Özay Şendir

Özay Şendir

ozay.sendir@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

12 Eylül’ün ardından Kenan Evren ve şürekâsı çok şeyi yasakladı hayatımızda.

Solcuların kullandığı kelime diye TRT’de “Evren” demek de yasaklandı.

Aziz Nesin, bu kararın ardından Kenan Evren’e Kenan Kâinat diye seslenmeye başlamıştı.

Sadece TRT’deki kelime yasaklarıyla sınırlı kalmadı 12 Eylül’ün gölgesi, eğitim sistemini hallaç pamuğu gibi attılar.

İlk işleri resmi tarihi daha da resmi hale getirmek oldu ve elbette şairleri de yasakladılar okullarda.

Okuduğumuz, Erzurum ve Sivas kongrelerini hatırlamaya çalışın bir an.

Haberin Devamı

Ne öğrettiler bize; İstanbul Hükümeti İngiliz mandasını savunuyordu ve Mustafa Kemal Atatürk ile beraber Anadolu’ya geçenlerin tamamı bağımsızlık yanlısıydı.

Yasaklı Nâzım Hikmet’in Kuvayı Milliye Destanı’nın 2. Bap’ı, Erzurum ve Sivas kongrelerinde ABD mandası için uğraşanları anlatarak başlar.

Mustafa Kemal’e karşı dönüşümlü başkanlık önerisinde bulunan Rauf Orbay’dı mesela.

Sivas Kongresi başlamadan önce Halide Edip’ten eski sadrazam Ahmet İzzet Paşa’dan gelen ABD yanlısı mektupları biliyoruz da, İsmet İnönü’nün 27 Ağustos 1919’da Kazım Karabekir’e yazdığı mektupta ABD mandasını savunduğuna dair bilgi yok denecek kadar azdır.

Bugün Mustafa Kemal Atatürk’e saldırmayı ve hakaret etmeyi marifet sayan kimi tarihçiler İnönü’nün mektubunu Atatürk’e ve Cumhuriyet’e karşı kullanmaya çalışıyorlar.

Oysa farklı amaç ve farklı beklentide olanları aynı amacın etrafında birleştirip, özgürlük yolunu beraber açmalarını sağlayan liderdir Mustafa Kemal Atatürk.

***

Mustafa Kemal Atatürk’ün yalnızlığını anlatmak için Bandırma vapurunda yolculuk edenlerden birine bakalım:

Adı Kazım Dirik’ti. Bandırma vapuruna Mustafa Kemal’in kurmay subayı olarak binmişti.

10 Temmuz 1919’da Erzurum’da Atatürk’ün karşısına çıktı, “Paşam, siz askerlikten istifa ettiniz. Benim bundan sonra emrinizde vazifeme devam etme imkânım kalmadı” demişti.

İstanbul Hükümeti tarafından görevden alınan Erzurum Valisi Münir Bey de mücadeleden affını isteyen ardından İstanbul’a dönen isim olmuştu.

Kazım Dirik ve Vali Münir Bey’i tek bir günle değerlendirmek doğru değil, her iki isim de Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet döneminde önemli görevlerde bulundular.

Haberin Devamı

Atatürk’e karşı İzmir Suikastı girişimini ortaya çıkaran Kazım Dirik oldu mesela ama Atatürk’ün talimatına rağmen Serbest Cumhuriyet Fırkası İzmir mitingine engel olmaya çalışan, kan dökülmesine sebep olan isim de Kazım Dirik oldu.

Celal Bayar, Başbakan olduğunda Dirik’i görevden aldı, Trakya’ya müfettiş olarak atadı diye devam eder hikâye.

Zor zamanlarda tek başına kalmak liderlerin değişmez kaderi mi, üzerinde düşünmek lazım.

***

Asım Us kimin takma adıdır, biliyor musunuz?

Söyleyeyim; Hatay meselesinde işi ağırdan alan İnönü Hükümeti’ni uyarmak için Kurun gazetesinde yazılar yazan Mustafa Kemal Atatürk’ün kullandığı isimdir Asım Us.

Cumhurbaşkanı olarak Hatay meselesi için Milletler Cemiyeti’ni harekete geçiren, Fransa’ya nota veren, Başbakan İnönü’ye 1936’nın son günü yolladığı notta, haklı olunan bir meselede ancak diplomasinin son imkânları kullanıldıktan sonra silaha başvurulabileceğini söyleyen bir liderdi o ama Asım Us adıyla gazete makaleleri de yazmak zorunda kaldı.

Haberin Devamı

Tüm bunlar yetmeyince, çok hasta olmasına rağmen, 19 Mayıs 1938’te Mersin ve Adana’yı ziyaret eden, askeri birliklerin resmigeçidini baştan sona ayakta izleyen bir liderden söz ediyoruz.

Atatürk’ün sofrasını dilinden düşürmeyenler, o törende dimdik ayakta duran, herkesi, “Mustafa Kemal çizmelerini giydi” diye düşündürten olağanüstü çabadan söz etmezler ama...

***

Yunan ilerleyişi nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Ankara’dan Sivas’a taşınmasının tartışıldığı günlerde, Başkomutanlık görevini ancak üç ay süreyle kabul edeceğini belirten liderdir Mustafa Kemal.

Top seslerinin Ankara’dan duyulabildiği Ağustos 1921’de, Mustafa Kemal’in muhalifleri, başkomutan değil de başkomutan vekili olsun tartışması yapmaya çalışıyorlardı.

Garip ama bu ülkenin yaşanmış gerçeği tüm bunlar.

Kısa süre önce dolaşıma sokulan Mustafa Kemal Atatürk’ün bir oy farkla Meclis Başkanı seçildiği iddiasına gelince. Mustafa Kemal Atatürk 120 milletvekilinden 110’unun oyuyla Meclis Başkanı seçildi.

Başkan Yardımcısı oylamasında da Celaleddin Arif Efendi 109 oy aldı.

Yani iki ayrı seçim sonucunu tek seçim yapılmış gibi sunmaya çalışmanın sadece vicdan değil bir ahlak zafiyeti olduğunu da unutmamak lazım.

***

Ne çektin be Mustafa Kemal başlığını sadece Atatürk’e saldıranları düşünerek atmadım.

Bir de her başarısızlığa karşı Atatürk adını kendine kalkan olarak kullananlar var, onlar da büyük sorun.

Mesela Atatürkçü görünen 28 Şubat, Cumhuriyet’in en büyük hedefi ve başarısı olan köy okullarını kapattı.

Anadolu’nun dört yanına kurulan o okullardan bugün Nobel Ödülü sahibi Aziz Sancar çıktı mesela.

Kenan Evren kendisini Atatürkçü ilan ettiği için Cumhuriyet gazetesinin sahibi Nadir Nadi, “Ben Atatürkçü değilim” diye kitap yazmak zorunda kalmıştı.

Biz tarihi toptan yargılarız ve ona göre tutum alırız ya, o Nadir Nadi, 1950’den 57’ye kadar Demokrat Parti listesinden iki kere bağımsız milletvekili seçilmişti.

Bugün 24 Nisan 2022, 102 yıl önce bugün Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.

Bağımsızlık Savaşı kazanıldı, devrimler yapıldı, Avrupa’da partiler kapatılırken iki kere çok partili hayata geçme çabasına girişildi, en büyük düşmanı tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi, tek kurşun atmadan ülke toprakları genişletildi ve dünya üzerinde kurucu liderine Türkiye kadar hakaret edilen bir başka ülke daha yok.

Başka da söyleyecek söz yok...

An’lar

Harbiye, 1925: Harbiye-Fatih tramvayının arkasına takılmış çocuklar. Artık değişmeyen ve halen süren bir İstanbul geleneği.

Ne çektin be Mustafa Kemal...

Haydarpaşa, 1969: Haydarpaşa-Gebze banliyö hattında elektrikli seferlerin başladığı gün yapılan tören.

Ne çektin be Mustafa Kemal...

Beyazıt, 1912: Yürüyüş yapan askerler, ordunun cepheden cepheye koşmak zorunda olduğu dönemler. 3 yıl, 4 yıl… Ne kadar askerlik yapacakları belli olmayan, gururlu, üniformalı adamlar.

Ne çektin be Mustafa Kemal...

Haftanın fotoğrafı

ABD gösteri ülkesi olmuştur her zaman. Dünyanın en ünlü şehri New York’ta, New York’un zirvesi olan 5. Cadde’de Paskalya Geçidi yapıldı her yıl olduğu gibi. Şapka ile ağır makyaj arasında gidip geliyor insanın dikkati ama kesin olan nokta şu, dikkat çekecek bir kare mutlaka çıkar ABD’deki her şovdan. Vietnam, Kore, Irak, Güney Amerika’daki askeri müdahaleler ve darbelerden sonra ABD’nin en iyi yaptığı iş büyük gösteriler yapmak...

Ne çektin be Mustafa Kemal...