Okumaya vaktim yok, anlatıver

Son yıllarda yükselişe geçen sesli kitaplar, okumaya vakti olmayanlara ilaç gibi geldi


Yazabilmenin ilk şartı okumaktır”. Tarafıma sıklıkla gelen “Yazar olabilmek için ne yapmalıyım?” sorusuna verdiğim fiks cevaptır bu ki zaten hayatında başköşeye kitapları koyan ve koymayan yazarların kullandığı dil tuzla karabiber kadar farklıdır. Lakin son yıllarda hepimizin ortak derdi ‘vakitsizlik’ aldı başını gitti. Teknoloji bu denli elimizin altındayken her geçen gün vakitsizlikten niçin daha fazla şikayet ediyoruz, inanın ben de bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var, eskiden elimize kitap alıp okumak başlı başına bir aktiviteyken, şimdi sesli kitap aracılığıyla uyuyan bebeğimizin başında beklerken, temizlik yaparken, araba kullanırken, kısacası hayat devam ederken boşlukları dolduruyoruz. İşte tam da bu noktada okumak için vakit ayıramayanlara ilaç gibi geldi sesli kitaplar.

GİZEM, GERİLİM, POLİSİYE

Geçtiğimiz yıl Amerika’da yüzde 16 oranında artış gösteren sesli kitap satışlarından 1.2 milyar dolar gelir elde edilmiş. E-kitap satışlarından elde edilen rakam ise 983 milyar dolar. Yani ilk defa sesli kitap satışları, e-kitap satışlarını sollamış. Özellikle 18-35 yaş arasında ciddi bir popülerlik yakalayan sesli kitaplarda en çok tercih edilen türler ise gizem, gerilim ve polisiye romanlarıymış. Başı çeken seri ise Harry Potter. Bu da neye delalet? Demek ki hafif gerginiz. O zaman ne yapıyoruz? “Çevrimdışı Aşk”, “Süreya Kuaför Salonu” ve “Kocan Kadar Konuş” kitaplarımı sesli dinliyoruz ve içimiz açılıyor.

BİZDE DURUM

İsveç merkezli sesli kitap uygulaması Storytel’in paylaştığı rapora göre, geçtiğimiz yıl, Türkiye’de 4 milyon 54 bin 400 saat sesli kitap dinlenmiş. En çok okunanlar listesi de şöyle: “Harry Potter” serisi, “Sapiens”, “Bir Ömür Nasıl Yaşanır?”, “Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı”, “Kürk Mantolu Madonna”, “Serenad”, “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”, “Homo Deus” ve “İçimizdeki Şeytan”. Storytel, Google Kitaplar, AudioTeka, Sesli Kitaplar gibi uygulamalar sıkça tercih edilenlerden.

SENİNLE BİR DAKİKA

UNESCO’nun yaptığı araştırmaya göre ülkemiz, okuma oranı dünya sıralamasında 86. sırada yer alıyor. Her 100 kişiden sadece 4’ü kitap okuyor. Televizyon başında geçirilen süre ortalama 6 saat, internete harcanan süre ortalama 3 saat; okumaya ayrılan süre ise 1 dakikayı buluyor. Yani “Seninle bir dakika, umutlandırıyor beni gibi” bir haldeyiz ama bir dakika mutlu olmaya yetmez arkadaşlar, kitaplarla çok daha fazla vakit geçirmemiz lazım.

Haftanın güzellikleri

KURUL: Bodrum Bitez’de yeni açılan ocakbaşı, bizi mest etti. Özellikle dertalan kebabı, dana şişi, içli köftesi ve lahmacunu nefisti. Bir de akıldan çıkmayan imza bir tatlı eklerlerse menüye şahane olur.