Bir kelimeyle bu yıl

Oxford English Dictionary, yıl içinde yaşananları göz önünde bulundurarak o yılı tanımlayan bir kelime seçer. Bu yılın seçilen kelimesi “vax” (vaccine), yani aşı oldu. Peki, hangi kelimelerden buralara geldik dersiniz?

Sıkı takip ettiğim bir olaydır Oxford English Dictionary’nin “yılın kelimesi” seçimi. Adı üzerinde, dünya bu, elbette olaysız bir yılı geçmiyordu. Sözlük tarafından hep nokta atışı bir kelime seçiliyordu fakat 2015 yılında ilk defa bir kelime yerine bir emoji seçildiğinde kendi kendime şöyle demiştim: “Büyük bir kırılma yaşıyoruz, bildiğimiz tüm ezber bozulacak!”

Gerçekten de sosyal medyanın hayatımıza hızlı girişiyle şimdiye dek yaşadığımız konfor alanından çıktık.

Düşünün ki sözcükler yerine emoji adı verilen şekillerle hislerimizi ifade etmeye, beğenirsek “like”a, beğenmezsek “dislike”a basmaya başladık.

Sözlük de mevcut değişimi göz önünde bulundurarak 2015 özelinde kelime yerine, ABD ve İngiltere’nin favorisi olan, gülmekten ağlayan surat emojisini seçti.

Bir parantez açayım, 90’ların sonunda hayatımıza giren emojileri yaratıcısı Japon tasarımcı Shigetaka Kurita’dır. Adam bize global bir dil bulmuş, bundan öte fütüristlik mi var?

GENÇLİK DEPREMİ

2017 yılının kelimesi “youtquhake” de önemli bir dönüm noktasıydı bence. Bu kelime, İngiltere’deki İşçi Partisi’nde, Fransa ve Yeni Zelanda’da öne çıkan 30’lu yaşlarındaki liderlerin seçilmesine verilen desteği anlatmak için kullanılmıştı. Gençlik ve sarsıntı kelimelerinin birleşimiyle oluşan youthquake, milenyum neslinin gücünü, sosyal, siyasi ve kültürel konulardaki gücünü resmen kabul etti böylece.

Geçmiş yıllarda sıkça kullanılan “Aman canım gençler ne anlar!”, “Yeni nesil tembel!”, “Bunlardan bi halt olmaz!” diyenler, bugün gençlerin ilgisini çekebilmek için kırk takla atıyor. Bu kelimenin mucidi, Vogue dergisi editörü Diana Vreeland idi.

Söz konusu kelimeyi yaklaşık elli yıl önce kullanmıştı. Alın size başka bir fütürist!

2018’de “toksik”, 2019’da “iklim acil durumu” kelimeleri yılın kelimesi seçildi Oxford English Dictionary tarafından. Bir nevi, “Düşüyoruz, tutun!” durumuna geldik ve ne yazık ki tutamadan yıl oldu 2020.

Düşüşümüzü hızlandıran pandemiyle çarşı pazar karıştı ve Sözlük, 2020’nin eşi benzeri görülmemiş bir yıl olduğunun altını çizerek, bu yılı tek bir kelimeyle anlatmanın mümkün olmadığını açıkladı.

“Black lives matter”, “cancel culture”, “orman yangınları”, “siyah, yerli ve diğer beyaz olmayan insanlar” gibi tanımlamalar ön plana çıktı. Halimiz hepten tuhaflaşmıştı.

Bir kelimeyle bu yıl

AŞILANDIN MI?

Bugün bir flört uygulamasında gezinirken, yeni biriyle yemeğe oturduğumuzda, tiyatroya adım atarken, sinemaya girerken, mağazada dolanırken, çocuğumuzu okula gönderirken aklımızda tek bir soru var: “Aşılandın mı?” Aşı, yani “vax” kelimesinin kullanımının son bir yılda yetmiş iki kat arttığı bilgisini de vereyim.

Haliyle 2021’in kelimesi “vax” olarak seçildi. Gönlüm ister 2022’yi tanımlayan kelimeler, “mutlu”, “yeşil”, “adil” gibi bir şeyler olsun, ama diğer yandan farkındayım sürreal yaklaşımımın! Siz ne dersiniz, önümüzdeki yılı ne tanımlayacak?

ŞİZOFREN CERRAH

Oxford English Dictionary’nin enteresan çıkış hikayesini de kısaca paylaşmak isterim sizlerle.

1884 yılındaki ilk nüshayı takiben, 1879’da James Murray işe koyuluyor sözlüğü geliştirmek için. Ve bir bildiri yayınlayarak İngilizlerden kelime desteği istiyor. Aynı dönemde, Amerikalı cerrah William Minor da kelimelerle dolu mektuplar gönderiyor sözlüğe katkı için.

Minor’ın mektupları o denli işe yarıyor ki, Murray kendisiyle tanışmak istiyor. Fakat bir de bakıyor ki, Minor bir şizofren, bir katil ve akıl hastanesinde yatıyor.

Her ne olursa olsun Minor ve Murray’in iletişimi kopmuyor. Ve hatta Minor’ın da isminin sözlükte yazması için diretiyor Murray. Özetle ikisinin yoğun çalışması sonucu ortaya çıkıyor Oxford English Dictionary.