Prof. Dr. Erol Ulusoy

Prof. Dr. Erol Ulusoy

erolulusoy@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Nafaka borcu, muhtaç kişinin hayatını devam ettirebilmesi için gerekli. Ama bir aylık evliliğin bedeli ömür boyu mali yük olabiliyor. Düzenleme çalışması, nafaka süreli olursa, bunun ne kadar olacağında düğümlendi

Bir hukukçu olarak en hassas olduğum inandığım ve öğrencilerime öğrettiğim husus, önce yasaların adil ve herkesçe kabul edilebilir olması. Sonra da yasaların, avukat, hakim ve savcı olarak adil ve herkesçe kabul edilebilir göstermektir.

Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinde 1988 yılına kadar 1 yıl olan nafaka süresi süresiz hale çevirerek, maalesef dengeyi bozmuş ve adil olmayan bir sonuç ortaya çıkarmıştır.

Haberin Devamı

Nafaka süresiz hale getirilerek, boşanma ile yoksulluğa düşecek olan taraf için geçerli hale gelecek olan sosyal devlet ilkesinin sorumluluğu boşanan eşin üzerine bırakılmıştır. Ama gerçekte ve uygulamada 1 yıl süreli nafakanın süresiz hale gelmesi hiç bir sosyal sorunu çözmemiş, bilakis yeni sosyal sorunlara yol açmıştır. Nafaka borçlusu eş yeniden evlenince yeni eşi ve çocuklarının geçimi için harcaması gereken gelirini, belki de 1 ay evli kaldıktan sonra boşandığı eski eşiyle paylaşması gerekmektedir. Yeni evliliğindeki eşi her türlü katkıyı sağlamakta, ama eski eşiyle gelirini paylaşmak zorunda kalmaktadır.

Süresiz nafaka için adım rafa mı kalktı

33 yıllık uygulama

Bir ay evli kal, ömür boyu nafaka öde! Bir aylık evliliğin bedelini ömür boyu mali yük olarak çekmek, ne hakkaniyete sığar, ne de adalete.

Hatta nikah yap, ama henüz düğün yapmadan boşan, ömür boyu nafaka öde! Ortak çocuklar olmasa bile, boşandığın kişiye süresiz nafaka yükümlülüğü altında bağlı kal.

33 yıllık uygulama gösterdi ki, boşanan mağdur olmasın diye kabul edilen bir düzenleme, bir çok süresiz nafaka bağlanması olayında olduğu gibi boşanan erkeği ve yeni kurduğu ailesini mağdur ediyor. Ortaya çıktı ki, her boşanmada kadın mağdur olmuyor ama süresiz ve ömür boyu olacak şekilde nafaka ödeme borcu altına sokulan erkek mağdur oluyor.

Nafaka borcunun niteliği elbette, sözleşmeden, haksız fiilden veya sebepsiz zenginleşmeden doğan borçlardan farklı. Nafaka borcu, muhtaç olan kişinin hayatını devam ettirebilmesi için gerekli. Ama suç ve cezaların, kamu ve özel hukuktan doğan bütün borçların zamanaşımı var, buna karşılık nafaka süresiz! Kırk yıl geçse de zamanaşımına uğramıyor.

Haberin Devamı

Üzerinden 3.5 yıl geçti

Evlilik birliği fiilen kurulmuş mu? Ne kadar sürmüş? Ortak çocuk var mı? Eşin mesleğini icra etmesine engel olunmuş mu? Yoksulluğa düşen eş hayatını kendi idame ettirecek mesleğe sahip mi? Aktif iş arayışında mı?

Bütün bunlar dikkate alınmadan hükmedilen süresiz nafaka borcu artık borçlusunu mağdur ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 3 Ağustos 2018’de açıkladığı 100 Günlük Eylem Planı’nda yer verilmiş olan, nafaka ödeme sisteminin adil bir hale getirilmesi hedefinin üzerinden neredeyse 3.5 yıl geçti. Doğrudan ve dolaylı 2 milyona yakın mağdura, adil bir çözüme doğru umutlar, sadece “umut” olarak kaldı. Gerçi çalıştaylar düzenlendi. Adalet Bakanlığı ile Aile Bakanlığı arasında prensipte görüş birliği oluştu. Ama maalesef henüz kamuoyuna açıklanmış bir taslak tasarısı dahi duyurulmadı.

Haberin Devamı

Zamanaşımı yok borç ömür boyu

İster özel hukuktan doğan bir borç olsun, isterse ceza hukukundan doğan bir ceza olsun, ve hatta vergi borcu gibi bir kamu borcu olsun, her yükümlülüğün bir zamanaşımı süresi vardır.

Bir kimseyi aile hukukundan dolayı ömür boyu borç altına sokan statü sadece boşanmada var. Yoksulluk nafakası dışında, velayeti altındaki çocukları dahil, aile hukukunda ömür boyu borç doğuran hiçbir düzenleme yok.

TMK 364’te düzenlenen, kişinin yardım etmemesi halinde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine ödeyeceği yardım nafakası dahil; yardım nafakasının süresine de hakim karar veriyor. Ama boşanmada yoksulluğa düşecek eş talep ederse, nafaka süresiz olarak bağlanıyor.

Mülkiyet hakkı gibi

Bizim hukuk sistemimizde süresiz nafaka borcu zamanaşımına dahi uğramıyor. Mülkiyet hakkı gibi!  Süresiz bağlanan yoksulluk nafakası da tıpkı mülkiyet hakkı gibi zamanaşımına uğramıyor. Belirli bir süre evli kalmış olma şartı dahi olmadan, sadece resmi nikahlı olmayı yeterli sayan TMK md 175, kusuruyla boşanmaya neden olan eşe artık ömür boyu ödeyeceği maddi bir borç getiriyor. Boşandığı eşin de en fazla kendisi kadar kusurlu olması ve boşanmayla yoksulluğa düşecek olması yeterli.

Son şekli verilip Meclis’e sunulmalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan İkinci Yargı Reformu Paketi’nde de yeni düzenleme müjdelemişti. Süresiz nafaka yükümlülerini bir kere daha ümitlendi.

“Allahım süresiz nafaka ödeyeceğim eski eşime, bir an evvel hayırlı bir koca nasip eyle!” diye dua edenler, bir an evvel çözüm gelmesi için dua etmeye başlamışlardı.

Konunun hükümetteki muhatapları olan Adalet Bakanlığı ile (o zamanki adıyla) Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ortak iradesi, süresiz nafaka düzenlemesinin bu haliyle sürdürülemez olduğu yönündeydi. Mesele geldi, nafaka süreli olacaksa, süresinin ne kadar olacağında düğümlendi.

Artık mağdurlar daha fazla hayal kırıklığına uğramadan Adalet Bakanlığı ve Aile Bakanlığı’nın ortak bir taslağı kamuoyuna duyurmaları zamanı gelmiştir. Bırakalım, kamuoyu, taslak hakkındaki görüşlerini bildirsin. Görüşlere ve tartışmalara göre son şekli verilip Meclis’e sunulsun.
Elbette yeni düzenlemeden herkes memnun olmayacaktır. Ama bilelim ki, dünyada istisnasız her bir bireyi memnun eden kanun yoktur. Önemli olan bir çözüme karar vermektir. Sonrasında herkes bu yasal çözüme saygı göstermek ve uymak zorundadır.

Süresiz nafakayı ömür boyu mali yük olarak taşımak zorunda kalan mağdurlar olumlu bir haber bekliyor.