İstanbul Modern’in son günleri

Bu sene sanat dünyası açılacak yeni mekânlarla birlikte belki de hiç olmadığı kadar güçlü, dinamik ve heyecanlı olacak. Yapımı neredeyse tamamlanan Taksim’in merkezinde yer alan yeni Atatürk Kültür Merkezi bu yeni mekânlardan birisi. 29 Ekim’de Cumhuriyetimizin  kuruluş yıldönümünde açılması planlanan AKM, şüphesiz son yıllarda yapılan en önemli kültür-sanat mekânlarından olacak.

Ülkemizi dünya çapında reklamını yapacak, sanatseverlerin uğrak mekânlarından olacak İstanbul Modern’in yeni binası da merakla bekleniyor. Nasıl beklenmesin? Tüm dünyanın en önemli mimarlarından biri olan Renzo Piano imzasını taşıyan her bina tüm dünyada dikkat çekici olur.

İstanbul Modern bir yandan Beyoğlu’ndaki geçici mekânından taşınmaya hazırlanırken yeni sezonu “Etkileşimler” başlıklı sergiyle karşıladı.

14 sanatçının 15 eserinin yer aldığı sergi sıradan bir koleksiyon sergisi değil. Bazı eserler ilk kez sergileniyor. Bazıları ise uzun zamandan beri sanatseverlerle karşılaşmamıştı.

Sanatçıların başka sanatçılarla olan etkileşimine odaklanan sergide plastik sanatlar, mimari, edebiyat, müzik ve sinemadan ilham alınan eserler yer alıyor.

Ünlü sanatçı Sarkis ilk kez bir dergide Edvard Munch’un meşhur “Çığlık” tablosuyla karşılaştığında artık hayatında sanatın bir önemi vardır. Zaman zaman bu büyük sanatçıya kendi eserlerinde saygı duruşunda bulunur. Sergide yer alan “Başlangıçta- Edvard Munch’un Gözü” bu saygı duruşlarından biri. 2 dakika 54 saniyelik videoda Sarkis adeta suda resim yapıyor.

Haluk Akakçe’nin “Sanatın Doğuşu” başlıklı tek kanallı projeksiyonu da sergide dikkatimi çeken bir başka eser.

Daha önce İstanbul Bienali’nde gördüğümüz Mahmoud Obaidi’nin eseri de son derece dikkat çekici.

Özen gösterelim

İstanbul Modern’de yer alan bir diğer sergi ise Artists’ Film International (Uluslararası Sanatçı Filmleri) seçkisi. Londra merkezli Whitechapel Gallery öncülüğünde 2008’den beri düzenlenen seçki 22 sanat kurumu ortaklığıyla devam ediyor. Dünyanın farklı bölgelerinden sanatçıların video, animasyon ve kısa filmleri yer alıyor. Her yıl farklı bir temayla düzenlenen serginin bu yılki teması “özen göstermek”.

İstanbul Modern’de yer alan seçkide dokuz film gösteriliyor. Sena Başöz (İstanbul Modern, Türkiye); Thania Petersen (Bag Factory, Johannesburg, Güney Afrika); Clare Langan (Crawford Sanat Galerisi, Cork, İrlanda); Giulio Squillacciotti (GAMeC, Bergamo, İtalya); Himali Singh Soin (Project 88, Mumbai, Hindistan); Agne Jokğe (CAC, Vilnius, Litvanya); Rehana Zaman (Whitechapel Gallery, Londra, Birleşik Krallık); Patty Chang (Ballroom Marfa, Teksas, ABD), Kiri Dalena (MCAD, Manila, Filipinler)nın eserleri sanatseverlerin ilgisini bekliyor.

Görülmeli

Dirimart’ta açılan Ahmet Öğüt’ün “It can and has been” başlıklı sergisi bu sezonun en çok konuşulacak sergilerinden biri olacak. En kısa sürede ziyaret etmeyi planladığım sergiden yapılan sosyal medya paylaşımları bile şimdiden sergiye büyük ilgi olduğunun bir göstergesi.

Ziyaret listemde yer alan ve en kısa sürede gitmeyi planladığım bir diğer sergi ise “Unutulmuş Düşler Mağarası” başlığını taşıyor. 2 Ekim’e kadar Labirent Sanat’ta yer alacak sergide Gülfem Kessler’in eserleri Nergis Abıyeva küratörlüğünde düzenlendi.