Halloween kapıyı çalınca

Bu yıl itibarıyla Amerika’da 9.1 milyar dolarlık pazar payına sahip olan Halloween, neredeyse tüm dünyayı etkisi altına almış durumda. Peki, nedir, nereden çıktı bu Halloween?

31 Ekim gecesi, her evde kabak pişer. Çünkü o gece beyaz çarşaflara bürünen cadının evlere musallat olacağına inanılır. Kabak pişen eve cadı gelmez, kötülük etmez. O gece suya atılan tahtanın, sabah su üzerinde donmuş olarak bulunması halinde evdekilerin o yılı sağlıklı, dayanıklı ve güçlü geçireceği bilinir. Aynı gece, kar suyunda haşlanmış mısır, ayva, çekirdek, badem yenilir.” Bu adetler nereye ait biliyor musunuz? Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı olan Çamlıca köyüne… Her 31 Ekim’de Bocuk Gecesi isimli eğlenceyi düzenliyor Çamlıcalılar. Çarşaflara bürünen cadının ismi de ‘Bocuk Karısı’. Onun gibi beyaz çarşaflara bürünüp ev sakinlerinin kapılarını çalıyor, şimdi bu eğlenceyi gerçekleştirenler. Son yıllarda ülkemizde popülerliği artan Halloween’i kutlayanlar ve bunu eleştirenler bir tarafa, meğerse bizim de bir çeşit Halloween’imiz varmış!

Halloween kapıyı çalınca

Karanlık bir bayram

Halloween, 2100 yıl kadar önce, Orta Avrupa’dan yayılan İrlandalı Keltlerde ortaya çıkıyor. O zamanki ismi Samhain ve açıkçası hiç de eğlenceli bir bayram değil. Ekim ayında hasatlar tamamlanıyor, hayvanlar yaylalardan köylere getiriliyor; evlilik törenleri yapılıyor, karanlık ve soğuk bir kışa girmeye hazırlanılıyor. Keltler, 1 Kasım’ı yılbaşı olarak kabul ediyor. Ondan bir gece önceki 31 Ekim gecesinde ise ölüler ile yaşayanlar dünyasının arasındaki kapının açıldığına inanıyorlar. Ölüler yaşadıkları eve gelip de başkalarını görünce hanelere musallat olmasınlar diye yaşayanlar maske takıyor tanınmamak için. Sokaklara adaklar koyuyorlar ölüler memnun olsun diye. Özetle karanlık ve kasvetli bir ruh hali hâkim oluyor her yere, herkese.

Eğlenceli bir bayram

M.S. 43 yılına geldiğimizde, Romalıların sahiplendiği Samhain, doğanın uykuya dalışı olarak şarkılarla, oyunlarla kutlanmaya başlanıyor. M. S. 602 yılında da kilise tarafından yasaklanıyor bu bayram. Sonrasında yeniden yeşeriyor; fakat bu sefer, kilise 13 Mayıs’ta kutlanan All Saints’i, 1 Kasım tarihine öteleyip ismine All Hallows diyor. Özetle Halloween, buradan türüyor. 1800’lerde İrlandalıların zenginleşip Amerika’ya gitmesiyle Halloween popülerleşiyor. Amerika, bu bayramın ekonomik getirilerini fark edince, 1950’lerde dünyaya yayılıyor. Çizgi roman, film, dizi, oyuncak, kostüm derken bugün Amerika’da 9.1 milyar dolarlık bir pazar payına ulaşıyor Halloween; bir endüstri haline geliyor.

Samhainophobia

31 Ekim gecesi hiçbir kutlama yapmayan, kapısına gelip “Şaka mı şeker mi?” diye soran küçük çocuklara kapısını açmayan bir kesim var. Bu ruh halinin ismi samhainophobia, yani Halloween korkusu. Açık konuşmak gerekirse Halloween üzerine kurgulanan filmler bile tüylerimi ürpertirken, o gece zombi kılıklı tipler kapımı çalsa ben de açmayabilirim. Mağazalarda gördüğüm balkabaklarına bakınca bile içimden şöyle diyorum: “Neden hepsi kızgın suratlı? Keşke gülseler!” Fakat Halloween’in doğası gülmek değil, korkmak. Ee? Var mı sizin bu gece korkutacağınız kimse?

Halloween kapıyı çalınca

Efsane Halloween kostümleri:

Heidi Klum ve Tom Kaulitz: Shrek ve Fiona (2018)
The Weeknd: Nutty Professor (2020)
Lupita Nyong: Clueless’daki Dionne (2018)
Cardi B: Medusa (2020)
Katy Perry: Hillary Clinton (2016)

Halloween kapıyı çalınca

“Korkmak istiyorumcular” izlesin:

1- Rosmary’s Baby (1968)
2- The Ring (2002)
3- The Shining (1980)
4- Us (2019)