İşte böyle

17 Ocak 2021

1998’de hayatımıza giren “Sex and the City” (SATC) efsanesi yeni bir başlangıç dizisiyle ekranlara geri dönüyor. Ve üzgünüz ki bu yeni başlangıçta Samantha olmayacak

Altı sezon boyunca soluksuz izlediğimiz, yedi Emmy, sekiz Altın Küre ödülüne layık görülen SATC, serinin sonunda sinemalarda izlediğimiz iki devam filmiyle birazcık hayal kırıklığı yaşatsa da bir nesil bu diziyle büyüdü ve diziye hep sadık kaldı diyebiliriz. Sarah Jessica Parker (SJP), Cynthia Nixon, Kristin Davis ve Kim Cattrall, bizlere hem kadın-erkek ilişkileri hakkında büyük dersler verdi; hem de kız arkadaşlığın değerini anlattı. İlişkiler hakkında yazma fikrimin ilk tohumlarını SJP’nin canlandırdığı Carrie sayesinde attım; kılık kıyafetim konusunda ondan bolca ilham aldım, Mr. Big ile yaşadığı aşkı kendim için diledim. Carrie, malum serinin yıldızı olarak konumlandırılmıştı, lakin sezonlar ilerledikçe yaşam stilini fazla cesur bulmamıza rağmen başka bir star doğuşuna şahitlik ettik. Bu star, Cattrall’ın canlandırdığı Samantha’dan başkası değildi.

Posh’suz Spice Girls

Hayatı ve seçimleri konusunda kimseden özür dilemeyen, kendini ezdirmeyen, hedonizmin doruklarında yaşayan, etik davranan, enerjisi ve seksapeliyle ekrandan ateş eden Samantha, kalbimizde diğer üçünden ayrı bir yer edindi desem yanlış olmaz. Onu tanıdıkça sevdik, sahiplendik. Ve şimdi öğrendik ki SATC’nin yeni başlangıç dizisi “İşte Böyle”de (And Just Like That) Samantha yer almayacakmış. Bu aynen Spice Girls’ün Posh Spice’sız (Victoria Beckham) bir araya gelip yeni albüm çıkarması gibi bir şey değil mi?

Ayrık otu

İngiliz yıldız Kim Catrall’ın ayrık otu şeklinde yaşadığı fısıltı gazetelerinde hep konuşulmaktaydı. Gelin hatırlayalım... SATC’nin çekimleri süresince diğer kızlardan uzakta bir başına yediği yemekler, SJP’ın dizinin yapımcısı olması ve bölüm başına ücretini artırması yüzünden ekiple girdiği kavgalar, 2018’de abisini kaybetmesinin üzerine SJP’ın yazdığı Instagram mesajına verdiği tokat gibi yanıt... Ablamız sağlam ablaydı yani.

Büyük boşluk

Kendisini tanımam etmem ama sıkı bir duruşu olduğunu düşünmüşümdür hep Kim’in. “Sexual Intellegence” isimli bir kitap ve belgesel çıkarması, Londra’daki Harrods Mağazası’nın yaz indirim sezonunun açılışını yapması, elalem ne der diye düşünmeden cesur yapımlarda yer alması bu düşüncemi pekiştirdi. Nitekim bu sefer de aynı duruşu sergiledi ve yeni dizinin kadrosuna dâhil olmadı. Fanlar inlemeye başladı bile “Olmaz olsun Samantha’sız Sex and the City!” diye. Bence de olmaz, olamaz. Bir ayağı kırık sandalye dengede duramaz. Bu yıl izleyeceğimiz dizinin yapımcıları bu sefer başroldeki üç kadın ama işleri zor. Büyük bir boşluğu doldurmaları gerekecek. Kolay gelsin.

Yazının devamı...

Kim kime ne verecek?

10 Ocak 2021

Kim Kardashian ve Kanye West, altı yıllık evliliklerinin sonuna gelirken, açılacak boşanma davasında kimin kime ne vereceği merak konusu haline geldi. İki taraf da zengin, mallar ortak; e şimdi ne olacak?

Ünlülerin boşanma davalarına genellikle erkek açısından bakılır ve boşandığı eşe bırakılan nafaka, mal mülk konuşulur. Yakın zamandan hatırlarsanız, Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un, eski eşi MacKenzie Scott’dan boşanırken ödediği 35 milyar dolar, gündemi epeyce meşgul etmişti. Nasıl etmesin, kadın dünyanın üçüncü zengin kadını olmuştu! Fakat hikâye hep bu eksende dönmüyordu elbette. Yani aşırı zengin erkek ve normal kazançlı kadın ekseninde… Bugün, büyük servet sahibi bir kadın ve normal kazançlı bir erkeğin boşanması söz konusu olduğunda erkek tarafına dudak bükerek, “Ayıp değil mi, neden aldın kadının parasını?” dememiz üzerine beyin fırtınası yapacağız. Beyinlerimiz hazırsa, başlıyoruz a dostlar!

Havada uçuşan milyonlar

Aklıma ilk olarak Elizabeth Taylor ve Larry Fortensky’nin beş yıllık evliliği geliyor. Taylor, Fortensky ile yaptığı yedinci evliliğini sonlandırırken eski eşine 1 milyon dolar ödemişti. İnşaat işçisi Larry ve film yıldızı Elizabeth, bir rehabilitasyon merkezinde, duygusal olarak zor şartlar altında tanıştıkları için kadın tarafı boşanırken nafaka vermekle kalmamış, ömrünün son gününe kadar adam ne istediyse zarf içinde göndermişti. Jennifer Lopez ile dansçı Cris Judd’ın evliliği de Lopez’in ödediği yüklü nakitle sonlanmıştı. Yüklü derken 14 milyon dolardan söz ediyorum. Ve düşünün, ikilinin tanıştığı ortam, JLO’nun “Love Don’t Cost A Thing” isimli şarkısının klibiydi. Türkçe meali, “Aşk parayla ölçülemez”. Oyuncu Kate Winslet de, yönetmen eşi Jim Thereapleton’dan bir an önce boşanmak uğruna 4 milyon doları gözden çıkarmıştı. Diva şarkıcı Adele ve Simon Konecki’nin bir bebekle taçlandırdıkları beş yıllık evliliklerine uzanacak olursak, boşanmalarının sonucunda resmi açıklama yapılmasa da ünlü şarkıcının kocasına yakasını bırakması için 90 milyon dolar ödediği konuşuldu. Evlilik sözleşmesi yapmadığı için yıllarca biriktirdiği servetinin yarısını eski eşine vermek zor olmuştur diye düşünüyorum. Madonna’nın da benzer miktar nakdi, yönetmen eşi Guy Ricthie’den boşanmak için ödediği konuşulmuştu. Söz konusu nakit: 92 milyon dolares!

Kim ile Kanye

Kanye’den boşanmaya karar veren Kim, ünlülerin boşanma avukatı Laura Wasser’ı tuttu ki bu ilk tutuşu değil, daha önce de aynı avukat aracılığıyla boşanmıştı. Kendisinden memnun kalmış zahir! Malum çiftimizin dört bebesi ve 2.2 milyar dolarlık serveti var. Bir tarafta “Keeping Up With The Kardashians” isimli reality şovuyla, güzellik ve iç giyim markalarıyla, Instagram’da gönderi başına aldığı 1 milyon dolarla Kim, diğer yanda albümleri satış rekorları kıran, Forbes’un milyarderler listesinde yerini sağlamlaştıran, Yeezy isimli ayakkabı markasıyla paracıkları sayan Kanye... Şimdi söyleyin lütfen, “Bu boşanmada kim kime ne verecek?” diye meraklanmakta haksız mıyım? Hislerim diyor ki, Kanye öcünü alabilir. (Artık ne öcü varsa?) Kim de boşandığı kocasına servet ödeyen ünlü kadınlar listesine havalı bir giriş yapabilir.

 

Yazının devamı...

2021 seyahat ajandası

3 Ocak 2021

“Doya doya seyahat etmek kim bilir bir daha ne zaman kısmet olur?” diye hayıflananlar, bugünkü yazım sizleri yakından ilgilendiriyor. Lütfen telaş etmeyiniz, 2021’in de kendi seyahat trendleri mevcutİyi ki bugüne dek bol bol seyahat etmişim” cümlesi birçoğumuzun ağzında bu aralar. Sosyal medya hesaplarımız, geçmişi yâd eden seyahat fotoğraflarından geçilmiyor. Derin bir nefes alıp rahatça gezip eğlendiğimiz anları konuşuyoruz ve merak ediyoruz bir daha aynılarını yaşayıp yaşamayacağımızı. Akıbetimiz konusunda uzmanlar, pandeminin dünyadaki pik tarihinin bu ay olacağını, ardından salgında düşüş yaşanacağını, aşıyla birlikte yaz aylarını atlatıp özellikle sonbaharda rahata erebileceğimizi söylüyor. Hal böyleyken, ultra dikkatli, güvenli, tam teşekküllü hijyen koşullu seyahatler ve biyometrik sağlık pasaportları gündem konusu oluyor. Gelin bugün güzel şeyler düşünelim ve yeni dünya düzeninde değerlendirebileceğimiz seyahat seçeneklerini masaya yatırıp tatlı hayallere dalalım.

LIFESTYLE UÇUŞLAR

Lüks otellerle birlikte lüks hava yolları da seyahat edenlere farklı deneyimler yaşatmak için kolları sıvadı. Örneğin Emirates ve Qatar Airways, uçakların içine kondurmak üzere yeni sosyal alanlar tasarladı. Yemek alanı, yoga alanı, bar, çocuk alanı ve tam teşekküllü dijital alanlar bunlardan bazıları.

OFFLINE SEYAHAT

Cep telefonları, tabletler, laptoplar ve diğer teknolojik gereçleri kısa süreliğine de olsa hayatımızdan çıkaracağımız seyahatler bu yıl oldukça revaçta. Kısacası fotoğraf paylaşmak yerine, anın tadını çıkaracağız. Ormanın içinde, doğayla dost, küçük mekânlarda var olmanın dayanılmaz hafifliğini hissedeceğiz.

BLEISURE SEYAHAT

“Business travel” ve “leisure” kelimelerinin birleşiminden oluşan “Bleisure”, iş seyahati ve boş zamanı bir araya getirerek 2021’in popüler seyahat seçeneklerinden biri olacak. Mesela şehir dışında bir konferansa katılacaksınız, bu sefer yanınıza ailenizi de alıp farklı bir deneyim yaşamanıza olanak sağlanacak. Yani “Üç günlük konferansa gittim, otelden başımı çıkaramadan geri döndüm”ler ortadan kalkacak!

DISNEY’E SEYAHAT

Yazının devamı...

#Tebete

27 Aralık 2020

Bugün, Miliyet Sanat dergisi aracılığıyla sosyal mesafesiz, maskesiz, dostlarla iç içe geçirdiğimiz güzel günlere uzanıp bir #Tbt yapıyoruzBobby Sanders isimli genç bir arkadaşın buluşudur #Tbt (Throwback Thursdays). Geçmişte çektiği fotoğrafları yadetmek için Instagram’da paylaşırken böyle bir hashtag kondurmuş, bu da dünyaca popüler olmuş. Kendi aramızda da #Tebete şeklinde paylaştığımız hashtag, göz bebeğimiz Milliyet Sanat dergisinin Contemporary İstanbul 2020 özelinde hazırlattığı video çalışmasının ismi oldu.



Lotus çiçeği

Söz konusu video çalışmasını siz izlemeden önce anlatmama izin verin ve sonrasında bu duygularla izleyin lütfen. “Geçmiş anın içindedir. Gelecek de onun hemen kıyısında” söylemiyle, Ayşegül Sönmez’in danışmanlığında ve Fırat Gürgen’in hünerli elleriyle hazırlanan video, bir lotus çiçeğinin katman katman açmasıyla başlar. Nasıl bir çiçektir lotus? Yağmur ormanlarının bataklıklarında, çamurlu arazilerinde açan bir çiçektir. Yetiştiği kirli ortama rağmen, tertemiz kalır. O yüzden de maneviyatı ve temizliği temsil eder. Video çalışmasında lotus çiçeği açar ve içinden Milliyet Sanat dergisi okurlarının sosyal mesafesiz günlerde sanatla, dostlarla iç içe geçirdiği anları yansıtan fotoğraflar beliriverir. Bu fotoğrafların maneviyatı yüksektir ve tertemiz anılardır. Tıpkı lotus çiçeği gibi!

2021 hashtagleri

Yazının devamı...

SENEYE NELER “IN”?

13 Aralık 2020

Bu sene başımızdan geçmekte olan kasırga, bundan sonrası için alışkanlıklarımızı değiştireceğimizin habercisi oldu. 2021’de moda, beslenme, spor ve güzellik alanlarında bizleri nelerin beklediğini inceliyoruz bu hafta

"2020 nasıl geçti?" diye bana soracak olursanız, “Ellerimi yıkayarak geçti” derim. İlk çeyrekteki, ilk pandemi şokumuzu ve ardından evlere kapanmamızı takiben yazın azıcık hareketlendik, lakin an itibarıyla yine başa döndük. Eh, bu illet geçene kadar sıkacağız dişimizi! En başta sağlığımız yerinde olsun; ancak kabul etmemiz gerekiyor ki hiçbir alışkanlığımız eski halinde kalmayacak. Hazır araştırma şirketleri 2021’de bizleri nelerin beklediğini harıl harıl araştırırken, biz de kısa bir bakış atalım gelecek günlere.

Moda

Modayı takip ederim, giyinmeyi severim ve fakat 2020’de aynı eşofmanı yıkayıp yıkayıp giymekten eşofman delindi sonunda. Bu yılki moda anlayışıma damga vuranlar; o malum eşofman, mont ve maskeydi. Sokağa çıktığımda pijamayla dolaşan insanlar gördüğüm için kendimi iyi hissettiğim zamanlar da olmadı değil. 2021’de ise siyah maskelerin, sarı çantaların, pastel tonların, boyfriend ceketlerin, eşarpların popülerliğinden söz ediyor sektör. Bekleyip göreceğiz.

Beslenme

Öncelikle benim gibi C vitamini manyağı olanlar el kaldırsın! Yediğimize içtiğimize hiç olmadığı kadar dikkat ettiğimiz bugünlerde beslenme konusuna kulak kabartalım. Gelecek yıl Kombucha’nın, nohudun, ceviz ve balkabağı tohumu yağlarının, kahve aromalı granolanın ve yoğurdun hayatımıza çokça gireceği söyleniyor. Besin içerikleri, sosyal medya ve dijital platformlar aracılığıyla transparan hale gelecek; paketleme konusunda geri dönüştürülebilir malzemeler kullanılacak; içeriğine bakıp besin değeri yüksek yiyecekleri tüketeceğiz. 

Spor

Online spor aplikasyonları, sosyal medyadaki altın çağını yaşadı bu yıl. Cep telefonumuzu açıp online yoga yaptık, bölgesel fitness derslerine katıldık, meditasyon saatlerinde kendi benliğimizi bulduk. Gelecek yıl, bu aplikasyonların yükselişi devam ederken bir yandan da gerçek hayattaki spor salonlarında hijyen koşulları iyileştirilecek; açık havada yapılan derslerin sayısı artırılacak; sağlığı merkeze alan ve farklı yaş gruplarına hitap eden programlar yazılacak.

Yazının devamı...

Vadedilmiş toprak

29 Kasım 2020

Barack Obama’nın 750 sayfalık otobiyografi kitabı “Vadedilmiş Toprak” (A Promised Land), ilk gününde 890 bin adet satarak bir rekora imza attıBenim için Obama’yı en ilginç kılan konu, aldığı ilk nefesten beri kendisini başkanlığa adamış olması. Pulitzer Ödüllü yazar J. Garrow’un “Yükselen Yıldız” (Rising Star) isimli kitabına göz gezdirenler bilir; Obama, şimdiki eşi Michelle’den önce Sheila Miyoshi Jager isimli bir kadına âşıkmış, hatta ona evlenme bile teklif etmiş. Gelin görün ki, kendisi öyle büyük bir başkanlık hırsıyla doluymuş ki Jager, sevgilisinin teklifini reddetmiş. Gerekçesi ise “Barack’ın politik sebeplerle gergin bir insana dönüşmesi”. Söyler misiniz, bu bir adanmışlık değil de nedir şimdi?

Çeşitlilik

Baba, Kenyalı. Anne, Kansaslı. Çocukluğu Endonezya ve Hawaii’de geçiyor. Kaliforniya ve New York’ta eğitim görüyor. Yani Obama’nın hayatı doğumundan itibaren çeşitlilik içeriyor. Zaten kitabın odak noktası da, geçmişinin başkanlık sürecini nasıl şekillendirdiği üzerine. Amacı ise genç siyasetçilere yol göstermek. Eski başkanlardan Bill Clinton’ın “Hayatım” isimli kitabının ilk günde 400 bin; George W. Bush’un “Karar Anları” isimli kitabının ilk günde 220 bin sattığını göz önünde bulundurursak, Obama’nın siyaset üzerinde daha çok merak uyandıracağını söyleyebiliriz.

Sanço Panza

The New York Times’da, Obama ile yapılan bir söyleşiye rastladım. Biz yazarların kitap ya da senaryo yazarken geçirdiğimiz “first draft” (metnin ilk kopyası) fazı vardır. Bu faz, yarı pişmiş fikirlerden oluşur ve ikinci, üçüncü fazda fikirler iyice pişer. Yarı pişmiş fikirlerine önem veren Obama da, kitabını kalem ve kâğıtla yazmış. Dediğine göre Sanço Panza’sını, yani sağ kolunu arayan bir Don Kişot’muş. Michelle’le tanıştığında ise hem Sanço Panza’sını hem de Esmeralda’sını bulduğunu belirtmiş ki, bence şahane bir betimleme olmuş bu! Karısını dobra, adanmış, bayrağı zirveye dikmeyi hedefleyen bir kişilik olarak tanımlamış. Zirveye oynayan iki harika insan! Onlara kısaca mükemmel çift diyebilir miyiz?

Mükemmel çift

Bugün baktığımızda Michelle ile Barack, dışarıdan mükemmel çift gibi görünse de, Michelle’in piyasaya çıktığı gün 725 bin satan kitabı “Becoming”de yazdıklarını hatırlayalım: “Bizim için evlilik danışmanlığı, farklılıklarımız üzerinde nasıl konuşabileceğimizi öğrendiğimiz yerlerden biri oldu. Evliliklerinde zorlanan ve bir şekilde kendilerinde bir sorun olduğunu düşünen çok sayıda genç çift tanıyorum. Ve fevkalade bir evliliği olan Michelle-Barack Obama çifti olarak bizim de ilişkimiz üzerinde çaba gösterdiğimizi, gerektiği zamanlarda yardım aldığımızı bilmelerini istiyorum.”

Ne diyeyim, evlilik zor, evlilikle kariyeri birlikte yönetmek ondan zor. Ancak bu çiftten öğrenecek çok şeyimiz var.

Yazının devamı...