2020’nin sergilerine bakış

İstanbul Resim ve Heykel Müzesi sergiler için hazır olamayacak belki, ama Marina Abramoviç sergisi, 2020’nin ses getiren sanat etkinliklerinden olmaya aday

Geçen hafta 2019’un kısa bir özetini yapmaya çalışmıştım. Bu hafta ise imkânlar elverdiğince 2020’de bizi bekleyenlere değinmek istiyorum. İmkânlar elverdiğince dememin özel bir nedeni var; çünkü bizde müzeler sergi programlarını maalesef yakın zamanda duyuruyorlar. Bunun temelinde ise gözlemleyebildiğim kadarıyla, sergi programlarının maalesef çok önceden belli olmaması yatıyor. Önce kötü haberden başlayayım: daha önce bu köşede bahsettiğim ve başka mecralarda da defalarca konuşulduğu üzere Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin 2020’de açılabileceğini düşünmüyorum. Müzenin henüz inşaatının bitmemesi bunun ilk nedeni. İkinci ve belki de daha önemli etken ise yakın zaman önce müzenin baş küratörü olarak göreve başlayan Vasıf Kortun’un istifa etmesi. Umarım mümkün olan en kısa sürede layıkıyla bu müzeye kavuşuruz. İstanbul Modern uzun zamandır devam eden Uluslararası Misafir Sanatçı Programının neticesinde ortaya çıkan eserlerden oluşan sergiye şubat ayında ev sahipliği yapmayı planlıyor. Ayrıca yıl içinde Şakir Eczacıbaşı’nın fotoğraf sergisi ve Artists Film International / Uluslararası Sanatçı Filmleri de yazın sanatseverlerle buluşacak.

Abramoviç’in projesi

Sakıp Sabancı Müzesi, Marina Abramoviç sergisine ev sahipliği yapacak. Müzenin müdürü Nazan Ölçer sergiyi şu sözlerle anlatıyor: “Abramoviç, İstanbul’a büyük bir projeyle gelecek. Sergi, her gün çoğunluğu Türk sanatçıların gerçekleştireceği canlı performanslardan, Marina’nın 50 yıllık sanat hayatına ışık tutacak çalışmalarından ve performans sanatı literatürüne Abramoviç Metodu olarak giren ve ziyaretçilerin birebir katılımıyla gerçekleşecek deneyimlerden oluşacak. İlk kez bir serginin başyapıtı ziyaretçiler olacak.”

Tahminen 2020’nin en fazla konuşulacak sanat etkinliklerinden biri olacağını söylemek abartılı olmaz.

Bu yıl eylül ayında İstanbul Tasarım Bienali beşinci kez düzenlenecek. Bu edisyonun teması “Empatiye Dönüş: Birden fazlası için tasarım.” Sanatçı pratiğiyle de dikkati çeken Mariana Pestana’nın küratörlüğündeki bienalin, önceki tasarım bienallerinde olduğu gibi alışılagelen bienallerden daha farklı bir yaklaşım sergileyeceğini düşünüyorum. Zaten küratöryel metinde de “Empatiye Dönüş: birden fazlası için tasarım, tasarımın bizi nasıl bir araya getirdiğiyle ilgileniyor” ifadeleriyle bunun ipucunu veriyor. Son olarak her yıl eylül ayında düzenlenen Contemporary Istanbul Çağdaş Sanat Fuarı’nın bu yılki akıbetini merak ediyorum. Fuarın Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli’nin, Barış Pınarı Harekâtı’na destek veren ve “yabancı medyanın Türkiye’nin Suriye Kürtlerine karşı mücadele ettiğine dair ‘sahte haberler’ ürettiğine’ dikkati çeken” İngilizce bir mektubu, uluslararası sanat medyasında tepkiye neden olmuştu. Bazı gazeteciler, galerileri bu fuara katılmamaya davet etmişti. “Türkiye’nin karmaşık politik durumuna dair yorumda bulunmaya hakkım yoktu” diyerek bir de özür mektubu gönderen Güreli’nin bu yaklaşımının fuara etkisini eylül ayında göreceğiz. 

Sanatla büyümek

İstanbul Kültür Sanat Vakfı her yıl Kültür Politikaları Çalışmaları alanında bir rapor hazırlıyor. Bu yılki rapor, “Erken Çocukluktan Gençliğe: Sanatla Büyümek” başlığını taşıyor. Bugün Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Kütüphanesi’nde, İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, İKSV Kültürel Araştırmalar Direktörü Özlem Ece, akademisyen ve yayıncı Dr. Melike Günyüz ve bendeniz, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ev sahipliğinde bu yılki raporu konuşacağız. Müsait olanları bekleriz.