ve Cristian isimleri öne çıkıyor. Tüm bu uygulamaların rakip kalede değer bulmasının yolu da bütün oyun boyunca çok

Yazının Devamı

Fener’e lig morali

14 Ocak 2013

Fenerbahçe sezon arasını en iyi şekilde değerlendirmiş gözüküyor. Özellikle ilk yarı sonu itibariyle alınan olumsuz netice, Teknik Direktör Aykut Kocaman’ın istifası ister istemez takım üzerinde ciddi bir baskı oluşturmuştu. Böyle bir ortamda lig maçlarından önce Ziraat Türkiye Kupası’nın oynanması ve alınan bu iyi sonuç Fenerbahçe’ye gelecek haftalarda olumlu olarak yansıyacaktır.
Üç kulvarda mücadele eden sarı-lacivertliler, Türkiye Kupası’nda başarılı bir şekilde yoluna devam ediyor. Üst üste iki galibiyet gruptan çıkma adına büyük bir avantajı da beraberinde getirdi. Aykut hoca diğer kupa maçlarındaki gibi yedek ağırlıklı kadro ile maça başladı. Deplasmanda maç kazanma zorluğu içindeki sarı-lacivertliler, dünkü maçta yine sonuca ulaşma konusunda ciddi sıkıntılar yaşadı.
Böylesine maçlarda şans bulan her oyuncunun daha yüksek performans göstermesi ve oyun içinde daha etkili olması gerekirdi. Fenerbahçe’de hücum yönünde oynayan Stoch, Mehmet Topuz, Baroni ve Kuyt gibi isimler gol bulma yönünde yeteri kadar etkili olamazken yine takımı rahatlatan gol Semih Şentürk’ten geldi.
Sonuçta Süper Lig maçlarından önce 1461 Trabzon ile oynanan bu Türkiye Kupası maçı ve alınan

Yazının Devamı

Kocaman’ı tanımak gerekir

24 Aralık 2012

Bu takım için adını ortaya koyan sayın Aykut Kocaman ile birlikte başarıya ulaşmanın daha kolay ve doğru olacağı inancındayım.

2010-11 sezonu sonunda Türk futbolunun zirvesinde bulunan Fenerbahçe, son 1,5 yıldır psikolojik sorunlar altında yarışma ve her yılki zirve hedeflerini koruma adına çok savaştı.
Bu zorlu süreçte, Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım ve futboldan sorumlu Aykut Kocaman psikolojik olarak çok yıprandı. Fenerbahçe için çok önemli yeri olan bu iki büyük şahsiyeti ayakta tutan en önemli etken de, milyonlarca Fenerbahçe taraftarının bir noktada bütünlük içinde kayıtsız şartsız onlara vermiş olduğu destekti.
Unutulmamalıdır ki, sayın Aykut Kocaman büyük olumsuzluklar karşısında sayın Aziz Yıldırım’ın yokluğunda camiaya örnek bir liderlik yapmıştır. İşin teknik, taktik boyutunun ötesinde yönetimsel anlamda da adını ortaya koymuş, saklanmamış ya da kaçmamıştır. Teknik direktör sıfatıyla 29 yıl aradan sonra özlenen Türkiye Kupası’nı kazandırdığı gibi şampiyonluğu son maçta kaçırmıştır.
Sayın Aykut Kocaman’ın karakterini kişiliğini iyi anlamak, tanımak gerekir. O futbol adına doğru olduğuna inandığı, bildiği her duygu ve düşüncesini açıkça ve dürüstçe konuşan

Yazının Devamı

Zamanında müdahale

20 Aralık 2012

Semih’i tekrar ilk on birde görmek çok güzel. Aykut hocanın temel oyun felsefesi; topa hakimiyeti ve güvenli pas oyunu ile oyunu rakip sahaya yıkıp, set oyununa geçmek ve o alanda rakibe baskı yapmak üzere kurulu... Bu noktada Semih’in varlığı çok önemli... İleri uçta topu tutup korumasıyla takımının hücuma çıkmasını sağlıyor. Semih bu maçta üçüncü bölgede, Krasiç ve Stoch gibi oyuncuları topla buluşturmasıyla da, rakip kalede etkili olmalarını sağlıyor, performanslarını olumlu etkiliyor.
Fenerbahçe maça çok iyi başlamasına rağmen bu etkili oyun 20 dakika kadar sürdü. Sivasspor dakikalar ilerledikçe oyunda dengeyi sağladı ve Fenerbahçe kalesinde görünmeye başladı. Abdülkadir, Erman, Atıf; Eneramo’ya daha fazla destek vermeye başladılar. Fenerbahçe etkili oyununu sürdüremeyince ligde büyük puanlar kaybetmiş, eski görüntüsünün çok uzağında olan Sivassporlular oyuna girmeye ve rakip kaleyi zorlamaya başladılar. Fenerbahçe maçın genelinde beklenen yüksek tempodan ve coşkulu oyundan uzaktı. Bunun temel sebebi oyuna tempo verebilecek Gökhan-Cristian-Kuyt-Caner ve Sow gibi oyuncuların sahada yer almamasıydı.
Bu tür maçlarda rotasyonun fazlaca oyuncuyu kapsaması mücadeleyi direkt

Yazının Devamı

Hücumu düşündüler

16 Aralık 2012

Son haftaların başarılı takımı Beşiktaş, Fernandes ve Oğuzhan gibi iki yaratıcı oyuncusunun yokluğunu fazlasıyla hissediyor... Bu iki oyuncu Beşiktaş’ın top hakimiyetini, pas oyununu sağlarken yaptıkları etkin driplinglerle de rakibin baskısını kıran ve takımını rakip sahaya taşıyacak özelliklere sahipler. Bunun yanında gol noktalarında etkili oldukları kadar asist özellikleriyle de öne çıkıyorlar...
Beşiktaş onların yokluğunda orta sahada İbrahim Toraman, Necip, Veli kurgusuyla maça başladı. İbrahim Toraman savunmanın önünü başarılı bir şekilde kapatırken Veli ve Necip çok koşarak oyunun savunma ve hücum bölümlerinde büyük gayret safettiler. Ancak her iki oyuncunun aynı yapıya yakın olması, yaratıcı özelliklerinin sınırlı olması oyunu çözme, rakip baskısını kırmada sıkıntı yarattı. Özellikle Beşiktaş gibi büyük hedefleri olan bir takımın duran topta gösterdiği konsantrasyon zaafı büyük bir hadikaptı.
Beşiktaş’ı ayakta tutan en büyük özelliği takım halinde çok koşması ve birlikte mücadele etmesiydi. 1-0 mağlup durumda olmasına rağmen oyunu bırakmayan, direnç gösteren Beşiktaş defans arasına çok iyi koşu yapabilen Olcay ile beraberliği yakaladı. Sağ kanatta Hurşut’un

Yazının Devamı

Büyük fırsat

13 Aralık 2012

Kupa maçları her dönem büyük sürprizlere gebe olmuştur, bu sene olduğu gibi... Kadro zenginliği içindeki büyük takımlar veya Süper Lig’deki üst sıralardaki diğer takımlar bu maçları fırsat olarak görüp oynama devamlılığı içinde olmayan oyuncularını bu tür maçlarda kullanırlar. Bu doğru bir uygulama olsa da diğer takımlar ve özellikle de bir alt ligdekiler açısından avantaj oluşturabiliyor. Bir de kupada son sekiz takım kalana kadarki süreçte eliminasyon sisteminin uygulanması, telafisi olmayan sonuçlar doğuruyor.
Fenerbahçe maça ideal on birinden Kuyt, Meireles ve Hasan Ali ile başladı. Aykut hocanın amacı, sakatlıktan çıkan Egemen ve Mehmet Topuz’un tekrar formlarına ulaşmaları, ileriki süreçte çokça faydalanmak isteği Sezer ve Krasiç’in maç ritmlerini yakalamaları ve ideal ilk on biri zorlamalarıydı.
Fenerbahçe 29 yıl aradan sonra kazandığı Türkiye Kupası’na bu yıl da önem verdiğini gösterdi. Bu maça büyük bir rotasyonla çıkmış olsa da, tüm maçı oyun disiplini içinde, istekli ve coşkulu oynadılar. Tüm oyuncular görevlerini yerine getirirken, Sezer ve Krasiç’in ortaya koyduğu etkin futbol hocalarının beklentilerine cevap vermiştir. Sezer çok özel oyuncu... Attığı goller ve

Yazının Devamı

Yedekler kayıp

7 Aralık 2012

Bu maçtan sonra ideal 11’in dışında kalan her oyuncunun ciddi şekilde özeleştiri yapması gerekir.

Fenerbahçe sezon başı itibariyle büyük sıkıntılar yaşamış ve dün M’Gladbach’a karşı yenilmiş olsa da özellikle Aykut hocanın çok iradeli ve dik duruşunun yanında oyuncularının karakter gösterip, hedef birliği içine girmesiyle üç kupada da hedeflerine doğru yürüyor.
Fenerbahçe’nin toparlanmasının altında, Aykut hocanın oyun anlayışı doğrultusunda oluşturduğu ve istikrarla oynattığı 11’i yatıyor. Bu 11’in merkezinde Mehmet Topal, Meireles ve Cristian var. Yobo, Gökhan, Kuyt ve Sow da 11’in vazgeçilmez isimleri. Özellikle orta sahada bu üçlü bozulduğunda sarı-lacivertli takımın performansı çok düşüyor. Krasic, Stoch ve Egemen gibi tecrübeli oyuncuların maç ritimlerini yakalamaları açısından oynatılmaları ne kadar doğruysa Recep, Özgür, Serdar gibi genç oyunuların 11’de yer almaları da, gelişimleri ve güven kazanmaları açısından o kadar önemli.
İlk yarıda ideal kadrodan sadece Mehmet Topal’ın oynadığı bir maçta Fenerbahçe’nin beklenen performansı gösterememesi doğal gibi gözükse de Aykut hoca tarafından verilen bu şansı oyuncuların daha iyi kullanmaları gerekirdi. Recep Niyaz çok

Yazının Devamı