“Onunla parası için evlendim!”

Bir kadın, çok zengin bir adamla evlendiği zaman çoğumuzun zihninden “Parası için evlenmiştir” altyazısı geçer. Aynı yorum Salma Hayek için de yapılmış, bakalım o ne cevap vermiş

Para mutluluk getirir mi?” sorusuna cevabım kısa ve nettir: “Getirir”. Şu kısacık hayatımızda farklı yerler görmek, hoş mekânlarda konaklamak, canımızın istediğini yiyip içebilmek, tüm ihtiyaçlarımızı ziyadesiyle alabilmek, çocuğumuza iyi bir yaşam sunabilmek güzel bir şeydir. Bu sebeple sahip olduğumuzdan daha iyi standartların peşinden gitme dürtüsünü hiç tuhaf karşılamam. “Para insanı kudurtur” diyenlere de “Kudurma kardeşim, mutlu olmak için, gerçekleri görebilmek için eğit kendini” cevabını veririm.

Böyle bir girizgâh yaptıktan sonra, bugünkü konumuza dönmek isterim; yani bir kadının çok zengin bir adamla yaptığı evliliğe. Karşımıza böyle bir izdivaç çıktığı zaman neler geçer aklımızdan? “Vay be, turnayı gözünden vurmuş”, “Kesin parası için evlenmiştir”, “Ne aşkı be, sen onu benim külahıma anlat!”. Eğer para için evlenildiyse “Evet, onunla parası için evlendim” diyene henüz rastlamadım, fakat günün sonunda çok zenginler de insan, onların paraları dışında sevilecek bir yanları yok mudur sizce?

“Onunla parası  için evlendim”

İstediklerini düşünsünler

Bir adamın çok zengin bir kadınla yaptığı evlilikle, bir kadının çok zengin bir adamla yaptığı evlilik arasında ciddi bir algı farkı var; kadınınki daha çok ses getirir. Kadın zengin olsa da ses getirir. Bakınız, ünlü film yıldızı Salma Hayek bile bu itham altında kalan kadınlardan birisi mesela. Geçenlerde katıldığı Armchair Expert isimli podcast’de, “Eşiniz François-Henri Pinault ile para için mi evlendiniz?” diye soruldu kendisine. Eh, film başına milyonlar alsa da Pinault ile yaptığı evliliğin ardından 6.6 milyar poundluk servetiyle dünyanın en zengin kadınları listesine girdi; kocası Gucci’nin, Saint Laurent’in, Bottega’nın, Balenciaga’nın, müzayedeevi Christie’s’in ve daha birçok şeyin sahibi; yani sorulmasa olmazdı. Hayek ise bu tarz bir durumda alışkın olduğumuz cevabı verdi: “Herkes benim organize bir evlilik yaptığımı, para için evlendiğimi konuştu. On beş yıldır aşkla beraberiz. Hiç kimseye kulak asmıyorum. Bir fotoğrafa bakarak ondaki sihri göremezler. François beni daha iyi bir insan yaptı. İstediklerini düşünsünler!”

Hiç mi inanmıyoruz?

Peki, alışkın olduğumuz cevabın gerçek bir cevap olabileceğine hiç mi inanmıyoruz? Azıcık bile mi? Ah, ne hale getirdi bizi tecrübelerimiz... Bir de çok zengin adam açısından değerlendirelim meseleyi. Ona bakanın sadece dolar-euro görmesi, kişiliğinin pek sallanmaması hiç mi üzmez onu? Para ve güç genelde kol kola gezer, sahip olanın da egosu şişer, fakat bence zor hiçbir zaman anlaşılamamak, olduğuna geleni ayırt edememek. O yüzden “gerçeklik” diliyorum hepimize arkadaşlarım. Ortada çok para olsa da her zaman görünenin ardındaki gerçeklere odaklanabilelim.

 

 

DİĞER YENİ YAZILAR