Küçük bir güzellik meselesi

Pandemi sürecinden etkilenen sektörlerden biri de güzellik oldu. Beğenilerimiz ve tercihlerimiz süper hızlı bir şekilde değişti

Pandemi sürecinde özüme döndüm, kendimi buldum, daha iyi bir insan oldum” gibi lafları pek sık duyduk ve fakat gördük ki, kimse büyük bir değişim yaşamadı, hatta belki eskisinden de fazla tahammülsüzleşti ve gerginleşti. Ancak şu da bir gerçek ki ruhumuzda tamir etmeyi beceremediğimiz şeyleri cildimizde tamir edebildik. Nasıl mı? Toplaşın arkadaşlar, anlatıyorum.

Gerçek yüzümüz

Etrafımda estetik sektörüne teğet geçmeyen kimse yok. Başımıza gelen ve aylarca evlere kapanmamıza sebep olan bu tatsız durum devam ederken, kimsecikler dolgu veya botoks yaptıramadığı için herkes gerçek yaşını gösteren yüzüyle tanıştı. Bu yetmezmiş gibi kuaför ziyareti mümkün olmadığından saçlardaki beyazlar tek tek ortaya çıktı. Manikür-pedikür hak getire; protez tırnak, kalıcı oje işleri bilinmeyen bir tarihe ertelendi. Düşünün ki tarihsel olarak her ekonomik fırtınaya kafa tutan, hatta savaş ve kriz zamanlarında satış rakamları tavan yapan kırmızı ruj satışları bile gümledi! Pek sevilen göz farı ve fondöten rakamları aşağıya doğru inişe geçti ki nasıl geçmesin! Akşam televizyon seyrederken kıpkırmızı dudaklar, pırıltılı gözler ve pürüzsüz bir tenle kanepede oturmak saçmaydı. 2020’nin ilk çeyreğinde Amerika ve Avrupa’daki parfüm satışları bir önceki yıla göre yüzde 13 düştü; çünkü mutfakta köfte kızartırken parfüm sürmek anlamsızdı. Araştırma şirketi McKinsey, güzellik sektöründe bu yılın sonunda yüzde 30 küçülme beklendiğini bildirdi. Özetle, çırılçıplak kaldık desem çok da yanlış olmaz!

Ünlüler işe uyandı

Rihanna’dan Fenty Beauty, Lady Gaga’dan Haus Laboratories, Kim Kardashian’dan KKW Beauty, Miranda Kerr’den Kora Organics, Jessica Alba’dan Honest Beauty...

“Buy less but better” (Daha az, ama daha kaliteli al) şeklinde bir arzın doğmasıyla en başta dünyaca ünlü isimler, kurdukları güzellik markalarının ürün gamında hızlıca değişiklikler yapmaya başladı. Son derece normaldi bu; çünkü hayatımızda tüm bu ürünler olmadan da yaşayabildiğimizi gördük. Yazımın en başında dediğim gibi, belki mental olarak özümüze dönmedik ama bedensel olarak bu dönüşümü yaşadık. Makyaj ürünlerinin yerini, cilt bakım ürünleri aldı. O ürünlerde de süslü püslü paketler değil, içerik olarak doğal, hayvanlar üzerinde test edilmeyen, cildi içten besleyip onaranlardan tercih edildi ve iyi oldu diyorum ben. Neyin gerekli, neyin gereksiz olduğunu karıştırmaya başlamıştık son yıllarda. Diliyorum ki özüne dönen cildimiz gibi kalbimiz de saflığı, temizliği bulur.

Haftanın güzellikleri

La Pasıon Bodrum: Daracık bir sokakta, küçük bir masa, ortada iki kişilik deniz mahsullü paella... Ben derim ki, romantik bir akşam yemeği için tatlı bir adres Bodrum’daki İspanyol restoranı La Pasion.

Novıkov Bodrum: Moskova ve Londra’dan sonra, Yalıkavak Marina’nın içinde konuşlanan restoran, Pan-Asya mutfağında hayli iddialı. Henüz gitmedim, deneyip göreceğim.