DASK’ta kritik noktalar

Bazı bankalar günü gelince DASK sigortasını otomatik yeniler. Eğer banka DASK’ı size sormadan yenilemeyi teamül haline getirmiş ve fakat daha sonra yenilememişse, banka konuttaki deprem hasarından sorumlu olur


İzmir depremi, deprem riski yüksek yerlerdeki, özellikle İstanbul’daki vatandaşlarımızı, Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmanın ne kadar gerekli olduğu konusunda uyarmış oldu.

DASK ile ilgili zaman zaman konut sahibi, DASK, banka, sigorta şirketi ve acentası arasında çeşitli uyuşmazlıklar çıkabiliyor ve dikkatli olunmazsa, deprem dolayısıyla mağdur olan konut sahibi, bir de DASK yönünden mağdur oluyor.

DASK prim tutarı peşin ödenir ve DASK poliçesi düzenlendikten sonra DASK Genel Şartlarında belirtilen zorunlu haller dışında sonlandırılamaz.

Otomatik yenilenmeli

Bazı bankalar kredi kullandırttıkları konutla ilgili DASK’ı kendi bünyelerindeki sigorta şirketine yaptırırlar ve kredi müşterilerine sormadan her sene otomatik olarak yenilerler. Derken, banka DASK’ı yenilemeyi ihmal eder. Talihsizlik de burada başlar, gerçekten deprem olur ve konut oturulamayacak kadar hasar görür.
DASK yenilenmediği için sigorta tazminatı ödenmez.

Bankanız DASK’ı size sormadan otomatik olarak kendiliğinden yenilemeyi teamül haline getirmiş ve fakat daha sonra yenilememişse, banka konuttaki deprem hasarından sorumlu olur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi de 2020/3246 K sayılı kararı ile bu sonuca varır.

En iyisi, konut kredisi çektiğiniz bankadan DASK’ı otomatik yenilemesini talep etmeniz.

Hatırlatmalı

Banka, DASK’ı otomatik olarak yenilemeyi teamül haline getirmemişse, DASK süresi bittiğinde bankanın sorumluluğu, DASK süresinin bittiğini ve yenilenmesi gerektiğini kredi borçlusu konut sahibine hatırlatmak ve bildirmek şeklindedir.

Mahkeme kararlarına konu olmuş bir olayda, kredi ile satın aldığı konutu depremde ağır hasara uğrayan ve oturulamaz hale gelen bir vatandaşımız, zararının tazmini için sigorta şirketine ve DASK’a başvurduğunda büyük bir hayal kırıklığına uğrar; DASK geçen sene bitmiş ve yenilenmemiştir!

Konut sahibi, “DASK’ı sigorta şirketinde yenilettirme görevi ve sorumluluğu bankaya aittir” düşüncesi ile dava açar ve zararının giderilmesini ister. Sonuç; her ne kadar, DASK sigortasını yapan başka bir sigorta şirketi olsa da, konut satışını kredilendirmiş olan bankanın zorunlu olan bu sigortanın da yenilenmesi için kredi borçlusu konut sahibi müşterisini bilgilendirmiş olması gerekir. Bilgilendirme yapmayan banka, kusurludur. Sigortalıya da sigorta süresini takip ve sigortayı yeniletme yükümlülüğü düşmektedir. Yükümlülüğünü ihlal edenin de müterafik kusuru vardır. Öyle diyor Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/4352 K sayılı kararında.

Bina artçı depremde yıkılırsa...

Asıl depremin yıkamadığı binayı artçı deprem yıkarsa DASK ne olur?

Ya da, “Asıl depremden hemen sonra yapılan DASK’ın durumu ne olur?” diye de sorabilirsiniz.

DASK yaptırmayan konut sahipleri, deprem olduktan sonra, hemen DASK yaptırırlar. Asıl depremden sonra yapılan DASK söz konusuysa, DASK bazen hasarı ödemeyi reddediyor.

23 Ekim 2011’de merkez üssü Van’ın Tabanlı Köyü olan 7.2 şiddetindeki depremi hatırlarsınız. Asıl depremde konutu hasar görmeyen bir vatandaş, artçı depremleri düşünerek üç gün sonra, 26 Ekim 2011 tarihinde DASK yaptırır.

9 Kasım 2011’de merkez üssü Edremit olan yine Van’da 5.6 şiddetinde bir deprem daha olur. 23 Ekim’deki depremden üç gün sonra DASK yaptıran vatandaşın konutu, iki hafta sonra meydana gelen bu ikinci depremde hasara uğrar. DASK, meydana gelen hasarın 23 Ekim’deki ilk depremde meydana geldiğini, konut sahibinin bu hususu gizleyerek DASK yaptırdığını ileri sürüp tazminat ödemeyi reddeder.

Mahkeme konut sahibini haklı bulur ve DASK’ı, konutta meydana gelen hasarın tamamını tazmin etmeye mahkum eder, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi de mahkeme kararını 2020/3927 K sayılı kararı ile onar.

DASK poliçesi düzenlenmeden önce meydana gelen ve hasar yapıcı etkisi bulunan depremde taşınmazın hasar gördüğü, hasarın konut sahibi tarafından bildirilmediği şeklindeki savunmaya itibar edilmez.

17’nci Hukuk Dairesi’ne göre, binaların sigortalatılmadan önce hasar durumunun tespiti ile sigorta işlemlerinin yapılıp yapılmayacağı hususunda sorumluluk DASK’tadır.

Bana sorarsanız, Yargıtay kararı ve yorumu ağırdır. Adil ve hakkaniyetli bir karar için yapılması gereken, bilirkişi heyeti ile inceleme yaptırılarak, asıl depremin şiddeti de dikkate alınıp, taşınmazdaki hasarın, artçı depremlerde ağır veya orta hasar görmüş olup olmayacağının, ya da asıl depremin etkisinin artçı depremler sonucu oluşan hasarı artırıcı etkisi bulunup bulunmadığının, komşu taşınmazlar da incelenerek tespit edilmesidir.

Yoksa, Türk Ticaret Kanunu’nun basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğüne haddinden fazla hukuki kutsiyet yükleyip, ‘kurum’a, “sen de DASK yapmadan konutta hasar olup olmadığını inceleseydin, incelemediysen tazminatı ödersin” gibi hatalı bir yorum yapmak, bizi adil olmayan sonuçlara götürebilir. Hatalı hukuki yorumlarla mağduriyet gidermek yerine, adaletin tesis edilmesi benim kişisel tercihimdir.


Sigorta şirketinin bildirim yükümlülüğü

DASK yaptırdığımız sigorta şirketinin de DASK süresinin bittiğini hatırlatma yükümlülüğü var. Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği’nin 23. maddesinde zorunlu deprem sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketine, sigorta sözleşmesinin bitiminden önce elektronik posta, kısa mesaj (SMS) veya çağrı merkezi kanalıyla sözleşmenin sona ereceğini ve yeni bir sigorta yaptırma zorunluluğunu sözleşme sahiplerine bildirme yükümlülüğü getirilmiş.
Bu sebeple, sigortalıya DASK’ın bittiğini ve yenilenmesi gerektiğini bildirmeyen sigorta şirketi de kusurludur.

Ancak hemen belirteyim ki, ne bankanın ne de sigorta şirketinin DASK’ın yenilenmesine ilişkin bildirim yükümlülüğü sonsuz kabul edilemez. Eğer DASK süresi bittikten, örneğin üç yıl sonra deprem meydana gelmişse, ne bankaya ne de sigorta şirketine ağır bir kusur atfedilebilir. Kusurun ağırlığı, üç yıldır DASK’ın bittiğini takip etmeyen sigortalıdadır.