NFT nereye gidiyor?

NFT satın alınca bir sanat eserine sahip olmuyorsunuz. Sahip olduğunuz tek şey bir eserin NFT versiyonu; ki bu da dijital bir varlık oluyor.

Son zamanların en popüler konusu hiç şüphesiz NFT’ler. NFT (Non-fungible token), bir çeşit kripto para birimi. Bitcoin’in ortaya çıkmasıyla her geçen gün artan kripto para uygulamalarının değişik bir versiyonu. NFT’leri kripto paralardan ayıran en önemli unsur, her birinin tek olması ve bozdurulamaması. Bozdurulamaz olması şu manaya geliyor: Örneğin 1 Bitcoin’e sahipseniz bunun yüzde 10’luk kısmını isterseniz bozdurursunuz ve elinizde (Daha doğrusu dijital cüzdanınızda) 0.90 Bitcoin kalır. NFT’lerde ise bu mümkün değil. Sahip olduğunuz NFT’yi eğer satmak istiyorsanız bütünüyle satmanız gerekiyor.

NFT olarak satılan ürünlerin tamamının sanat eseri olmadığını belirtmekte fayda var. Örneğin Twitter’ın kurucusu Jack Dorsey’in attığı ilk tweeti de satın alabilirsiniz ya da NBA Top Shot platformunda NFT satın almanız mümkün.

NFT satın alınca bir sanat eserine sahip olmuyorsunuz. Sahip olduğunuz tek şey bir eserin NFT versiyonu; ki bu da dijital bir varlık oluyor. Şöyle bir örnek vererek durumu daha anlaşılır yapmaya çalışayım: Bir ressam yaptığı tablonun galeride fiziki nüshasının satışını gerçekleştirebilir. Aynı tablonun litografiyle sınırlı sayıda basılmış halini de satabilir. Aynı tablonun NFT versiyonunu da satabilir. Tabloyu veya litografi baskısını satın aldığınızda elinizde fiziki bir eser olur, NFT’de ise dijital bir versiyon. Bu açıdan NFT’ler sanat koleksiyonerliğinden hayli farklı. Zaten NFT’lere ilgi gösteren kesim de alışageldiğimiz koleksiyonerler değil. Christie’s’te gerçekleşen müzayedede teklif veren 33 kişiden yüzde 91’i ilk kez Christie’s’te işlem yapıyordu. Yüzde 64 ise daha çok kripto paralar üzerinden mal varlığı edinen Y ya da Z kuşağından kişilerdi.

Çevre için sorunlu

NFT’ler diğer kripto işlemler gibi son derece yüksek enerji istiyorlar. Örneğin Beeple’ın meşhur eserinin üretimi nedeniyle yaklaşık 79 kg karbondioksit salınımı oldu. Bu miktar ortalama 13 evin 1 yılda tükettiği elektrik tüketimine eşdeğer. Bu sıkıntının farkına varan Ethereum (NFT’ler daha çok bu altyapıyı kullanıyor) ve ConsenSys şirketlerinin kurucusu Joe Lubin, yüzde 99 daha fazla enerji verimliliği olan Palm isimli yeni platformu sunmaya hazırlanıyor. Bu platformun lansmanı içinse sanat piyasasının dahilerinden Damien Hirst’ün 10 bin eserini satışa sunmayı planlıyor.

NFT nereye gidiyor

Çılgınlığın nedeni

Sanat piyasası, pandemiden derinden etkiledi. 2021’de ortaya çıkan NFT çılgınlığını geçen yıl yaşanan durgunluğun bir yansıması olarak da yorumlamak mümkün. İlk kez burada ortaya çıkan “sanatçı”ların eserlerinin yerleşik sanat dünyası içinde kabul görmemesi hiç de şaşırtıcı değil. Hem ortaya konulan eserlerin kalitesi hem de galeri, müze, küratör, sanat eleştirmenleri gibi herhangi bir süzgeçten geçmemesi, NFT’lerin şimdilik en büyük sıkıntıları. Museum of Crypto Art ve Museum of Contemporary Digital Art gibi platformların çoğalmasıyla bu sorunun da azalacağını düşünüyorum.

NFT’lerin abartılı fiyatlarla satılan balonlardan ibaret olup olmadığını zaman gösterecek. Bu zamana kadar aklımızda tutmamız gerek şey, anonim ürünlerin satışı için ortaya çıkan bir platformla, dünyada regülasyonun en az olduğu sanat piyasasının bir araya geldiği gerçeğidir.

DİĞER YENİ YAZILAR