ANADOLU KAPLANI’NIN KURUCU ORTAĞI VEFAT EDERSE

Anadolu Kaplanları olan KOBİ’lerin kurucularının en büyük endişelerinden birisi de, vefat ettiklerinde şirketlerinin geleceğinin ne olacağıdır.

Anadolu’da bir çok şirket, genellikle aile şirketidir. Eşler, kardeşler, yakın akrabalar arasında kurulmuş, limited veya anonim şirketlerdir.

Şirketin kurucusu, gece gündüz çalışıp, belirli bir yere getirdiği, yöresinin sayılı iş insanı olmasını sağlayan şirketlerinin kendilerinden sonra çeşitli sebeplerle dağılıp gütmesi, kapanması endişesini taşırlar. Eğer çevrelerinde bir tanıdığının şirketi vefat sonrası, mirasçılar arasındaki fikir ayrılıkları yüzünden kapanmış, batma aşamasına gelmiş ise, endişe daha da artar.

Anadolu Kaplanlarının kurucularının bana en çok sordukları sorulardan birisi de, kendilerinden sonra şirketlerinin dağılmaması için hukuki çareler olup olmadığıdır.

Anonimde durum ne?

Öncelikle, anonim şirketlerde nama ve hamiline olmak üzere iki tür hisse bulunduğunu belirteyim. Hamiline yazılı hisselerin devri çok kolaydır; devredenle devralan arasında yapılacak bir devir anlaşması ve senedin devralana teslimi.

Nama yazılı hisselerin devri için ise, şirketin bu devri pay defterine de işlemesi gerekir. Kanunen sadece bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, şirketin onayı ile devrolunabilir, şirket onay vermezse devredilmez.

Fakat TTK md 491 buna, nama yazılı anonim şirket hisselerinin miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla devri halinde istisna getirmiş. Bu hallerde şirketin onayına gerek olmadan devir gerçekleşiyor.

Yani bir anonim şirketin kurucusu vefat ettiğinde, mirasçıları kanunen hisseleri devralmış oluyorlar, şirketin onayına gerek kalmıyor.

Bu da şu anlama geliyor; bir Anadolu Kaplanı KOBİ kurucusu vefat ettiğinde, vasiyetname ile özel          olarak düzenlenmemişse, şirketle ilgili olsun olmasın, tüm mirasçılar miras yoluyla şirkete hissedar olarak girer. Ancak, eğer mirasçının devraldığı hissenin alan borcunu ödeme yeterliliğinde şüphe varsa, şirket teminat isteyebiliyor, teminat verilmezse, o zaman mirasçıyı şirkete kabul etmeyebilir.

Ama, bir Anadolu Kaplanı kurucusu, kendisi vefat ettikten sonra bazı mirasçılarının şirkete girmesini istemiyorsa ve bunu da vasiyetname ile yapmaktan kaçınıyorsa, başka bir yolu var; örneğin şirketiyle hiç ilgilenmeyen mirasçıları şirkete girmesin, şirkette yanında çalışan, yetiştirdiği mirasçıları şirkete devam etsin istiyorsa, buna da hukuki çare, TTK md 493/4 düzenlemesinde var.

Bu düzenlemeye göre, payları borsada işlem görmeyen kapalı aile şirketlerinde payların; miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmişlerse, şirket, payları edinen kişiye, sadece paylarını gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebilecektir.

Kısaca deniyor ki, şirketin ana sözleşmesinde bir değişiklikle istenmeyen mirasçıların şirkete girmesine engel olunabilir. Tek şartı, borsada işlem görmeyen nama yazılı hisselerin gerçek değeri üzerinden şirket tarafından satın alınmasının önerilmesi.

Eğer şirket, mirasçılara, miras kalan hisseleri gerçek değeri üzerinden sayın almayı teklif ederse, mirasçıların şirkete hissedar olmasının yolu kapanmış oluyor. Bu şekilde de şirkete girmesi engellenen mirasçı, hissesinin gerçek değerini şirketten alacağı için maddi bir kaybı da olmuyor, şirket de istenen mirasçılar arasında kendi yoluna devam ediyor.

Bu çözüm tüm Anadolu kaplanları kurucu ortakları tarafından bilinmesi gereken bir çözüm.

Ya limited şirkette?

Eğer Anadolu kaplanı bir KOBİ limited şirket olarak kurulmuşsa, o zaman işler biraz daha şirketi koruyucu, istenmeyen mirasçı kanunen şirketin dışında tutulabilir.

Normalde, bir kişinin limited şirkete ortak olabilmesi için, şirket genel kurulunun onay vermesi gerekir. Anonim şirketlerde bu onay şartı yoktu.

Fakat limited şirketteki ortaklık payının miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçiyor, TTK md 596.

Ama mesele burada bitmiyor...

Limited şirketin, örneğin kurucu ortağın vefatından ortaklık paylarının hangi mirasçılara geçtiğini öğrendikten sonra üç ay içerisinde sonra, esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddetme hakkı var. Şirket diyebilir ki, ben şu mirasçının şirkete hissedar olarak girmesini onaylamıyorum, şu mirasçınınkini onaylıyorum.

Ancak bunun da çok önemli bir şartı var, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi şarttır. Gerçek değer üzerinden satın alınmayacak olan payların mirasçılara geçişi engellenemiyor.