50 yıllık kubbe

Türk kültür ve sanat hayatında çok önemli bir yer tutan Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı kuruluşunun 50’nci yılında 4 kitabın 1000’er adetle sınırlı özel baskılarını yaptı.

Kubbealtı Cemiyeti bundan tam 50 yıl önce 1970 yılında Sâmiha Ayverdi, Ekrem Hakkı Ayverdi ve eşi İlhan Ayverdi tarafından kuruldu. 1978 yılında ise Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı adıyla da vakıflaştı. Kuruluş gayesini şu sözlerle açıkladılar: “İlim, fikir ve sanatta Türk milletine has tarihten gelen değerleri esas tutarak, nesilleri, millî bir düşünce ve sanat merkezi etrafında toplamak ve bu gayeye erişmek için ilim ve fikirde sanatta, dilde, sosyal sahada ve neşriyatta muhtelif çalışmalar yapmaktadır.”

Aradan geçen 50 yıla bakınca Vakfın, Türk kültür ve sanat hayatında çok önemli bir yer işgal ettiğini rahatlıkla söylemek mümkün. Hemen her gün başvurduğum Kubbealtı Sözlüğü ki tam adı “Kubbealtı Lugatı-Misalli Büyük Türkçe Sözlük”tür, Türkiye’de devlet desteği olmadan ortaya konulmuş tek sözlüktür. İlhan Ayverdi’nin hazırladığı ve daha sonra genişleyerek devam eden sözlüğe bugün lugatim.com adresinden erişmek mümkün. Vakıf başka hiçbir faaliyette bulunmayıp sadece bu sözlüğü hazırlamış olsaydı bile çok büyük bir hizmette bulunmuş olacaktı.

Özel yayınlar

Yayıncılık alanında da önemli kitaplara imza atılıyor. Sâmiha Ayverdi’nin muazzam Türkçesiyle kaleme aldığı “İbrahim Efendi Konağı” ve “İstanbul Geceleri” isimli kitaplarını, ilk gençlik yıllarımda büyük bir şevkle okumuştum. Kubbealtı Neşriyat, vakfın 50. yılı münasebetiyle 4 kitabın 1000’er adetle sınırlı özel baskılarını yaptı. Bunlar; Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre’nin “Üsküdar’da Bir Attar Dükkânı” (ki bu kitabın tüm telif hakkı üniversite öğrencilerine burs olarak verilmek üzere vakfa devredilmiş), Sâmiha Ayverdi’nin Beşir Ayvazoğlu’nun yaklaşık 350 notla katkı sağladığı ve yayına hazırladığı “İbrahim Efendi Konağı”, Abdullah Uçman’ın yayına hazırladığı “Boğaziçi’nde Tarih” ve Samiha Uluant’ın yayına hazırladığı “İstanbul Geceleri” isimli eserleridir. Ayrıca Ekrem Hakkı Ayverdi’nin daha önce Sadberk Hanım Müzesi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü gibi mekânlarda sergilenen muazzam koleksiyonunda yer alan yazma eserler kataloğu da yayımlanacak eserler arasında. Bu kataloğun danışmanlığını Uğur Derman yapıyor. Bazılarını belki de ilk kez göreceğimiz eserler için son derece heyecanlıyım.

Vakfın kursları

Vakfın Osmanlı Türkçesi, üslup ve repertuvar, kemençe, ney, tambur, kanun, hat gibi kurs ve seminerleri yıllardır devam ediyor. Yakın zamanda başlayan ve YouTube üzerinden kayıtlarına ulaşmak mümkün olan tez sunumları ise imkân dâhilinde takip etmeye çalıştığım başka bir yerde kolaylıkla rastlayamayacağımız güzellikte bir etkinlik. Vakfın kursları arasında tezhibe ayrı bir yer açmak gerektiğini düşünüyorum. Süheyl Ünver tarafından 1971 yılında başlayan nakışhanede birçok tezhip sanatçısı yetişti ve hâlâ da yetişiyor. Süheyl Ünver’den bayrağı devralan Çiçek Derman ve İnci Ayan Birol hanımefendiler de 2000 yılında kadar eğitim verdikten sonra bu ulvi görevi Gülnur Duran’a devrettiler. Türkiye’de tezhip sanatıyla bugün ilgilenen hemen herkesin yolunun Kubbealtı’ndan geçtiğini söylemek abartılı olmayacaktır.

Çiçek Derman Hoca’mızın, Vakfın 50’nci yılı için yayımlanan kitapçıkta belirttiği gibi “Nehir akıyor, kurtardıklarımız bizimdir” şiarıyla hareket ederek, tarihi ve milli değerlerimizin kaybolmaması için büyük çaba sarf etti. Allah kurucularından ve bu vakfa maddi, manevi hizmet verenlerden razı olsun.