Kız kıza bir yol hikayesi

Bir yazar, bir fotoğrafçı ve bir oyuncu, geçen hafta düştük yollara. Söğüt-Selimiye-Akyaka hattında geçirdiğimiz üç gün, iki haftaya bedeldi

Var mı kız kıza seyahat gibisi? Hızla akıp giden hayatınızı birkaç günlüğüne dondurmak, kafa dağıtmak, full deşarj olmaktır kız arkadaşlarla çıkılan seyahat. Ancak tabii ki de yakın kız arkadaşlardan söz ediyorum. Bakın, sayı da önemli. Beş kişi fazladır mesela, her kafadan bir ses çıkabilir! Dört kişi olduğunda kutuplaşma yaşanabilir. En ideal sayı üçtür. Çünkü üç rakamı, çokluğun başladığı ilk rakamdır. “Üç Silahşörler”, “İyi Kötü Çirkin”, “Ye Dua Et Sev”, hep üç rakamının akılda kalıcı varlığından doğmuştur. Biz üç genç kadın da, “Yaşam, özgürlük ve mutluluk” diyerek başladık seyahatimize.

Kız kıza bir yol hikayesi

Bonjuk Koyu’nda filtresiz bir gün batımı, filtresiz arkadaşlıklar.

Saz ekibimiz

Gelelim saz ekibimize... Türkiye’nin yıldız oyuncularından Özge Özberk, Bodrum’un bir numaralı düğün ve doğum fotoğrafçısı Aybegüm Kubat ve bendeniz karar verdik bu seyahate. Çocuklarımızı uzun süreli bırakamadığımızdan tatil süremizi üç günle sınırladık. Amacımız, basit ve efektif bir seyahat tecrübesi edinmekti. Rotamızı Aybegüm çizdi, Özge arabayı kullandı, ben de Instagram’ımdan yayınladığım komik hikâyelerle bir road trip fotoromanı yazdım.

İlk durağımız Marmaris hattındaki Söğüt-Selimiye idi. Bodrum çıkışlı olduğumuzdan dört saat içerisinde vardık Söğüt’teki Üzüm Tatil Evi’ne. O sahil kenarı bir kartpostal değilse ben de bir şey bilmiyorum! Çantaları odaya, kendimizi iskeleden denize attık. Fakat vakit gelmişti, şahane öğle yemeğimiz için dakik olmalıydık. Çabucak hazırlanıp gitmek üzere otoparka girdik de pek muhterem bir şahsiyet arabasını otoparkın ortasına lahit gibi park ettiği için oradan çıkamadık. Baktık, iki tatlış çift daha var bizim gibi kapana kısılan. Onlarla aynı yere gideceğiz fakat gidemiyoruz. Öyleydi böyleydi derken sayın beyefendinin anahtarı geldi ve isimsiz araba yolumuzdan çekildi. Biz de Manzara Restoran Söğüt isimli restorana doğru yola koyulduk. Etkileyici mekâna geldiğimizde bizler rezervasyonlu, tatlış çiftler rezervasyonsuz olduğundan buyur ettik masamıza. Beraber güldük, eğlendik, şef Ali Işık’ın yarattığı eşsiz menüyü tattık. Ve ardından çiftlerle yollar ayrıldı, biz de azıcık dolandıktan sonra popüler bir isim olan Sardunya balık restoranında yerimizi aldık.

Kız kıza bir yol hikayesi

Akyaka Azmak Nehri’nin yeşil-mavi sularında güneşi selamladık.

Bonjuk Koyu-Akyaka

Bonjuk Koyu’nun doğal güzelliği ve içten sohbetlerle geçti ikinci günümüz. Son gün Akyaka’da aldık soluğu. Sabah bol pişili, sıkı bir kahvaltının ardından tüm kite-surf’çülerin durağı olan Riders’a göz gezdirdik. Onun hemen arkasında Mekân isimli, good vibe’lı bir yer açılmış, orayı da gezdik. Ve Akyaka’nın olmazsa olmazı, Azmak Nehri turunda bulduk kendimizi. Gerçeklik dışı bir güzelliği vardı nehrin, böyle yeşil görmedim ömrümde. Hemen ardından kite-surf’çülerin bol rüzgârlı alanını gezdikten sonra, muhteşem hatıralar biriktirip dönüş yoluna geçtik. Üç gün deyip geçmeyin, gerçekten sıfırladık her şeyi. Şimdiden konuşuyoruz aramızda “Yeni rotamız neresi olsa?” diye. Öneriniz varsa paylaşınız, hepsini değerlendireceğiz.