Gürleyen Yıldırım Revüsü

Gerçek ve kurgunun iç içe geçtiği belgeselde Bob Dylan’ın 1975 yılında düzenlediği Gürüldeyen Yıldırım Revüsü Turnesi merkezinde o dönem, revüdeki sanatçılar, edebiyat dünyası ele alınıyor

14 veya 15 yaşındaydım. O dönem aynı yatakhanede kaldığım sonrasında ise aynı evi paylaştığım ve bugüne kadar dostluğumuzun kesilmeden devam ettiği şair Oğuz Karakaş heyecanla yanıma geldi, elindeki walkman’in kulaklığını uzatıp şu sözleri söyledi:

Oh kardeşim, kollarına geldiğim zaman/ Bana bir yabancıymışım gibi davranma/ Babamız bu şekilde hareket etmeni istemezdi ve tehlikeyi fark etmelisin.

Geçtiğimiz günlerde Netflix’te yayımlanan “Rolling Thunder Revue: A Bob Dylan Story by Martin Scorsese” (Gürleyen Yıldırım Revüsü: Martin Scorsese’den bir Bob Dylan Hikayesi) isimli gerçek ve kurgunun iç içe geçtiği belgeseli izlerken aklıma Dylan’la ilk kez tanıştığım bu an geldi. Bob Dylan, “Oh Sister” isimli şarkısını söylüyordu.

Yaklaşık 2 buçuk saat süren serüvende Bob Dylan’ın 1975 yılında düzenlediği Gürüldeyen Yıldırım Revüsü Turnesi merkezinde o dönem, revüdeki sanatçılar, edebiyat dünyası ele alınıyor. Yazar Larry “Latso” Sloman’ın belgeselde aktardığına göre menajer Chesley Millikin Bob Dylan’a “gürleyen yıldırım”ın Kızılderililer için ne manaya geldiğini bilip bilmediğini sorar ve sonra cevabı verir: Doğruları konuşmak.

Bob Dylan’ın yaptığı aslında budur. Doğruları konuşmak Hurricane (Fırtına) adıyla bilinen efsanevi boksör Rubin Carter için yazdığı “Hurricane” şarkısı bunun en güzel ve başarılı örneklerinden birisi. Belgeselde Rubin Carter’ın da yer aldığını yeri gelmişken belirtmek isterim.

Daha önce hiç görülmemiş görüntülerden oluşan bu belgeselde şair Allen Ginsberg, Joan Baez, Patti Smith, Sam Shepard, Joni Mitchell gibi isimler de yer alıyor.

Ginberg’in müthiş bir dansçı olduğunu bilmezdim, benim için belgeselin en heyecan verici yanlarından biri Allen Ginsberg’i dans ederken görmek oldu. Ama Allen Ginsberg ve Bob Dylan’ın Jack Kerouac’ın mezarı başında şiir okuyup şarkı söylemeleri paha biçilmez bir sahneydi.

Ama 40 yıldan daha fazladır ortalarda olmayan canlı performanslar, “Like a Rolling Stone”, “One More Cup of Coffee” ve nice başka unutulmaz Dylan şarkısı. Eğer ‘70’lere birazcık bile ilginiz varsa izlemelisiniz, Bob Dylan’ı seviyorsanız mutlaka izlemelisiz.

Ya “Dün” Yoksa

The Beatles ve mizah İngiltere denildiğinde akla ilk gelenlerden. Yönetmen Danny Boyle bu iki unsuru birleştirip “Yesterday” (Dün) isimli bir filme imza atıyor. Bu cuma vizyona giren filmde The Beatles grubunun varlığını hatırlayan bir tek kişi vardır. The Beatles hiçbir zaman var olmamıştır. Kendisi de müzisyen olan Jack Malik (Himesh Patel) yaşadıklarına inanamaz ve karşısına çıkan bu fırsatı değerlendirmeye çalışır. Ben ilk fırsatta izleyeceğim. Sizlere de tavsiye ederim.