Mehmed Akif’i anla(yama)mak

Akif’in kullandığı dil bugün, özellikle gençler için son derece yabancı. Adeta bambaşka bir dille karşı karşıya kalmak mümkün “Safahat”ı okurken.

2021, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından “İstiklal Marşı Yılı” ilan edildiği için marşın şairi Mehmed Akif’e olan ilgi de arttı. Benim de geçen hafta bu konuyla alakalı kaleme aldığım yazı bu köşede yer aldı. Akif’in en önemli eseri hiç şüphesiz şiirlerini bir araya getirdiği “Safahat”tır. “Safahat”ın çeşitli edisyonlarını piyasada bulmak mümkün. Mehmed Akif Ersoy’un eserleri 2006 yılından itibaren telif hakkı ödenmeden yayımlanabildiği için bu eserler birçok yayınevi tarafından kolaylıkla neşrediliyor.

Ama Akif’in “Safahat”ını okumak isteyenleri bekleyen büyük bir zorluk var. Akif’in kullandığı dil bugün, özellikle gençler için son derece yabancı. Adeta bambaşka bir dille karşı karşıya kalmak mümkün “Safahat”ı okurken. Evet, bazı kelimeler zamanla artık pek kullanılmıyor ve bundan dolayı da bu kelimelere yabancılık çekiyoruz; bu gayet normal bir durum. Bu bütün dillerin karşı karşıya kaldığı problemlerden, lakin “Safahat”ı okurken karşı karşıya kaldığımız problemin temelinde 1930’lu yıllardaki öz Türkçeleşme hareketi neticesinde dilin yapısının bozulması yer alıyor. Ama sadece bu değil. Bunun yansıması ve uygulayıcısı olarak kurulan ve bugün Türk Dil Kurumu olarak          devam eden kurumun da bunda büyük katkısı var.

Bir kelimenin anlamını bilmiyorsanız sözlüğe başvurursunuz. Lakin söz konusu kelime, devletin dil kurumunun hazırladığı sözlükte yer almıyorsa o zaman esas sıkıntı ortaya çıkıyor. Ebkem (dilsiz), mülhid (dinsiz, imansız), ilhâd (gerçek inançtan dönme), sufûf (saflar, sıralar), müstağrak (batmış, dalmış, gömülmüş), mehib (heybetli), makhûr (yenilgiye uğramış), lebriz (taşacak kadar dolu), samediyyet (yücelik, ululuk), nâtık (konuşan, söz söyleyen), ekvân (varlıklar, âlemler) gibi yüzlerce kelimenin Türk Dil Kurumu’nun hazırladığı Türkçe Sözlük’te maalesef yer almıyor.

Bu sözlükte yer alan geçtiğimiz günlerde dikkatimi çeken bir başka sıkıntı da kelimelerin kullanımına örnek olarak verilen cümlelerde yer alıyor. Eserlerini Türkçe yazmayan ve bununla da övünen romancı Elif Şafak’tan bir alıntıyla kelimeyi örneklendirmenin son derece yanlış olduğunu, bu ülkede yüzlerce başarılı yazarın var olduğunu ve onların eserlerinden alıntılar yapılması gerektiğini düşünüyorum.

İngilizcenin baskısından dolayı zaten yeni kelimelerin oluşturulmasında yaşanan sıkıntılara bir de eski kelimelerin sözlükte yer verilmemesinin etkisini de katınca Türkçe her geçen gün biraz daha etkisini ve gücünü kaybediyor.

Türk Dil Kurumu’nun özellikle eski kelimelerle alakalı boşluğunu neyse ki Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı tarafından neşredilen İlhan Ayverdi’nin müellifi olduğu lügat başarılı bir şekilde dolduruyor. Ayrıca bu sözlüğe çevrimiçi olarak lugatim.com adresinden erişmek de mümkün.

Mehmed Akif’i anla(yama)mak