Prof. Dr. Erol Ulusoy

Prof. Dr. Erol Ulusoy

erolulusoy@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

GSM operatörleri, iletişim ve haberleşme sektöründe faaliyet gösterebilmek için para ödeyerek lisans ve ruhsat almak zorundayken, aynı sektörde faaliyet gösteren internet şirketleri ruhsatsız ve lisanssız, hiçbir ücret ödemeden iletişim hizmeti veriyor. İnternet iletişim şirketlerinin lisanssız faaliyetleri Hazine’nin kaybına neden oluyor

Sesli ve görüntülü haberleşmenin ve iletişimin yoğunluğu artık cep telefonundan internet üzerinden haberleşmeye kayıyor. Bu alanda 40 milyon civarındaki kullanıcı sayısıyla WhatsApp piyasanın hakimi durumunda. Ardından 10 milyon kullanıcı sayısıyla Turkcell tarafından geliştirilen BİP geliyor. Bunları Telegram ve Signal takip ediyor.

Haberin Devamı

‘İletişim hizmetleri pazarı’nda faaliyet gösteren WhatsApp, BİP, Telegram ve Signal, Skype, Messenger gibi internet haberleşme şirketleri internet ortamında iletişimi ve haberleşmeyi sağladıklarından, internet ortamında yayın yapan sosyal ağ sağlayıcıları ile bilgi, resim, müzik video gibi mesaj, resim ve video paylaşımı olanağı veren YouTube, Tweetter, Instagram, Facebook, Tiktok gibi sosyal ağ sağlayıcılarından farklıdır.

Birinci guruba girenler ‘haberleşme’, ikinci guruba girenler ‘duyuru ve ilan’ hizmeti sunuyorlar, bunların faaliyet gösterdikleri pazar, ‘sosyal ağ pazarı’ olarak adlandırılıyor.

Altyapı farkı

WhatsApp, BİP, Telegram, Signal, Messenger ve Skype sundukları haberleşme hizmeti ile Türkiye’deki GSM şirketleri olan Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone’un verdiği haberleşme hizmeti ile arasında hemen hemen hiçbir fark yok; hepsi sesli, görüntülü ve yazılı iletişim hizmeti sunuyor. Bunlara internet şirketlerinin abonelerine verdikleri özel telefon numaraları üzerinden sağlanan haberleşmeyi de ekleyebiliriz.

Aradaki tek fark, GSM operatörleri kendi iletişim altyapılarını inşa ediyorlar, diğerleri ise internet bağlantısı altyapısını. Üstelik internet bağlantısı altyapısını dahi kendileri inşa etmiyorlar. Mesela Türkiye’de internet bağlantısı altyapısını kuran şirket WhatsApp değil.

Dahası, internet haberleşme şirketleri, yerel bir GSM numarası olmayanları sistemlerine alamıyorlar. Böylelikle başkalarının inşa ettiği internet altyapısını ve GSM bağlantısını kullanarak haberleşme hizmeti vermiş oluyorlar.

Haberin Devamı

İnternet haberleşme şirketleri ile GSM operatörleri haberleşme bakımından birbirinin rakibidirler. Rekabet hukuku bakımından aynı pazarda faaliyet göstermektedirler. 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in 4’üncü maddesinde ve Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Teşebbüs Birliği Kararlarının İsteğe Bağlı Bildirimine İlişkin Kılavuz’un Bildirim Formu’nun 3’üncü maddesinde ilgili ürün ve ilgili coğrafi pazar tanımlarına yer verilmiştir. İlgili ürün pazarının tespitinde, tüketicinin gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve nitelikleri bakımından aynı sayılan mal veya hizmetlerden oluşan pazar dikkate alınmaktadır. Kullanım amacı haberleşme olduğundan GSM operatörleri ve internet haberleşme şirketlerinin aynı pazarda faaliyet gösterdikleri sonucuna varılabilir.

Haberin Devamı

Lisanssız iletişimde Hazine’nin kaybı var

Ruhsat ve lisans şart

GSM operatörleri Türkiye’de faaliyet gösterebilmek için lisans ve ruhsat almak zorundayken, internet haberleşme şirketleri ne lisans alıyorlar, ne de ruhsat. Onlar Amerika’da, Rusya’da bir yerlerden, örneğin İstanbul’daki İhsan Amca ile Ankara’daki  kardeşi arasındaki sesli ve görüntülü iletişimi sağlıyor. Üstelik bunun için Türkiye sınırları içerisinde inşa edilen internet altyapısını ve Türk GSM numaralarını kullanıyorlar.

GSM operatörleri iletişim ve haberleşme sektöründe faaliyet gösterebilmek için para ödeyerek lisans ve ruhsat almak zorundayken, aynı sektörde faaliyet gösteren internet şirketleri ruhsatsız ve lisanssız, hiçbir ücret ödemeden iletişim hizmeti veriyorlar.

Bunun sebebi, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu.

Elektronik Haberleşme Kanunu’nun üçüncü maddesinin (h) bendi, elektronik haberleşmeyi, elektriksel işaretlere dönüştürülebilen her türlü işaret, sembol, ses, görüntü ve verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesini, gönderilmesi ve alınması olarak tanımlıyor.

Kanun okunduğunda da özellikle sabit ya da mobil telefon hizmeti sunan işletmeciler ile telsizle haberleşmenin kastedildiği anlaşılıyor.

Egemenlik hakkının ihlali

İnternet üzerinden haberleşme hizmeti sunan yerli veya yabancı şirketlerin faaliyetleri de açıkça kanun kapsamına girmektedir. Çünkü elektronik haberleşmenin tanımında elektriksel işaretlere dönüştürülebilen her türlü işaret, sembol, ses, görüntü ve verinin kablo, optik, elektromanyetik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesi ve alınması da kastediliyor.

Ama yine de Elektronik Haberleşme Kanunu’nda değişiklik yapılarak, rekabet mevzuatı gereği iletişim hizmetleri pazarına dahil olan internet üzerinden haberleşme faaliyetlerinin de lisans alınarak ruhsatla yapılması zorunluluğu getirilmeli.

Devlet egemenlik alnında, iletişim ve haberleşmeden, lisans verme yoluyla GSM operatöründen lisans geliri elde ederken, aynı şekilde iletişimi sağlayan internet şirketlerinden ücret almaması, hem egemenlik hakkının ihlali oluyor, hem de Hazine büyük bir gelirden mahrum kalıyor.

Ulaştırma Bakanlığı’ndan lisans ve ruhsat almadan faaliyet göstermek isteyen internet haberleşme şirketlerinin faaliyetlerini engelleme, her egemen ülkenin hakkı ve yetkisidir.

Türkiye’nin bu alanda öncülük etmesi halinde birçok devlet de aynı yolu izleyip, kablolu veya mobil haberleşme gibi internet üzerinden haberleşme hizmetini de lisans ve ruhsata bağlayacaktır.