Kayak sporunu her anlamda ciddiye almak

Fransa’nın en prestijli sinema ödülü olan Cesar’da, “Alt Tarafı Dünyanın Sonu” filmiyle en iyi erkek oyunculuğa layık görülmüştü. “Saint Laurent”, “Kayıp Nişanlı” gibi filmleriyle kalbimize taht kurmuştu. Marvel’in yeni dizisi “Moon Knight”ta onu izlememize az bir zaman kalmışken, oyuncu Gaspard Ulliel, kayak yaparken çarpışma sonucunda yaşamını yitirdi. Talihsiz olay, Fransa’nın Savoie bölgesinde yaşanmış. Beyin travması geçiren oyuncu, Grenoble’da bir hastaneye nakledilmiş ve fakat artık çok geçmiş.

Toz kar/bol kar

Bembeyaz dağlarda kayaklarla özgürce salınmak muhteşem bir his. Ve elbette aşırı özen gösterilmesi gereken bir spor, çünkü riski de yüksek. Arşivleri karıştırınca Doç. Dr. Onur Tetik’in, 2017 tarihli bir kayak sporu yazısına denk geldim. Her yıl dünyada 60 milyon civarı kişinin fanı olduğu kayak sporunda, her bin kış sporcusundan 3’ünün acil yardım ve yaralanmaya maruz kaldığını söylemiş. Kayak yapan erkeklerde yaralanma oranı her bin gün için yüzde 4, kadınlarda ise yüzde 7.9’muş. Kayak yaralanmalarının üçte biri, 16 yaşın altındaki kayakçılarda görülüyormuş. Toz kar yaralanmaya en az açık, bol ve ıslak kar ise kazaya en çok yol açan kar çeşidiymiş. Günün son kayışı, genellikle en kritik anmış; çünkü günün yorgunluğu üzerinde olan kişi, son bir kez kaymak için acele edermiş. Çarpışmalar ise yaralanmaların yüzde 5’ini oluşturuyormuş.

Oyuncu Liam Neeson’un eşi İngiliz oyuncu Natasha Richardson, Kanada’nın Mont Tremblant kayak merkezinde, Kanada eski Başbakanı Pierre Trudeau’nun küçük oğlu Michel Trudeau, Kanada’nın Kokanee Glacier Parkı’nda, Hollanda Prensi Johan Friso, Avusturya dağlarında, şarkıcı Cher’in eski kocası aktör ve politikacı Sonny Bono, Kaliforniya’daki kayak merkezinde yaşamını yitirmişti. Formula 1’in en çok yarış kazanan pilotu Michael Schumacher’in Fransız Alpleri’nde kayak yaparken düşüp başını sert bir şekilde kayaya çarpması da hafızalarımıza kazınmıştı. Düşünün ki 8 yıldır Schumacher’in sağlık durumuyla ilgili net bir bilgi yok.

Benim babam yaşına göre son derece fit birisi. Ailemin, küçükken beni kayağa başlattıkları andan beri hep sorardım, “Baba, sen neden kayak yapmıyorsun?” diye. “Benim öyle bir lüksüm yok” derdi hep. Şimdi, bu yaşımda, çocuğum olunca anladım ne demek istediğini. Ufaklığı kayağa başlattık ama bana bir temkinli olma hali geldi. Tüm bunları moralleri bozmak için anlatmadım. Kayakta da talihsiz tesadüfler oluyor, her şeyde olabileceği gibi. Fakat çok iyi kaysanız da kar sapanı gitseniz de sigortamızı yaptıralım, kaskımızı takalım, karı inceleyip ona göre kayalım. İçimiz rahat, güvenli bir şekilde salınalım bembeyaz dağlarda sevgili okurlarım.

Haftanın güzellikleri

Kaya Palazzo Lounge:8 Ocak’taki doğum günümü, Kartalkaya’da yeni açılan Palazzo Lounge’da kutladık ailecek. Dev bir chalet düşünün; içinde Serafina, Develi, İnari, Palazzo Steak Lounge ve Patisserie var... Açık konuşayım, böylesi Courchevel’de bile yok!