Sezai Karakoç ve ramazan

Kime kitabı sağından verilirse hesabı kolay bir şekilde görülecektir ve sevinç içinde yakınlarına dönecektir (İnşikâk Suresi 8-9. ayetler)

Türk-İslam düşünce dünyasının yaşayan en önemli düşünürü kimdir?” diye bir anket yapılsa hiç şüphesiz akla gelecek ilk üç isimden biri Sezai Karakoç olacaktır. “Diriliş” düşüncesi etrafında oluşturduğu bir evrene sahiptir Karakoç. Sadece bir düşünür değil, belki daha çok bir şairdir Karakoç. Sezai Karakoç’u Türk şiirinden çıkarırsak ortada kalan bizi ne kadar tatmin eder emin değilim. Hem kendi kuşağını hem de kendisinden sonrakileri doğrudan ve dolaylı yönden etkilemiş, belki de en fazla şairi etkileyen şair Sezai Karakoç’tur. 2000 yılında şiirleri tek bir ciltte, “Gün Doğmadan”da toplandı. Ben bu cildi Mehmed Akif Ersoy’un “Safahat”ının ve Necip Fazıl’ın “Çile”sinin yanına gönül rahatlığıyla koydum.

Şiir ve deneme kitaplarını lise çağından itibaren herkesin rahatlıkla okuyabileceği, okurken de anlayabileceği, anlarken de dönüşebileceği, daha farklı bir kişi haline gelebileceği bir düşünür ve şairdir Sezai Karakoç.

Hiç şüphesiz birçok düşünür için yöneltilebilecek o meşhur soru Sezai Karakoç için de gündeme gelebilir. Peki, Sezai Karakoç’u okumaya nereden başlamak lazım?

Benim tavsiyem “Diriliş Neslinin Amentüsü”, “İslam’ın Dirilişi”, “Yitik Cennet”, “Fizik Ötesi Açıdan Ufuklar ve Daha Ötesi”, “Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı”, “Mehmet Akif”, “Mevlana” ve “Yunus Emre” isimli kitapları. Diğer kitaplarından istediğinizi sırayla okumanız mümkün.

Karakoç’tan altı çizili satırlar

- Her ramazan, yazarın “Samanyolunda Ziyafet” isimli kitabına göz gezdiririm. Üstad Sezai Karakoç’un (Oruç Yazıları) alt başlığını taşıyan bu kitaptan altını çizdiğim bazı satırlar şu şekilde:

- “Kendi kendinden uzaklaşan insanın kendine dönüşüdür oruç ayı.”

- “İnciye dönüşme yolculuğudur bu. İnsan bir adak gibi alınır ramazan tarafından, sonra, onun esrarlı laboratuvarında eritilir, yeni imbiklerden geçer, saflaşır, borulardan akar ve yepyeni bir formda yeniden akar.”

- “Gecelerin de bir imamı vardır. Gecelerin imamı, en büyük imam Kur’an-ı Kerim’i kalbinde taşıyan Kadir Gecesi’dir.”

- “Hayvandan meleğe doğru yolculuk; içteki karanlıkların eriyişi, yerini metafizik ışıkların alması oruçla… Gerçek gün doğuşu, gerçek kuşluk, gerçek öğle, gerçek ikindi, gerçek akşam ve gün batışı, gerçek gece ve yatsı oruçla. Gerçek zaman oruçladır.”

- “Oruç insanın katıldığı, her yıl bir ay katıldığı bir ruh şölenidir. Üstün insanların davetlisi olduğu bir tabiatüstü ziyafet, bir gök sofrasıdır.”

- “Oruç ayında gündüz daha gündüz, gece daha gece değil midir? Güneş daha güneş, su daha su, toprak daha toprak, ay daha ay, yıldız daha yıldız, zaman daha zaman, mekan daha mekan, vücut daha vücut değil midir? Ve nihayet ruh, daha ruh değil midir?”

Not: Geçtiğimiz günlerde İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün Sezai Karakoç’un “Diriliş Neslinin Amentüsü” isimli kitabını öğrencilere dağıtmasıyla ilgili koparılan yaygara üzerine yazdım. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi de bu konuyla alakalı bir soru önergesi vermiş. Karşı çıktıları ifadelerin Kur’an-ı Kerim kaynaklı olduğunu bilseler bile onlar için pek bir şeyin değişeceğini sanmıyorum.