MİT ‘Kara Liste’ye girdi sonunda

Türkiye son 5 gündür “Bir Başkadır” adlı diziyi konuşuyor, daha doğrusu, medya mensupları olarak biz öyle zannediyoruz.

Birbirimizi ve sosyal medyayı takip ettiğimiz için orada konuşulan konuların halkın da gündemi olduğunu zannediyoruz.

Yazıya böyle girip sözü Netflix’te yayımlanan bir başka dizi, Black List’e getirmek çelişki sayılabilir ama tam öyle değil.

Black List, Sony Pictures’ın ürettiği, 2013 yılından beri NBC’de süren ve 8. sezonda da devam edeceğini açıkladığı dizinin adı.

Bir ana hikâyesi var bir de her bölümde işlenen suç dosyaları var.

Geçmişte de bu dizide çeşitli Türkiye ve Türk karakterler göndermesi yapılırdı ama 7. sezonda iş değişti biraz.

Sezonun 12. bölümünde, Bizans döneminde yapılmış, Kayseri’deki bir kazıda ortaya çıkarılmış kutucuklar ele alınmış.

Senaryoya göre, o kutucuklardan birinin üzerinde de Türkiye’de görev yapan CIA ajanlarının adları yazılı.

Dizinin kahramanı her zaman olduğu gibi zoru başarıyor ve “Microdot” yöntemiyle yerleştirilmiş isimleri buluyor.

O ne, isimler tamamen Türk vatandaşlarına ait ve anlıyoruz ki bunlar, CIA için çalışan Türk vatandaşlarının listesi.

Garip olan, senaryo ekibinin kahramana sadece “Biz ters anlamışız” dedirtmesi, ABD’li seyirci o isimlerin ne olduğunu anlamamıştır büyük ihtimalle.

Kahra manımız Türk istihbaratının kiraladığı önemli bir şahsiyeti ve Türk ajanlarını yeniyor, bölüm de “mutlu son” ile bitiyor.

Komplo teorilerini sevmem ama Black List senaryolarında bugüne kadar sadece Çin ve Rus gizli servislerinin görevdeki ajanlarıyla çatışıldı, İsrail gizli servisiyle de birden çok kere iş birliği yapıldı.

Başkan Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice’ın yönetim kurulu üyesi olduğu bir yapı Netflix.

ABD yapımı dizi ve  filmlerinden çok, fikirler ve ideolojiler ihraç ettiğini düşünen çok insan var.

O yüzden bana fazla ilginç geldi bu bölüm.

Döner ithalatı ne zaman?

Süt tozu ithalatımız yüzde 9 bin küsurat, peynir altı suyu ithalatımız da yüzde 6 bin küsurat artmış.

Hiç takılmadım bu rakamlara ve oranlara.

Ama Türkiye’nin yoğurt ithalatının yüzde 864 arttığını görünce gözlerime inanamadım.

Arkadaş, Türklerin en büyük icatlarından biri yoğurt, 33 ton bile olsa nasıl ve neden ithal ediyoruz?

Tamam, yoğurt ihracat rakamımız, elde ettiğimiz gelir çok daha büyük ama insanın yine de aklı almıyor.

Hangi ülkelerden yoğurt ithal ettiğimizi bulamadım ama bu kafayla yakında döner ithalatına da başlarız biz.

Bilin bakalım nereli?

Fotoğraftaki adam bir Kızılderili değil.

Rusya’daki Kamçatka Yarımadası’nda yaşayan İtelmen halkından, geleneksel başlık takmış bir erkek o.

Onlara Rus Kızılderilileri diyenler de var, İtelmen Türkleri diyen de.

Nüfusları 3 bin civarında, kimi kaynaklarda konuştukları dil Anadolu Türkçesine benzetiliyor.

Dr. Timur Davletov, Şaman Masalları başta olmak üzere bir sürü konuda önemli şeyler paylaşıyor kendine ait hesaplarda.

Merak edenlerin takip etmesinde fayda var.

MİT ‘Kara Liste’ye girdi sonunda

Teminatlık tarla da ne?

Hobi bahçelerine gelen kısıtlamadan sonra neler oluyor diye satılık tarla ilanlarına bakıyorum bu aralar.

“Teminatlık tarla” diye bir kavram türemiş.

Bankalardan kredi almak için gayrimenkul teminatı gerekiyor ya, yolu olmayan, sulu tarım alanlarından uzaktaki bu tarlaları pazarlamak adına bu ifade kullanılıyormuş.

Bankaların haciz koyduğu gayrimenkul sayısının fazlalığını biliyoruz ya, bu tanımlamayı da bilmemiz lazım.