Cep’teki SIM kart ne kadar güvenli?

25 Ocak 2021

Telefon rehberimin kayıtlı olduğu SIM karttaki bilgiler silindi. SIM kartlarda zaman zaman güvenlik açıkları yaşanabildiği biliniyor. GSM şirketlerinin, dışarıdan müdahaleye, kopyalanmaya karşı güvenli bir SIM kart sunması hukuken zorunlu mu, birlikte tartışalım.

Geçen salı sabahı bir dostuma telefon etmem gerekti. Fakat o da ne? Cep telefonumun rehberi bomboş! Üstelik telefonumda çift SIM kart (abone kimlik bilgileri ve telefon defterini barındıran mikroçip) var. Her iki SIM kartın rehberi silinmiş. GSM şirketinin müşteri servisini aradım.

Müşteri hizmetleri temsilcisi, SIM kartlarına müdahalenin sadece aboneler tarafından yapılabildiğini, benim de bir şekilde rehberimi kendimin silmiş olabileceğini söyledi. Mümkün mü? Mümkün!

Bankalar işi çözdü

Sizlerin de başına gelmiştir, bazen dokunmatik ekranlara farkında olmadan parmağımız değiyor ve istemeden birilerine telefon ediyoruz, ya da böyle telefonlar alıyoruz. Acaba SIM kartları ne kadar güvenli? Maalesef zaman zaman SIM kartlarda güvenlik açığı ortaya çıkıyormuş. Cep telefonunuza gelen bir kısa mesaj ile SIM kartınızdaki bütün bilgiler ele geçirilebiliyor ve daha önceden başka yollarla ele geçirilen banka bilgilerinizi kullanıp banka hesaplarınız boşaltılabilirmiş!

“SIMJacker” adlı adı verilen bir güvenlik açığı ile hackerler bazı saldırılarda bulunmuş.

Eskiden kredi kartları çipli değildi ve kartın manyetik şeridindeki bütün bilgiler kolayca kopyalanabiliyordu.

Sonunda bankalar yüzmilyonlarca dolar Ar-Ge çalışmaları sonucu, kopya edilemeyen çipli kredi kartlarını kullanıma sundular da, kopyalama sahteciliği bitti. GSM operatörlerinin de abonelerine, dışarıdan müdahalelere, bilgilerin çalınmasına, kopyalanmasına karşı güvenli bir SIM kartı sunmaları gerekli ve hukuken zorunlu.

Yazının devamı...

WhatsApp GSM’e rakip ‘lisans ücreti’ ödemeli

18 Ocak 2021

Devlet GSM şirketlerinden lisans geliri elde ederken, aynı iletişimi sağlayan WhatsApp, Telegram gibi yabancı uygulamalar lisanssız çalışıyor ve Hazine bu nedenle büyük gelir kaybı yaşıyor. Dünyaya örnek olacak şekilde, bir kanun değişikliği gerçekleştirerek, internet üzerinden haberleşme faaliyetlerine lisans alınarak ruhsatla yapılma zorunluluğu getirilmeli.

ABD’li sosyal medya şirketi Facebook çatısı altındaki anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp güncellenen ‘gizlilik ilkesi’ne gelen yoğun tepki üzerine ‘erteleme’ kararı alsa da, bu konudaki tartışmalar sürüyor.

Ben de WhatsApp ile haberleşmeyi tercih ediyorum. Artık cep telefonuma Telegram, Viber ve Signal de yükledim. Birisinden memnun kalmazsam, diğerini kullanabilmeliyim. İyi ki rekabet var ve tercih şansım oluyor...

Geleceğim nokta; internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları ile iletişimi ve haberleşmeyi sağlayan internet şirketleri arasında temel bir fark olduğu... YouTube, Twitter, Instagram, Facebook, TikTok gibi sosyal ağ sağlayıcıları bilgi paylaşım platformlarıdır.

Buna karşılık WhatsApp, Telegram, Viber, Signal gibi internet şirketleri ise iletişim ve haberleşme hizmeti veriyor. Türkiye’deki GSM şirketleri olan Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone’un verdiği haberleşme hizmeti ile aralarında hemen hemen fark yok; onlar da iki abone arasında sesli, görüntülü ve yazılı iletişim sağlıyor, WhatsApp da...

Kanun ne diyor?

Fakat gel gör ki, GSM operatörleri Türkiye’de faaliyet gösterebilmek için lisans ve ruhsat almaları gerekirken, internet haberleşme şirketleri ne lisans alıyorlar, ne de ruhsat. Onlar Amerika’da bir yerlerden Turkcell, Türk Telekom, Vodafone gibi, örneğin Yozgat’taki Mithat Amca ile Mardin’deki kardeşi Zübeyde Teyze arasındaki iletişimi sağlıyor. Üstelik bunun için Türkiye sınırları içinde döşenmiş internet kablo alt yapısını kullanıyorlar.

Yazının devamı...

'Türkiye’de kullanıcılar WhatsApp’a dava açabilir'

12 Ocak 2021

WhatsApp Türk kullanıcılara yeni koşullar dayatırken, muhtemelen Türk Hukuku’nu tam incelememiş, incelemiş ise hukuki sorumluluğu üstlenmiş. Ortada her yönüyle hukuka aykırılık ve WhatsApp’a tazminat sorumluluğu doğuracak bir işlem var. WhatsApp kullanıcıları Türkiye’de dava açabilir.

ABD’li sosyal medya şirketi Facebook çatısı altındaki anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, kullanıcılarına yeni bir gizlilik anlaşması sundu ve kullanım koşullarını kabul etmemeleri halinde ise 8 Şubat 2021’den itibaren kullanıma kapatacağını duyurdu.

WhatsApp’ın bir ticari işletme olarak sunduğu iletişim hizmetine karşılık bir ücret istemesi sürpriz olmazdı ama dayattığı ve kullanım için şart koştuğu gizlilik anlaşması baştan aşağı hukuka aykırılık içeren kötü bir sürpriz oldu.

WhatsApp bu koşulları dayatırken, muhtemelen Türk Hukuku’nu tam incelememiş, incelemiş ise hukuki sorumluluğu üstlenmiş demektir. Çünkü ortada her yönüyle hukuka aykırılık ve WhatsApp’ın tazminat sorumluluğunu doğuracak bir işlem var.

Bütün WhatsApp kullanıcıların Türkiye’de dava açma hakları vardır, çünkü iki Türk kullanıcı arasındaki iletişim Türkiye’de meydana gelmektedir ve bu konudaki uyuşmazlıklarda Kaliforniya Kuzey Bölge Mahkemesi değil, Türk Mahkemeleri görevli ve yetkilidir.

‘Buna hakkı yok’

Düşünün, Kars’ın bir kasabasında yaşayan kullanıcının WhatsApp’a karşı Kaliforniya’da dava açması mümkün mü? Bu açıkça, “Ey Türk kullanıcılar, siz bana hiç bir zaman dava açamazsınız, gücünüz varsa buyrun gelin Kaliforniya’ya beklerim!” demektir ve Türk Borçlar Kanunu md 21 gereği hukuken geçersizdir, daha doğrusu, “yazılmamış” sayılır. WhatsApp’ın talebi bir çok konudan hukuka aykırılık içermektedir.

Yazının devamı...

Pandemi konkordatoyu bitirdi

9 Ocak 2021

Mahkemeler iflas ertelemelerdeki kötü tecrübelerinden dolayı, kolay kolay konkordato kararı vermiyor, ince eleyip sık dokuyorlar. Konkordato sürecini de artık mahkemece atanan konkordato komiseri denetliyor

Konkordato eskiden beri vardı. Ama rağbet görmüyordu. İflas erteleme gelince, birçok şirket yararlandı, iflas erteleme ile nefes alıp, mali durumunu düzeltti, işçileri işsiz kalmadı, borçlarını ödeyebildi.

Fakat borçlarına sadakat niteliği olmayan bazı şirketler iflas ertelemeyi kötüye kullandılar, borçlarını ödemek yerine alacaklılarını daha da mağdur ettiler. İflas erteleme mağdurları öyle bir arttı ki sonunda beklenen oldu, iflas erteleme kaldırıldı. Yerine, yeniden düzenlenmiş haliyle konkordatodaki şirketlere bir nebze nefes aldıracak şekilde getirildi.

Üstelik konkordato, sadece iflasa tabi olan tacirlere değil, esnaf, işçi, öğretmen, memur herkese yararlanabilecekleri bir mekanizma olarak düzenlendi.

Konkordato için ilk koşul ya borçların vadesinde ödenememiş ya da ödenemeyecek olması. Daha sonra da en esaslı koşul, mahkemeyi ikna edecek bir konkordato (ön) projesini sunabilmek.

Geçici ve kesin mühlet alındı mı, borçlulara ve rehinli alacaklar hariç faize karşı bir zırha bürünülüyor. Mahkemeler iflas ertelemelerdeki kötü tecrübelerinden dolayı, öyle kolay kolay da konkordato kararı vermiyorlar, ince eleyip sık dokuyorlar. Konkordato sürecini de artık mahkemece atanan konkordato komiseri denetliyor. Gerekiyorsa, mahkeme konkordato komiserine şirketi yönetme yetkisi dahi veriyor.

Listeler yayınlandı

Yazının devamı...

Ekonomi ve hukuk reformundan beklentiler

3 Ocak 2021

2021 yılı ekonomi ve hukuk reform yılı olacak. Ekonomide üretimi artırıcı, yatırımları teşvik edici, işleyişi hızlandırıcı ve kolaylaştırıcı adımlar atılacak. Hukukta, vatandaşlara ve yatırımcılara hukuki güvenlik sağlayan, adalete erişimi hızlandırıcı ve adaleti garanti altına alan adımlar atılacak

Reform, yeniden form verme, yeniden şekil verme anlamına geliyor. Ekonomik ve hukuki yönü birlikte reform ihtiyacı olan üç alan var. Üçünde de hukuki düzenlemeler değil adaleti sağlama, bilakis telafisi zor mağduriyetlere neden oluyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Yılbaşı Mesajında “Ekonomimizi güçlendirecek, demokrasimizin, hak ve özgürlüklerin çıtasını yükseltecek reform hazırlıkları içindeyiz” müjdesini verdi.

Hapis cezasına çarptırılan karşılıksız çek mağdurları, eylem ile yaptırımı arasında muazzam bir dengesizlik bulunan VUK 359 mağdurları ve ömür boyu ekonomik mahkumiyete çarptırılan süresiz nafaka mağdurları müjdelenen reformlar nedeniyle 2021 yılına umutla girdiler.

Süresiz nafaka reformu

Türk Medeni Kanunun 175 inci maddesi, öncesinde en fazla 1 yıl olarak uygulanan yoksulluk nafakası hakkında, 1988 Yılı’ndan beri, boşanma ile yoksulluğa düşecek olan taraf, diğer taraftan mali gücü oranında “süresiz olarak nafaka isteyebilir, diyor. Mahkemeden, nafakanın süresiz değil, süreli olmasını isteyen kimseyi ve davayı tanımıyorum.

Yoksulluk nafakasının 1 yıldan süresize çıkarılmasının hangi sorunları çözdüğü ve hangi mağduriyetleri giderdiğine ilişkin somut veriler yok.

Ama nafaka borcunun ömür boyu sürmesi, kişinin ekonomik özgürlüğünü kısıtladığında şüphe yok. O artık ömrü boyunca ekonomik ve mali geleceğini hesaplarken, yollarını ayırdığı kişiye ödeyeceği nafakayı da hesaplamak zorunda. Ömür boyunca dediğine göre, eli ayağı tutmasa, kendisi nafakaya muhtaç hale gelse bile!

Yazının devamı...

E-ticaret yaparken kaçakçı olmayın

26 Aralık 2020

Pandemi döneminde elektronik mağazacılık fırsata dönüştü. Ama dikkat etmek gerekiyor. Yurt dışından ‘ithal etmek’ yerine ‘temin etmek’ gümrük kaçakçılığı suçu olabiliyor. Bir bilene danışın Her değişen şart kendi fırsatını da getirir. Fiziki mağazacılık yerine elektronik mağazacılığı keşfettik. Mağaza mağaza gezmektense, oturuyoruz bilgisayarın başına, internete bağlanıyoruz, bir saatte 10-15 elektronik mağazayı geziyoruz. Ürünleri kıyaslıyoruz. Bir fare tıklaması ile ürün satın alıyoruz.

Elektronik mağazacılık bir fırsata dönüştüğünden daha önceden bu işle ilgilenmemiş birçok girişimci, yurt dışından temin ettikleri ürünleri, Türkiye’de internet üzerinden alışveriş sitelerinde satışa sunuyor. Burada üzerinde duracağım konu, “yurt dışından ithal etme” yerine “temin etme”. Gümrük kaçakçılığı suçu olabilir, dikkat! Genç bir girişimci, pandemi dolayısıyla elektronik ticaretteki yükselişten payını almak ister.
Hemen tek kişilik bir limited şirket kurar. Yurt dışındaki “e-bay” sitesindeki sanal mağazadan çoğunluğu dijital kamera olmak üzere 485 adet muhtelif elektronik eşya sipariş eder. Bu elektronik eşyalardan sadece birisinin bedeli 22 euro’nun üzerinde olduğu için sadece onun için gümrük vergisi, KDV, ÖTV dahil diğer vergi ve harçları öder. Diğer 484 adet elektronik eşyanın teker teker değeri 22 euro’nun altında olduğu için sadece maktu % 18 vergi öder. Çünkü 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 45’inci maddesi aynen, “Türkiye Gümrük Bölgesi’ndeki bir tüzel kişiye posta ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelen, bedeli gönderi başına toplam 22 euro’yu geçmeyen ve ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın değeri üzerinden, 62’nci maddede belirtilen esaslar çerçevesinde tek ve maktu bir vergi tahsil edilir.” demektedir.
Bir bilene danışalım
Ancak bu kapsamda yurt dışından getirtilen ve serbest dolaşıma sokulan her türlü eşya, Gümrük İdaresinden izin alınmaksızın muafiyetten faydalanamayan kişi, kurum ve kuruluşlara belli bir para karşılığı veya karşılıksız olarak ödünç verilemez, teminat olarak gösterilemez, kiralanamaz, devredilemez, satılamaz veya muafiyetin amacı dışında kullanılamaz.

Yazının devamı...

Ortak bilet alırken neye dikkat etmeli?

19 Aralık 2020

Hayal kurmak herkesin hakkı. Milli Piyango’nun 100 milyon TL’lik ikramiyesinin hayalini kurarken, hayali hukuken garanti altına alın. İşte ortak bilette dikkat edilmesi gerekenler

Bu sene talih kuşu yüksekten uçuyor. Yılbaşı büyük ikramiyesi tam 100 milyon TL... Hayal kurmak herkesin hakkı. Ama 100 milyon TL ikramiyenin hayalini kurarken, hayalinizi hukuken de garanti altına almalısınız. Güven ayrı, önlem ayrıdır. Arkadaşınıza, kardeşinize, kim olursa olsun güveniniz çok yüksek olabilir, karşı taraf güveninizi sonuna kadar da hak ediyordur.

Ama Allah muhafaza, ya bir şey olur da vefat ederse, mirasçıları da aynı güvene layık hareket edecekler midir?

Bizzat bildiğim birçok dava var, iki kardeşin, iki arkadaşın güven içinde yürüttükleri ilişki, birisi vefat ettikten sonra nasıl vefat edenin çocukları tarafından kötüye kullanılmıştır. İki kardeş, iki ortak arkadaş arasında alınan verilen şeyler, vefat edenin mirasçıları tarafından inkar edilmiştir.

Şansı artırmak için

İkramiye büyük, hayaller daha büyük… Birçok vatandaş, şansını artırmak için ortak bilet alma yolunu seçer. Öyle ya, tek başıma 100 TL’ye bir bilete 100 milyon yerine, ortak 10 bilet alayım, 10 milyona razı olayım, diye düşünür. Böylece 10 milyon ikramiye kazanma şansını 10 katına çıkarmış olur.

Bilet ortaklığına mahkeme ne diyor?

Online bileti değil de klasik usulde, “biletlerin arasından şansıma denk geleni seçeyim” diyenler de olabilir. Eğer fiziki ortamda bir Milli Piyango biletini ortak olarak alacaksanız, burada ortaklığın ispatında sıkıntı çıkabilir.

Yazının devamı...