Koronavirüsün değiştirdiği 5 şey

Pasaportlarına sahip olmayı çok istediğimiz, ABD, İngiltere, İtalya ya da İspanya gibi ülkelerin bir salgın karşısında çöken sağlık sistemlerini, yüz bin kişiye düşen yoğun bakım yatak sayılarının bizden az olduğunu görünce, kendi pasaportumuzu daha çok sevmeye başladık.

İşten arta kalan zamanda vakit ayırdığımız, evimizin ve çekirdek ailenin kıymetini anladık.

Para kazanmak yaşama amacı olmaktan çıktı. Para sağlıklı olmak, sağlıklı beslenmek için araç haline geldi.

Globalleşme ve “Daha ucuza almak mümkünken, neden üretelim ki?” teranesi bitti. Üretenin, sonunda kazanan olacağını anladık.

Bir zamanlar sağlık dahil her sektörden elini çekmesi istenen, piyasa koşullarına müdahale etmesin denilen devlet için şimdi “Sağlığa daha çok yatırım yapsın”, “Fırsatçılara izin vermesin”, “Kritik ürünlerin ihracatını yasaklasın” demeye başladık.

 Koronavirüs ‘yok daha neler’ bülteni

Koronavirüsten en fazla etkilenen Güney Amerika ülkesi Brezilya’da, Devlet Başkanı Bolsonaro, salgına karşı yeterli önlemleri almayınca, çeteler Rio de Janeiro’nun etkin oldukları üç mahallesinde sokağa çıkma yasağı ilan etti.

Arizona’da bir çiftçi, ABD Başkanı Trump’ın koronavirüse karşı işe yarayabileceğini söylediği klorokin fosfatı kend i başına içti ve öldü. Nijerya’da da Trump’ın açıklamasından sonra klorokin fosfat alan üç kişi hastaneye kaldırıldı.

Eskiden uzaydan dönen astronotlar karantinaya alınırdı, şimdi nisanda uzaya gidecek olan bir Amerikalı astronot ve iki Rus kozmonot 14 günlük karantinada...

Batı cephesi aynı

İpsos bir araştırma yapmış.
Buna göre, halkın yüzde 63’ü koronavirüse dair biraz bilgi sahibi.
Yüzde 17 koronavirüsü duymuş ama bir bilgisi yok.
Yüzde 20’lik kesimse koronavirüse dair ne varsa izliyor, okuyor, takip ediyor.
Araştırmayı görünce, dönüp reyting tablolarını kontrol ettim.
Koronavirüs öncesi en çok seyredilen dizi ve programlar koronavirüs sonrası da reyting tablosundaki yerlerini aynen koruyorlar.
Meşhur laftır ya, yine gerçek oldu, Batı cephesinde değişen bir şey yok...

Rakamlar ve salgınlar

Dünya nüfusunun yarısı, yani yaklaşık 4 milyar civarında insan, dünyadaki toplam kara parçalarının yüzde 1’i kadar bir alanda yaşıyor.

Tokyo’nun nüfusu 37 milyon. Kilometrekare başına 4 bin 49 kişi düşüyor. Manila’nın nüfusu Tokyo’nun yarısından daha az ama kilometrekare başına 6 bin 466 kişi yaşıyor.

Paris’in nüfusu 2 milyon 148 bin kişi sadece ama her sene 19 milyondan fazla turist ziyaret ediyor bu şehri. Bangkok’u 22.7 milyon, Londra’yı 21 milyon kişi ziyaret ediyor. İstanbul’dan yaklaşık 7 milyon daha fazla turist ağırlıyor bu şehirler.

Bu rakamlarla bugün koronavirüs, yarın bir başka hastalık... Dünyanın salgınlarla baş etmesi çok zor.

Korona günlerinde karambole gitmesin

Ünlülere dair haciz dosyalarının haberlerini medyaya sızdırarak ödemeye zorlama stratejisinin son kurbanı Defne Samyeli oldu. Şık bir yöntem değil bu.

Koronavirüse karşı sosyal medyadan bitkisel ilaç tavsiyesinde bulunan ve bu alanın ne kadar boş, insanların ne kadar savunmasız olduğunun anlaşılmasını sağlayan hanımefendilerden tek biri bile çıkıp, özür dilemedi takipçilerinden. Çok ayıp.

Binbir Gece dizisiyle gündeme gelen ahlaksız teklif konusunda kadın hatta erkek “Ben de ahlaksız teklif aldım” diye ortada dolaşanlar ile “Ben de koronavirüs testi yaptırdım” diye ortada dolaşanlar sineğin yağını çıkarma konusunda yatırım yapmalılar.